ADD, Mustafa Necati’yi andı

ADD Edirne Şubesi Yönetim Kurulu, Milli Eğitim Eski Bakanı Mustafa Necati’yi ölüm yıldönümünde andı.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, Atatürk döneminin Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’nin milli eğitime bir çok yenilik getirdiği, ölümünün büyük üzüntü yarattığı belirtildi. ADD’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“14 Mayıs 1919, gecesi, yani İzmir'in işgalinden bir gün önce halkı Bahri Baba Parkında toplayanlar arasında olup burada yaptığı konuşmada halkı örgütlenmeye ve silahla direnişe çağıran Mustafa Necati 1894'de İzmir'de doğmuş, ilk ve orta öğrenimini İzmir'de tamamlamış, Hukuk Mektebini İstanbul'da okuduktan sonra 1914'de yeniden İzmir'e dönmüş, yakın arkadaşı Vasıf Çınar'la bir lise açıp burada hem öğretmenlik hem de yöneticilik yapmıştır...

İzmir işgal edilip kendisi de aranmaya başlayınca İstanbul'a kaçtı. Baktı ki, İstanbul teslimiyeti kabul etmiş, bu sefer Balıkesir'e gelip Kuvayı Milliye'ye katıldı. Burada; yine, arkadaşı Vasıf Çınar'la zor koşullarda gazete çıkardı. Kuvayı Milliye müfreze komutanı olarak Yunanlılar ve isyancılara karşı çarpıştı. Fırsat buldukça halk arasına karışıp ateşli konuşmalar yaparak halkı Kuvayı Milliye'ye katılmaya ve yardım etmeye çağırdı. Kurtuluş Savaşı kazanılınca 1923'te İzmir Milletvekili seçildi. Önce Mübadele ve İskan Bakanı, sonra Adalet Bakanı, sonra 31 yaşında Milli Eğitim Bakanı oldu.

MİLLET MEKTEPLERİ AÇMA HAZIRLIĞI YAPIYORDU

Mustafa Necati, önce öğretmenlik mesleğine saygınlık kazandıracak bir dizi yenilikler yaptı. Türkiye ve dünya O’nu Harf Devrimi ve Karma Eğitime geçilmesini sağlaması ile tanıdı. Eğitim onun zamanında laik ve Ulusal zemine oturtuldu. Talim Terbiye kuruldu. Ders kitapları Bakanlıkça basıldı ve dağıtıldı.

Mustafa Necati Millet Mektepleri açılması hazırlıkları içindeyken bedenini düşünmemiş, çok işi olduğu için kaç gündür sancısı olduğu halde “yatırılma” ihtimaline bağlı olarak doktora gitmemiştir. Mustafa Kemal Atatürk ile el ele vermiş, Türkiye'yi aydınlığa ulaştıracak devrimleri yapıyorlardı. Yeni Türk Harfleri kabul edilmiş, Millet Mekteplerini açma hazırlıkları yapılıyordu...

Sancıları her geçen gün artıyordu. Herkes doktora gitmesini tavsiye ediyordu genç Milli Eğitim Bakanına. Ağrılar dayanılmaz hale gelince Numune Hastanesini gitti. Hemen ameliyata aldılar. Durum ciddiydi... Çok geç kalınmıştı. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamadı...

Türkiye, 1 Ocak 1929 sabahına kara bir haberle uyandı. Birkaç günden beri karın ağrılarından şikayet eden, genç ve başarılı Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati apandisit patlaması sonucu vefat etmişti. Cenaze, binlerce öğretmenin omuzunda ve hıçkırıklarla Cebeci Asri Mezarlığına götürüldü.

Tabutun başında, Garp Cephesi Komutanı Başbakan İsmet Paşa konuşuyordu. Konuşmanın sonuna doğru sesi titremeye başladı, o sırada binlerce insan gözyaşı döküyordu.

İsmet Paşa'dan sonra Mehmet Emin Yurdakul konuştu. O da, bu devrimci genç adamın şanına yakışan bir konuşma yaptı. Arkasından birkaç kişi daha konuştu ve Mustafa Necati toprağa verildi.

‘MUSTAFA NECATİ İLE DOGMATİK EĞİTİMDEN LAİK EĞİTİME GEÇİLMİŞTİR’

 “Türkiye’de herkesin milli ve dünyevî, modern ve demokratik eğitim alması esastır. Eğitimin milli olmasından maksat, gençleri, yaşayan bütün kurumları, düşünce ve idealleriyle milli topluma uydurmaktır. Dünyevî kelimesinden hedeflenen, eğitimin laik olması, düşünceyi daraltan ve vicdan özgürlüğünü kıran her türlü dini etkiden uzak bulunmaktır” diyen ve Laiklik sözcüğünü ilk kez resmi olarak kullanan Bakan olan Mustafa Necati ile dogmatik eğitimden laik eğitime geçilmiştir

Eğitimin, yöntemler ve teknikler bakımından en yeni bilimsel kurallara göre sürdürülmesi, demokratiklik ile de eğitim ve öğretimin bütün olanaklarından kadın-erkek tüm ulus bireylerinin eşit derecede yararlanması; serveti, toplumdaki yeri ne olursa olsun her gencin yeteneği ve zekası derecesinde öğrenim görebilmesi, hiçbir engelin konmaması düşünülmüştür. İlköğretimin milli ve demokratik olması kız-erkek, zengin-yoksul bütün millet çocuklarının aynı biçimde eğitim görmesi, bu ilkenin bir sonucudur. Böylece bugün bile tam olarak gerçekleştirilemeyen eğitimde fırsat ve imkan eşitliği sağlamanın ilk adımı atılmıştır.

Atatürkçü Düşünce Derneği Edirne Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Atatürk Devriminin “Çoban Yıldızı” olan Cebeci Asri Mezarlığında upuzun yatan Vatansever, devrimci, Kuvayı Milliyeci, hukukçu ve öğretmen Bakanımızı saygıyla anıyoruz.” Haber Merkezi