Güneş Batıdan doğar mı!?
Recep Çınar
1913 – 1999 yıllarında yaşamış Alman Araştırmacı Yazar Dr. Sigrid Hunke, “Avrupa’nın üzerine Doğan İslam Güneşi” adlı eserinde, 756 – 1492 yılları arasında İspanya/Endülüs’te yaşanmış İslam Medeniyetinin Batı Medeniyeti üzerine yaptığı büyük tesirleri vesika ve delilleri ile ortaya koyuyor. Tabi ki Batılı ülkeler bu İslam Medeniyetinden inanç/maneviyat yönünü değil, Dünyalık işlerle ilgili bölümünü alıp uygulayarak bugünkü noktaya geldiklerini söyler. Takip edenler bilirler, Endülüs İslam Devleti/Medeniyeti ile ilgili 2024 Ekim’inde “Kaybedilen Dünya Cenneti Endülüs” başlıklı detaylı bir yazım yayınlanmıştı. Burada “Güneş’in batıdan doğması” olayı İslam Medeniyetidir.
Güneş’in Batı’dan doğması ile ilgili haberler son zamanlarda çeşitli medyada yer alınca bu konuda bir kez daha yazmak istedim! Mesela;
İngilizlerin İslam'a artan ilgisi!
Son dönemde yayınlanan bir rapor, Birleşik Krallık’ta İslam’a geçişlerin dikkat çekici bir şekilde arttığını ortaya koyuyor. Batıda İslam'a olan ilgi ve alaka her gün biraz daha artıyor... Özellikle Gazze Soykırımı Batı halklarının gözünü açmış!
Gerçek adalet, hak ve hakikatin Batı ilkelerinde değil, İslam'da olduğunu fark etmeye başladılar.
Gazze soykırımı devam ederken gerek Batı ülkelerinde, gerekse ABD'de çok büyük protesto gösterileri düzenlendi.
Bu uğurda kendilerini yakanlar bile oldu!
Ülke yönetimleri soykırımcıları desteklerken halktan geniş bir kesim Gazze soykırımını lanetledi.
Hatırlanacaağı üzere, Gazze ablukasını ortadan kaldırmak için organize edilen gemi filolarında bulunan aktivistlerin büyük bölümü Batı ülkelerinden aktivistlerdi!
Son dönemde yayınlanan bir rapor ise Birleşik Krallık’ta (İngiltere) İslam’a geçişlerin dikkat çekici bir şekilde arttığını ortaya koyuyor. The Telegraph gazetesinin haberleştirdiği Institute for the Impact of Faith in Life (IIFL) tarafından hazırlanan araştırma, küresel çatışmaların ve manevi arayışların bu eğilimde önemli rol oynadığını vurguluyor. Rapora göre, son yıllarda din değiştiren Britanyalılar arasında İslam’ı seçenlerin oranı belirgin şekilde yükselmiş durumda.
Araştırmacılar, 2.774 kişinin katılımıyla yapılan ankette, yeni Müslüman olanların %20’sinin küresel çatışmaları (özellikle Gazze’deki olayları) geçiş nedenleri arasında gösterdiğini belirtiyor.
Ayrıca, katılımcıların %18’i ise ruhsal ve psikolojik nedenlerle, hayatlarına anlam ve huzur katma arayışıyla İslam’ı tercih ettiklerini belirtiyor.
Bu bulgular, 2023 ve 2024’te medyada yer alan haberleri doğruluyor: Gazze’deki olaylar sonrası İslam’a ilgi gözle görülür şekilde artmış!
Bu gelişme, Birleşik Krallık’ta İslam’ın evrensel mesajının giderek daha fazla insana ulaştığını gösteriyor.
Hak ve hakkaniyet, adalet, barış ve manevi derinlik arayanlar için İslam, ilham verici bir yol sunmaya devam ediyor.
Camiyi ziyaret eden Alman ilkokul çocukları İslam’a ilgi duyuyor!
Avrupa’da bazı zamanlar halka açık “cami günleri” adı altında programlar yapılıyor. Yabancılar camiyi ziyarete geliyor, öğrenmek istedikleri konular hakkında görevlilere sorular soruyorlar. Hatta bazen çocuklar farklı inançlarla empati kursun diye namaz kılar gibi hareketler yapmalarına da müsaade ediyorlar. İşte böyle bir zamanda Ekim 2021’de Almanya’nın Hamburg şehrindeki bir Camiyi bir grup Alman çocuğu ziyaret ediyor. Cami ortamını o kadar çok seviyorlar ki iki gece misafir kalıyorlar.
Aradan bir ay geçiyor Münih şehrinden hâkim bir bayan geliyor, camideki görevli arkadaşlarla tanışmak istiyor. Oğlunun camide iki gün iki gece kalmasının kendisi için ne kadar anlamlı olduğunu anlatıyor ve onlara çocuklarına bu tecrübeyi yaşattıkları için teşekkür ediyor. Bu kadar kısa zamanda çocuğunun üzerinde öyle güzel bir etki kalmış ki bu durumdan çok etkilenmiş. “Camilerde neler yapılıyor acaba?” diye merak ediyor ve ortamı görmek için en az 500 km uzaklıktan geliyor.
Cami ziyaretinde Müslümanların secde ederek ne hissettiklerini anlamak için secde ediyorlar!
“Secdede neler hissettiniz” diye çocuklara soruyorlar: İsa’ yı dinledim diyen.... Tanrı ile konmuştum diyen... Artık kiliseye asla gitmem diyen... Yer penceresinden cenneti seyrettim diyen.... Öğretmenim, “Müslüman olmak istesem bana kızarmısınız” diyen... Alnımdan ağrılar ve kötü enerjiler yere aktı diyen.... Müslümanların tanrısını gördüm, severek beni de çağırdı diyen.... Yıldızlar bana yaklaştı onları seyrettim diyen.... Müslüman çocukları niye burada değil diye soranlar… Tanrının karşısına elimizi ayağımızı yıkayarak ve halıya ayakkabılarımızla basmadan çıkmak çok güzeldi diyen.... Ve hatta deneyimlerden en ilginç olanı da şöyle cevaplamış "Meryem annemizi gördüm , bana üzülme çarmıhta elleri çivili olan benim de tanrının da oğlu değil...." diyen…gibi yorumlar alınmış.
Camiyi ziyarette secde eden Alman çocukları.
Genç yaşta Müslüman olan Belçikalı bayan “Veroniqe Cools” anlatıyor!
Müslüman olan Belçikalı aktör, dövüş sanatları ustası ve yapımcı. “Jean Claude Van Damme”; “Allah’ı bulduktan sonra kaybettiğim hiçbir şeye üzülmüyorum! Dünya’yı kaybedebilirsin, ama Allah’ı asla!” diyor!
Evet, Doğu’dan doğan Güneş, Batı’dan da doğar mı? Onu Allah (cc) bilir! Allah (cc) ne dilerse o olur!
Bize düşen kulluk görevlerimizi yerine getirmek. Bugün İslam âlemi Allah’ın emirlerine teslim olmada zaaf içinde! Bu da bize şunu gösteriyor; Gerçekleri Hans (Gayri.Müslimler) anladı da, Hasan (Müslümanların bir çoğu) hala anlayamadı?
"Güneşin batıdan doğması bilimsel açıdan şöyle; Güneşin batıdan doğması durumu, Dünya'nın manyetik kutuplarının yer değiştirmesi veya eksen eğimindeki büyük değişiklikler gibi olaylarla açıklanabilir. Ayrıca, Cambridge Üniversitesi'nden Stephen Hawking de Dünya'nın dönüş hızının değişebileceğini ve bunun güneşin batıdan doğmasını mümkün kılabileceğini belirtmiş!
Bir Hadiste şöyle diyor; “Güneş batıdan doğmadan önce kim tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder” (Müslim, Zikir, 43)
Bir başka Hadiste ise; “Azîz ve celîl olan Allah, gündüz günah işleyenin tevbesini kabul etmek için gece rahmet kapısını açık tutar; gece günah işleyenin tevbesini kabul etmek için gündüz rahmet kapısını açık tutar. Bu hâl, Güneş batıdan doğuncaya kadar böylece devam eder.” (Müslim, Tevbe, 31)
Allah (cc) bir ayette şöyle buyurur; «…Rabbinin bazı alâmetleri geldiği gün, önceden inanmamış veya imanında bir hayır kazanmamış olan kimseye artık imanı bir fayda sağlamaz.» (el-En‘âm suresi 158)
Bir diğer ayette de; “Güneş ve Ay bir hesaba göre (hareket etmekte) dir” (er-Rahmân Suresi, 5).
Demek ki her şeyin kıymeti, zamanında yapılmasına bağlı. Mâdem ki kıyâmet bir gün muhakkak kopacak ve herkes dünyada yapıp ettiklerinden dolayı âhirette mutlakâ hesâba çekilecek, o hâlde yapmamız gereken şey bellidir: O da, hayat devam ederken günahlardan uzaklaşıp samimiyetle tevbe etmek, îmâna sımsıkı sarılmak ve sâlih amellerle, hayır-hasenât ile îmânımızı tahkim ederek (güçlendirerek) onu âdeta yıkılmaz bir kale gibi sağlam hâle getirmektir.
Rabbimiz (cc), neyi takdir ederse o gerçekleşir. Bize düşen Allah’a teslimiyettir.
Dostça kalın…