Evlilik= “Birlikte her şey daha güzel!”
Recep Çınar
İslam Medeniyetinde evlilik nesil yetiştirmek, evlât terbiyesi, neslin muhafazası ve insanlık haysiyetinin korunması bakımından son derece lüzumlu ve vazgeçilmez bir değerdir. İslâm bu değere o kadar ehemmiyet vermiştir ki, onu yok etmeye kasteden çürük ve sefil münasebetleri tamamen reddetmiş ve haram kılmıştır. “Bu itibarla “zina” fiilini, en ağır bir şekilde yasaklamış ve ona yaklaştıran bütün kapıları da kapatmıştır. Zira o çirkin hâl; “nikâhın zarafet, nezahet ve meşruiyetine çılgınca bir saldırış ve nesilleri yok eden acımasız bir cinayettir. Nikâh gibi bir saadet ve huzur dünyasını, fuhşun murdarlığına değişmek kadar büyük bir gaflet, cehalet ve ahmaklık olamaz” diyor, İslam Âlimlerimiz!
Evlilik konusunda pek çok Hadisler var;Peygamberimiz (sav);“Evlenin, çoğalın! Çünkü ben (kıyamet gününde) diğer ümmetlere karşı sizin (çokluğunuzla) iftihar edeceğim!” diyor, (Abdurrezzâk, el-Musannef, VI, 173.)
Kur’an-ı Kerimde evlilik konusunda 20’den fazla ayet var! (bir örnek) “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum Suresi: 21, ayet) .
Bunu, neden yazı konusu yaptım?
07.01.2026 tarihli Milli Gazetede ülkemizde “nüfus azalması” konulu bir haber yayımlandı. Nüfusumuzunazalışının altından ise dev bir sosyal kriz çıktığı yazıyordu. Eşler arasındaki güveni yıkan dijital kumar, aileleri bebek sahibi olmaktan uzaklaştırıyormuş! TÜİK’in açıklamasına göre doğurganlık oranı 2,10 bandından 1,48’e düşmüş! Bunun da geleceğimiz açısından alarm zilleri çaldığını yazıyor. Yani çalışma hayatının doğurganlık hızı üzerinde sınırlı bir etkisi olduğu, istihdamda olmayan kadınların da çocuk sayısının düştüğü ortaya çıkıyor.
Bundaki temel etken hiç şüphesiz şehirde kadınların giderek daha fazla yalnızlaşmasıdır. Ayrıca, kadınlar çocuk yetiştirme noktasında çoğu zaman eşlerinden gerekli desteği görmediği, yükün büyük bir bölümü kadınların omuzlarına yüklendiği belirtiliyor. Hal bu ki aile hayatıyla da bizlere en güzel örnek olan Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor; “Kadınlar, erkeklerle birlikte bir bütünü tamamlayan diğer yarılarıdır”. Evet, tam olarak mesele budur. Bizim zihniyetimizin, bizim toplum ve aile yapımızın omurgası işte budur. İnancımızın bize emrettiği de bu.
İTÜ Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde açıklanan verilere göre, Türkiye'de doğurganlığın düşmesindeki temel sebeplerden biri "eşler arası güven sorunu" olarak saptanmış. Araştırmacılar, eşlerin birbirine duyduğu güvenin sarsılmasının temelinde dijital kumar ve bahis bağımlılığının yattığını ifade ediliyor. Bununla da kalmıyor!
Çocuk Oyunları: Dijital çocuk oyunlarının içerisine yerleştirilen "mikro kumar" desenlerinin, küçük yaştaki çocukları bağımlılığa hazırladığı vurgulanıyor.
Güven Krizi: Bağımlılık nedeniyle bozulan ekonomik dengeler, aile içindeki huzuru ve eşlerin birbirine olan güvenini yok ettiği bildiriliyor.
Sosyal Medya: Avustralya hükümeti, 16 yaş altı gençlerin sosyal medya platformlarına erişimini yasaklayan yasayı dünyada bir ilk olarak hayata geçirdi.
Ayni uygulamayı İngiltere hükümetinin de gündeminde. Yapılan araştırmada halkın yüzde74’ü yasaklanmasından yana. Bu konu son günlerde ülkemizde de gündeme geldi, bakalım ne yapılacak!
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da, 16 yaşın altındaki gençlere yönelik sosyal medya düzenlemesinin bu yıl tamamlanacağını belirterek, "16 yaşın üstündeki çocuklarımızın sosyal medyaya erişimine müsaade edelim istiyoruz." dedi.
Acil Seferberlik Çağrısı!;
İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal ve uzmanlar, dijital kumarla mücadelede geleneksel yöntemlerin artık yetersiz kaldığına işaret ediyor. Sorunun çözümü için sadece kurumların iyi niyetinin yetmeyeceği, çok katmanlı ve ortak bir "seferberlik" hareketine ihtiyaç duyulduğunu açıklıyor. Ayrıca, Pandemi döneminde artan bu bağımlılığın, bugün toplumsal nüfus yapımızı tehdit eden bir boyuta ulaştığı bildirildi.
Peki, Dijital Kumar Nedir? Sanal kumar bağımlılığı, dijitalleşen çağımızda fiziksel kumar alışkanlığının çevrimiçi platformlara taşınmasıyla ortaya çıkan yeni nesil bir bağımlılık türüdür. Artık yalnızca kumarhanelerde değil, internet bağlantısı olan her yerden erişilebilen sanal kumar siteleri, bireyleri gizli ve kontrolsüz bir şekilde bu alışkanlığa sürükleyebilmektedir.
Sanal Kumar Bağımlılığı ise; Teknolojinin gelişmesiyle birlikte eğlence alışkanlıklarımız da dijital ortama taşındı.
Ancak bu dijital dönüşüm beraberinde bazı riskleri de getirdi. “Uzmanlar, bunlardan biri de sanal kumar bağımlılığıdır. Sanal ortamda oynanan bahis, casino, poker, slot ve diğer kumar türlerine aşırı düşkünlük, bireylerin sosyal yaşamını, ekonomik durumunu ve psikolojik sağlığını olumsuz etkiliyor. Tıpkı madde bağımlılığı gibi, bu durum da beyin kimyasını etkileyerek bağımlılığın gelişmesine neden olabilir” deniyor. Bu arada ulusal basında, “TDV ve Diyanet elini taşın altına koydu” başlığı ile bir haber yayımlandı. “Yeni evlenecek gençler dikkat: Bunları yapana geri ödemesiz tam 500 bin TL çeyiz desteği verilecek” şeklinde! Ancak kurallar katı!: Gençlerin 18-35 yaş aralığında olması. Her iki tarafın da ilk evliliğini yapıyor olması. Aylık gelirlerinin iki asgari ücret toplamını geçmemesi gerekiyor! O zaman, Nikâh Müftülükte, 500 Bin TL Cepte! Tamam, güzel bir proje. Ama bunun altından nasıl kalkılır? Her yıl yüz binlerce çift evleniyor. Bunların birçoğu altından yıllarca kalkamayacağı borcun altına giriyor! Söz konusu destek kaç çifte sağlanabilecek!
Son günlerde konu ile ilgili yayınlanan bir haberde ise; “Son yıllardaenflasyonun erittiği Türk Lirası (TL), asırlık düğün geleneklerini de değiştirdi! Eskiden düğünlerin en heyecanlı anı, metrelerce uzayan takı kuyrukları ve yakalara iğnelenen banknotlardı. Ancak o devir kapanmak üzere! Cüzdanlardaki nakit sıkıntısı ve paranın hacmen yer kaplayıp değerce küçülmesi, düğün sahiplerini pratik ama şaşırtıcı bir çözüme itti!”
Artık zarfların içini doldurmak zorlaşınca, teknoloji imdada yetişti!; ‘zarfı sandığa at’ devri bitti, "hesaba gönder" dönemi başladı!.
Müslümanlar olarak bizim her konuda ölçülerimiz var! Bizim ölçülerimiz, Dinimiz İslam’ın iki ana kaynağı; Kur’an ve Peygamberimizin Sünnetidir! Her konuda çözümü bunlarda aramalıyız!
Şunu da unutmayalım ki; "Evlilik, iki müminin (Erkek – Kadın) Cennete giden yolda birbirine destek olması demektir. Birlikte her şey daha güzel!”
Dostça kalın…