EYLEMSİZ MERHAMET
Türk Dil Kurumu her yıl, yılın kelimesini seçmek için farklı kelimeleri oylamaya sunar. Bu yıl sunulan kelimeler arasında dikkatimi çeken “Eylemsiz Merhamet” oldu. En çok oyu alamadı belki ama üzerine yazmak istediğim bir kelime oldu benim için.
Eylemsiz merhamet, kişinin acıyan, üzülen, duyarlılık gösteren biri gibi hissetmesine rağmen, bunu hiçbir davranışına yansıtmaması olarak ifade edebiliriz. Yani üzülüyor evet ama yardım, sorumluluk, adil davranış gibi bir hareketi yok. Sokakta üşüyen hayvanı görüp “yazık” deyip yanından geçmek, şiddet gören birini görüp “çok kötü” deyip üzülüp bunu hiçbir yere bildirmemek gibi örnekler verilebilir.
Bunu konuyu bir arkadaşımla tartıştığımda, çünkü duyarsızlaştık diye bir cevap verdi. Ama bu duyarsızlaşmadan farklı. Çünkü, eylemsiz merhamette “İçim acıyor ama harekete geçmiyorum”, duyarsızlaşmada ise “İçim artık acımıyor” hissi var. Eylemsiz merhamet hali, duyarsızlaşmadan bir tık öncesi gibi geldi sanki. Evet maalesef duyarsızlaşmaya doğru gidiyoruz.
İlişkilerde “Eylemsiz Merhamet” çok görülen ama adı konulamayan bir dinamik gibi. En yalın hali ile bu kavram ilişkilerde şu şekilde karşımıza çıkıyor; seni sevdiğini söylüyor, üzülüyor, pişman oluyor ama değişmiyor. Yani merhamet duygusu var ama eylem yok.
İlişkilerde eylemsiz merhamet cümlelerini duyabiliriz. Üzülmeni istemem ama ben böyleyim…Haklısın ama yapım böyle…Beni böyle kabul et…Burada kişi empati yapıyor gibi görünür ama davranış düzenleme eylemi olmaz.
İlişkilerde bu kelime, bir manipülasyon aracı olarak da çıkabilir karşımıza. Karşı tarafın tepkisini yumuşatmak için merhamet gösterip eyleme geçmeyebilir. Pasif bir kontrol biçimi olabilir.
Eylemsiz merhametin sık görüldüğü ilişkilerde genellikle şu bağlanma şekli doğar: Bir taraf acıyan rol olurken diğer taraf değişmeden korunur. Biri kurtarıcı diğeri kurban rolünde olduğu gibi. Bu roller, suçluluk üzerinden sürdürülen bir bağa dönüşebilir. Burada ilişki gelişmez sadece idare edilir.
En tehlikelisi ise, merhametin sevgi dili gibi okunması olsa gerek. Sevgi zamanla acıma, üzülme ile karıştırılabilir. Birine acımak, ona üzülmek sevgi değildir. Sevgi merhamette değil, davranışta, sorumlulukta, onarımda, değişimde görülür.
İlişkilerde eylemsiz merhametin en net işaretleri şu şekilde olabilir; söz çoktur ama sonuç yoktur. Bir daha olmayacak, düzeleceğim, senin için yapacağım denir ama eyleme geçilmez. Hata sonrası onarım görülmez. Telafi, düzenleme, emek yoktur. Vicdan vardır ama irade yoktur. Yani kötü biri değildir elbette ama iyi partner de olamıyordur.
Eylemsiz merhamet, ilişkiyi iyileştirmez sadece zamanı uzatır. Sevgi üzülmek değil, eyleme geçebilmektir. İyi niyet ve merhamet ilişkiyi tek başına kurtarmaya yetmeyecektir.