Ah ile Vah ile bir Bayramı daha bıraktık geride!
Recep Çınar
Bayramlar genel manada ferah, mutluluk ve sevinç günü demektir. Kurban Bayramında buna bir de “şükür ve teslimiyet” ifade eden “Kurban kesim ve dağıtımı” ilave edilmektedir.
Bu yıl 27 – 30 Mayıs günlerinde kutladığımız bir Kurban Bayramını daha yaşadık. Kurban’ın ne olduğu Camilerde, TV’lerde bayram öncesi uzun uzun anlatıldı. Maddi gücü yetenler Kurbanlarını kestiler, şartları elverişli olanlar da tatillerini yaptılar.
Maddi güçleri yetersiz olanlar ise eski bir şarkıyı hatırladılar! Neydi o şarkı? “Bayram gelmiş neyime aman aman garibem Kan damlar yüreğime anam anam garibem, Yaralarım sızlıyor aman aman garibem Doktor benim neyime anam anam garibem...”
Asgari ücretin 28 bin, Emekli aylığının da 20 bin TL olduğu, Zenginin daha zengin, Fakirin daha fakirleştiği bir ülkede bayramlar ancak bu kadar olur!
Bu konuda suçu hep iktidara yüklesek de, toplum olarak herhalde “Sütten çıkmış ak kaşık değiliz”!
Rabbimiz (cc) Fussilet Suresi 46. ayette: “Kim sahih amel işlerse kendi iyiliğinedir. Kim de kötülük yaparsa kendi zararınadır. Yoksa Rabbin kullarına kesinlikle zulmetmez” diyor.
(Salih Amel: Allah Teâlâ’nın ve Resûlü’nün rızasına uygun olan bütün iş, hareket, hayır ve iyilikler: dînî, ferdî ve ahlâkî görevler ve ibadetler “salih amel” adını alır.)
Casiye Suresi 14. Ayette ise; “Kim güzel ve makbul bir iş yaparsa, faydası kendinedir. Kim de kötülük yaparsa, zararı kendinedir. Sonunda hepiniz Rabbinizin huzuruna döndürüleceksiniz” diye uyarıyor! Kurban Bayramı, dinimizin beş temel esasından biri olan HAC ibadeti ile iç içedir. Dolayısıyla aynı günlerde Hac, Bayram ve Kurban üçü birlikte yaşanır. Maddi durumları ve sağlıkları elverişli olanlar Hac ibadetlerini de yaptılar, Kurbanlarını da kestiler. (Allah, kabul etsin).
Eskiden (mesela; 40-50 yıllar öncesi) Bayramlar çok daha hareketli ve renkli geçerdi. Günümüzde birçok şeyin değiştiği gibi Bayram kutlamaları da değişti!
Eskiden genelde 2-3 katı pek geçmeyen binalar kullanılırdı. Şimdi 10-15 aile bir binaya toplandı. Birçoğu komşusunun ismini bile bilmiyor! Komşu komşunun çayını kahvesini bile içmemiş olanlar var! Halbu ki bizim kültürümüzde “komşu komşunun –külüne- muhtaçtır” denirdi! (Komşuların her zaman birbirlerine ihtiyaçları bulunur.)
Kurban Bayramında bizler, yüce yaratıcımıza kurbanlarımızı arz ederek, acziyetimizi dile getiririz. Kurbanlarımızı fakir-fukara, dost ve akraba ile paylaşmamız da bu ibadetimizin hikmetlerindendir. Zira bayram günlerinde sevinç ve mutluluğumuzu paylaşmamız bizleri daha mutlu eder, mutluluk arttıkça da paylaşma artar. Diğer taraftan bu günlerde selam, hal ve hatır sorma daha da yaygınlaşır ve tekbirlerle toplumsal vahdet içerisinde tevhidi yaşarız. “Selam” yaygınlaşınca “Barış” yaygınlaşır! Çünkü “Selam”, “Barış”tır. Bir olmanın huzuru, birlik olmanın dirliğiyle sevincimizi bütün insanlarla paylaşırız ki, sevinç ve mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır. Peki, bizi içinde bulunduğumuz bu olumsuzlar bizi hale getiren nedir? Ne olacak ki, kendi medeniyet değerlerimizden kopup, İçinde yaşadığımız kötü ahlak ve sömürü düzeni! Çağdaş sömürünün çağdaş rejimi; Demokrasi!
Bu dünya düzeni zengini daha zengin, fakiri daha da fakir yapan bir düzen! Paylaşımın “adil” yaşanmadığı bir düzen! “Ahlak”ın “dip” yaptığı bir düzen..!
Çözüm mü?; Allah’ın düzeni. ADİL bir DÜZEN!
Rabbimiz (cc) Nisa Suresi 58. Ayette bizi şöyle uyarıyor!; “Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Böylece Allah size ne güzel öğüt veriyor! Doğrusu Allah her şeyi hakkıyla işiten, kemaliyle görendir.”
Peygamberimiz (sas) bir hadislerinde şöyle diyor!: "Siz ne halde iseniz başınıza o şekilde idareciler gelir. Bir topluluk kendini düzeltmedikçe Allah (cc) onlardaki hali düzeltecek değildir."
Şunu unutmayalım ki, dünyada her şey geçici olduğu gibi Bayramlar da geçicidir. Önemli olan her işimizi Rabbimizin rızası doğrultusunda yapabilmektir. Böyle olursa o zaman gerçek Bayramlara erişiriz!
Gerçek Bayram ise ahrette hesabımızı gönül aklığı ile verip Cennet ve Cemalullah’a kavuştuğumuz sonsuzluktur. Rabbimiz bizleri o somsuz bayrama kavuştursun inşallah.
Dostça kalın…