BABA CENNETE AÇILAN BİR KAPI
Kıymetli Okurlarım! En kalbi duygularımla Muhabbetle saygı ile özlemle sizleri selamlıyorum, Cumanız Mübarek olsun. Cuma Günü Gazetemizin köşesinden sizlere seslenmek sizlerle beraber olmak güzel bir duygu güzel bir haslet.
İslam inancına göre baba (ve anne), evladın rızasını kazanarak cennete ulaşabileceği en kıymetli iki kapıdan biridir. Peygamberimiz (s.a.s.), "Baba cennetin orta kapısıdır. Dilersen bu kapıyı terk et, dilersen muhafaza et" hadisi şerifiyle babaya hürmetin ve hizmetin önemini vurgulamıştır.
Baba ve Anneye Karşı Sorumluluklar:
- İyi Davranmak: Saygıda kusur etmemek, tatlı dille ve güler yüzle hitap etmek.
- Yardımcı Olmak: İhtiyaçlarını karşılamak, maddi ve manevi olarak destek olmak.
- Dualarını Almak: Hayır dualarını kazanmak en büyük manevi zırhtır.
Yüce Rabbimizin bizlere lütfettiği en kıymetli nimetlerden birisi de ailedir. Aile, yeri asla doldurulamayacak olan en önemli kurumdur. Fedakârlığın, karşılıksız sevmenin, şefkat ve merhametin ocağıdır. Hiçbir karşılık beklemeden bize en büyük desteği ailemiz verir. Aile, bize hayatı öğretir. Gönüllerimize güzel ahlakı nakşeder. Bizi geleceğe hazırlar.
Muhterem Okurlarım!
Ailenin iki temel direğinden biri anne, diğeri ise babadır. Cenâb-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza iyi davranmanızı emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa onlara ‘öf’ bile deme! Onları azarlama! İkisine de gönül alıcı sözler söyle.”1 Bugünkü sohbetimizde Rabbimizin itaat etmemizi ve iyilikte bulunmamızı emrettiği babanın aile içindeki önemini, sorumluluklarını ve ona karşı vazifelerimizi hatırlayalım.
Kıymetli okurlarım !
Baba, ailenin kalkanıdır. Kendisine dayandığımız yıkılmaz bir dağdır. Bizler, hayatımızın her alanında onun varlığıyla güven içinde oluruz. Baba, doğruyu ve hakikati gösteren bir rehberdir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırmamıza vesile olan bir öğretmendir. Her düştüğümüzde bizi ayağa kaldıran müşfik bir eldir.
Değerli Okurlarım!
Baba olmak, sadece ailenin maddi ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Baba olmak, çocuklarımızı iyi bir insan olarak yetiştirmektir. Göz aydınlığı yavrularımızın ebedi kurtuluşu için Hz. Nûh gibi çırpınmaktır. O, “Haydi yavrum! Sen de bizimle birlikte bin!”2 diyerek inkâr eden oğlunu kurtuluş gemisine davet etmişti.
Baba olmak, Hz. İbrâhîm gibi çocuklarımızı iyi bir mümin olarak yetiştirmek ve onlar için her daim hayır dilemektir. O, “Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namaza devam edenlerden eyle!”3 diyerek Allah’tan neslinin iyiliğini niyaz etmişti.
Baba olmak, Lokmân (a.s) gibi şefkat dolu ifadelerle çocuklarımızı iyiliğe yönlendirip kötülükten alıkoymak için çabalamaktır. O, “Yavrucuğum! Namazını dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten vazgeçirmeye çalış.”4 sözleriyle evladına hikmet yüklü nasihatlerde bulunmuştu.
Baba olmak, Peygamber Efendimiz (s.a.s) gibi çocuklarımıza hayatın her alanında örnek ve rehber olmaktır. Allah Resûlü (s.a.s), ailesine karşı son derece şefkatliydi. Onun hanesinde sevgi ve saygı hâkimdi. O, merhamet ve adaletten, nezaket ve zarafetten asla ayrılmazdı.
Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadisinde, “Anne baba, kişinin cennete girmesine vesile olacak ana kapılardan birisidir…”5 buyurmaktadır. Öyleyse annemiz gibi cennet vesilemiz olan babamıza karşı da hürmette kusur etmeyelim. Tatlı dil, güler yüz ve güzel davranışlarımızla anne babamızın gönlünü hoş edelim. Rabbimizin rızasının anne babamızın rızasını kazanmaktan geçtiğini unutmayalım.
Yüce Rabbim, sağlık, sıhhat ve afiyetle Anne ve babasının duasını alanlardan eylesin.Rabbim bizleri iki cihanda aziz eylesin.Rabbime emanet olun.
1 İsrâ, 17/23.
2 Hûd, 11/42.
3 İbrâhîm, 14/40.
4 Lokmân, 31/17.
5 Tirmizî, Birr, 3.