23 Nisan ayrı heyecan.
23 Nisan'ın heyecanı her yaş için aynı iken anlamı her yaş için farklıdır. 30'lu yaşların üzerindeki herkesin 23 Nisan dendiğinde aklına gelen ilk şey çocukluk yılların ait danslı, renkli kıyafetli, bayramdan geçmeli o heyecanlı gün olur.
Malumunuz 23 Nisan heyecanı haftalar öncesinden başlardı, provalarla geçen günlerden sonra erkeklerin saçlarının tarandığı, kızların saçlarının örüldüğü, yeni kıyafet ve ayakkabıların giyildiği, neşeli o serin bahar sabahı nihayet gelirdi. Okunan şiirler, söylenen şarkılar, danslar ve filmli eski fotoğraf makinelerine verilen bitmek bilmeyen pozlar ve dinmeyen alkışlarla geçit töreni sona ererdi. Edirne'de dondurmanın da ilk 23 Nisan'da satışa çıkmasıyla bayram heyecanımız ikiye katlanırdı. 24 Nisan'ın da tatil olması katlanan bu heyecan pastasının çileği olurdu.
Yukarıda da dediğim gibi 23 Nisan'ın anlamı her yaş için farklı oluyor. Çocukluğumuzda hissettiğimiz heyecan yetişkin olduğumuzda yerini minnet ve takdir duygusuna bırakıyor. Çocuk Bayramı olmasının yanında büyüdükçe Ulusal Egemenlik Bayramı tarafı daha ağır basıyor 23 Nisan'ın. Mustafa Kemal dehası bir kez daha gün yüzüne çıkıyor. Halka rağmen, halkın iradesine rağmen bir şey yapmak yerine 1920 şartlarında her ilden temsilcilerin seçilerek Ankara'ya gelmesini istemek yani halkın sesine kulak vermek bizleri bugün bile hayrete düşüren bir demokrasi örneği oluyor. Bir şeyler yapmayı çoktan kafasına koymuş ve buna dair planları çoktan hazırlamış Mustafa Kemal Paşa'nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni açmadan bir yıl önce 22 Haziran 1919'da "Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır." diyerek Amasya'da işaret ettiği bu karar ulusal egemenliğin rastgele çıkmış bir olgu olmadığını da ispatlıyor.
"Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur." sözünün anlamını 106 yıl sonra bugün çok daha iyi anlıyoruz tıpkı "Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar" sözünü anladığımız gibi.
23 Nisan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışını çocuklara bayram olarak hediye etmesi seçme ve seçilme yaşına geldiğinde o çocuklara ulusal egemenliğin, milli iradenin ne demek olduğunu anlatmak içinmiş meğerse. Mustafa Kemal'in vizyonerliği diye bir gerçek olduğu bir kez daha ispatlanmış oluyor. Üstelik Mustafa Kemal bu dersi sadece Türk çocuklarına değil tüm dünya çocuklarına öğretiyor.
Merhum Halit Kıvanç'ın sunumuyla eski TRT'li günlerde tüm dünya çocuklarıyla birlikte Ankara'da; renkli kıyafetlerle, ailelerin coşkusuyla tüm şehirlerimizde kutlanan 23 Nisan Çocuk Bayramı'na ve 1920 Türkiye'sinde görmezden gelinmeyen millet iradesine özlemlerimle dünün çocuğu bugünün seçmeni olarak herkesin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum.
Olcay DAL
Eğitim-İŞ Edirne
Şube Sekreteri