İsra ve Mirac

En kalbi duygularımla   Muhabbetle saygı ile  özlemle  sizleri selamlıyorum, Cumanız  Mübarek  olsun. 2026 Yılının  ikinci  Cuma Günü  Gazetemizin  köşesinden sizlere seslenmek sizlerle beraber olmak güzel bir duygu güzel  bir haslet. 15.01.2026   Perşembe günü  akşamı  (Recep ayının  26 akşamı  MİRAC  gecesi.)Ülkemiz  Vatanımız  Milletimiz  bizler için  hayırlar getirmesini  Yüce Mevladan  niyaz  ediyorum . Rabbim Günümüzü   Gecemizi hayırlı eylesin .Kandiliniz  şimdiden  mübarek olsun.

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir”(İsra 17/1)

İsra ve Miracın Anlamı

Gece yolculuğu anlamına gelen İsrâ, Hz. Peygamber"in geceleyin Mescid-i Harâm"dan Mescid-i Aksâ"ya götürülmesini ifade ederken; Mi"rac, Mescid-i Aksâ"dan Sidretü"l-müntehâ"ya kadar olan yükselişi ifade etmek için kullanılmaktadır. İsra ve Mi'rac mucizesi Hicretten on sekiz ay önce Mekke’de Receb ayının 27. gecesi meydana gelmiştir.

İsra ve Mirac Öncesi:

Peygamberimizin; Amcası Ebu Talib ile eşi Hz. Hatice'nin vefât ettiği, müşriklerin baskılarının arttığı, Taif ziyaretinde saldırıya uğradığı ve müşriklerin baskılarına dayanamayan bazı Müslümanların Habeşistan'a göç etmek zorunda kaldığı bir zamanda vuku bulmuştur.

        Bir gün Utbe, Şeybe, Ebû Süfyân, Nadr b. Hâris, Ebu"l-Buhterî, Velîd b. Mugîre, Ebû Cehil, Ümeyye b. Halef ve Kureyş’in diğer ileri gelenleri Mekke’ye hâkim bir noktada toplandılar. Aralarında, Hz. Muhammed"le konuşmayı, onu sıkıştırarak davasından vazgeçirmeyi tasarladılar. Ona, kavminin kendisiyle konuşmak için toplandığını, onu beklediklerini haber verdiler. Onların doğru yola erişmelerini çok arzulayan Hz. Muhammed (sav), hemen geldi ve yanlarına oturdu. Kureyşliler, “Biz Araplar arasında, senin kavmine yaptığını kimse yapmamıştır.” dediler. “Sen babalarımızı kötüledin, dinimizi ayıpladın, akıllarımızı küçümsedin, tanrılarımıza hakaret ettin ve insanları böldün, olabilecek en kötü şeyleri yaptın!” diye onu suçladılar. Hiçbir zaman gerçekleşmeyecek şeyleri ondan talep ederek sıkıştırmaya çalıştılar.

“Dediler ki, 'Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça yahut iddia ettiğin gibi gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe yahut altından bir evin olmadıkça ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz.' De ki, 'Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resûl olarak gönderilen bir beşerim.'” (İsra 17/90)Bu konuşmayla onlardan ümidini iyice kesen Allah Resûlü, üzüntülü bir şekilde ailesinin yanına döndü.

İsra ve Miraç Mucizesi Nasıl Gerçekleşti?

Söyleşirken Cebrâil ile kelâm

Geldi Refref önüne virdi selâm.

Aldı olşâh-ı cihânı ol zamân

Sidre'den götürdü vü gitdi hemân

Bir fezâ oldu o demde rû-nümâ

Ne mekân var anda, ne arz ü semâ

Kim ne hâlidir ne mâlî ol mahal

Akl ü fikr etmez o hâli fehm ü hal

Kavmi tarafından iyice bunaltılan Hz. Peygamber, Rabbi tarafından âyetlerinin bir kısmını kendisine göstermek ve böylece daha metin olmasını sağlamak için, mucizevî bir yolculuğa çıkarıldı. Buna dikkat çekmek isteyen Yüce Allah, Kur’an’da şu ifadelere yer vermiştir: 

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir”(İsra 17/1)

 Mescid-i Haram’ dan Burakla başlayan kutsal yolculukta, Hz. Peygamber Beytü"l-Makdis"e gelip orada iki rekât namaz kıldı. Beytü"l-Makdis"e kadar olan ve Kur’an’da gece yürüyüşü anlamına gelen “İsrâ” kelimesiyle karşılanan yolculuk, semaya yükselişle yani “Miraç” ile devam etti. Yine Allah Resûlü yedi kat semanın her katında, peygamberlerden biriyle buluştu. Bu yolculuğun sonunda Hz. Peygamber, mânâ âleminde Yüce Allah’ın huzuruna çıkmış; Ondan bazı emirler almış ve birtakım ödüllerle de huzurdan ayrılmıştır.

“Hz. Enes (r.a) Malik İbnu Sa'saa (r.a)'dan naklen anlatıyor: Resulullah (s.a.v) onlara, Mirac'a götürüldüğü geceden anlatarak demiştir ki,"Ben Ka'be'nin avlusundan Hatim kısmında belki de Hıcr'da demişti- yatıyordum, -bir rivayette şu ziyade var: Uyku ile uyanıklık arasında idim- Derken bana biri geldi, şuradan şuraya kadar (göğsümü) yardı. -Bu sözüyle boğaz çukurundan kıl biten yere kadar olan kısmı kasdetti.- Kalbimi çıkardı. Sonra bana, içerisi imanla dolu, altından bir kap getirildi. Kalbim yıkandı. Sonra içerisi (imanla) doldurulup tekrar yerine kondu.

  Sonra merkepten büyük katırdan küçük beyaz bir hayvan getirildi. Bu Burak'tı. .... Ben onun üzerine bindirilmiştim. Böylece Cibril aleyhisselam beni götürdü. Dünya semasına kadar geldik.

 Kapının açılmasını... (takiben) Hz. Adem aleyhiselam'ı gördüm.(Daha sonra) Hz. Yahya ve Hz. İsa aleyhimasselam ile karşılaştım. Sonra Cebrail beni üçüncü semaya çıkardı.(Orada) Hz. Yusuf aleyhiselam'la karşılaştık. (Daha sonra) Hz. İdris, Hz Harun, Hz. İbrahim, (aleyhimüsselam) ile karşılaştım. ... Sonra Sidretü'l-Münteha'ya çıkarıldım... Oradan geri döndüm. Hz. Musa aleyhisselam'a uğradım. Ne ile emredildin?" dedi." Her gün beş vakit namazla!" dedim.” (Buhari, Bed’ül- Halk, 6 (IV/77) , Müslim, İman, 264 (I/140-150)

 Allah’ı görüp görmediği sahabe tarafından merak edilip sorulmuştu. Ebû Zer, Resûlullaha,

“Rabbini gördün mü?” diye sormuş, Hz. Peygamber de, O bir nur, O’nu nasıl göreyim! buyurmuştur.( Müslim, Îmân, 291.)

 “

Miraçtan Ümmete Gelen Hediyeler

Mirac’da Peygamberimize üç ilâhî ihsanda bulunulduğu hadis-i şeriflerde ifade buyuruluyor.

Abdullah (b. Mes'ûd) şöyle demiştir: “İsrâ olayı gerçekleştiğinde Resûlullah'a (sav) üç şey verilmiştir: Beş vakit namaz ve Bakara sûresinin son âyetleri verilmiş, ümmetinden Allah'a şirk koşmayanların büyük günahları mağfiret olunmuştur.”( Müslim, Îmân, 279)

Peygamber Efendimize mi’racta üç ilâhî ihsanda bulunulduğu hadis-i şeriflerde ifade edilmiştir ki bunlar:

1- Beş vakit namaz. Mi'rac hediyesi olarak Peygamberimizin getirdiği beş vakit namaz, aynı zamanda mü'minin Mi'rac'ı sayılmıştır.

2- Allah'a ortak koşmayanların bağışlanacağı müjdesi.

3- Bakara sûresinin sonundaki iki âyet.

:

Câbir b. Abdullah"tan nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “(İsrâ ve Mi"rac) konusunda Kureyş beni yalanlayınca Hicr"de ayakta durdum. Allah, Beytü"l-Makdis"i gözümün önüne getirdi. Ben de ona bakarak özelliklerini Kureyş"e anlatmaya başladım.”( Buhârî, Menâkıbü"l-ensâr, 41)

Miraçtan Müminlere Dersler

1.     Müminin Miracı Namazdır:

Namaz günde beş vakit Yüce Rabbimizle buluşma randevumuzdur. Dertlerimizden ve günahlarımızdan arınma ve teselli vesilemizdir. Namazla mümin Rabbinin huzuruna manevi olarak yükselir. Namazlarımızda okuduğumuz Tahiyyat duası Efendimizin Miraç anını yaşama Hz. Ebu Bekir’in Tasdiki ve Tereddütlerimiz

Miraç hadisesi gerçekleştiği zaman müşrikler bu hadise sebebiyle Efendimiz için iftira kampanyası başlatmışlar ve böyle bir hadisenin gerçekleşmesinin mümkün olmadığı hususunda akıl yürütmüşler Efendimizi yalancılıkla ve sihirbazlıkla suçlamışlardır. Oysaki Hz. Ebubekir Efendimiz bu hadise kendisine aktarıldığı zaman

 “Eğer bunu O söylediyse şüphesiz doğrudur. Ben O’nu bundan daha uzağında da tasdik ediyorum. Semadan haber getirdiğini, tasdik ediyorum”  diyerek “Sıddık” unvanını almıştır.

Sırf aklımıza yatmadı diye ya da popüler dünyanın bize dayatmaları ile bağdaşmıyor diye Allah ve Resulünün bize olan emir yasaklarını inkar edemeyiz. Unutmayalım ki; Allah’ın bizlerden razı olmasının yolu Kur’an’a sarılmak, Peygamber Efendimize itaat etmektir. Nitekim:

 “De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir.”( Al-i İmran, 3/31)

2.     Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın Önemi:

“Kendisine âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz o, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir”(İsra 17/1)

Mirac olayında ilk durağın Mescid-i Aksa olması ve oranın Kur’an-ı Kerim’de “çevresini mübarek kıldığımız yer” olarak tanımlanması biz Muhammed ümmetine bir uyarıdır. Cenab-ı Allah bu kutsal toprakların daima salih kimselerin yönetiminde kalmasını irade buyurmuş, fasık ve zorbaların hâkimiyetine geçen bu toprakların tekrar peygamberlerin veya peygamber mirasçılarının eline geçmesini istemiştir. Bunun için de sık sık bu bölgeye peygamberler gönderip onları uyarmıştır.

Hz. Peygamber buyurdular ki:

"(İbâdet için) şu üç mescidden başkasına yolculuk edilmez: el-Mescidi Harem, Mescidi Aksa ve benim mescidim." (Buharî, Enbiyâ 8; Müslim, Mesâcid 2)

Müminlerin ilk kıblesi ve miracın hatırası Mescidi Aksa Tevhid dine mensub müminler tarafından muhafaza edilmelidir. Dolayısıyla bugün o mübarek yer Müslümanlar tarafından muhafaza edilip korunması gerekir. Bize bir miras değil Peygamberlerin emaneti olduğu unutulmamalıdır.

Miraç olayı bize Allah’ın desteğinin her zaman inananların üzerinde olduğunun en önemli ispatıdır. Miraç hadisesiyle Allah-u Teala kulunun destekçisi olduğunu ve kendisinin desteğinin en büyük destek olduğu vurgulanmıştır. İşte nasıl ki, Allah, kulu Muhammed’i yalnız ve desteksiz bırakmadıysa bizleri de öylece yalnız bırakmamıştır ve bırakmayacaktır. Müminler kendilerine düşeni yaptıkları sürece Allah’ın yardımı ve desteği inananlarla olacaktır. Nitekim Allah Teala Bir çok ayette bu hususu vurgulamıştır:

 “Öyle ise siz beni (ibadetle) anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin; sakın bana nankörlük etmeyin! Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir.”( Bakara, 2/152-153)

 “Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın. Eğer inanmışsanız, üstün gelecek olan sizsinizAl-i İmran, 3/139)

İsrâ Sûresinden Manevi Yükselişe Vesile Olacak Öğütler

İsra ve Miraç mucizesinin gerçekleştiği gece indiği rivayet edilen İsra Suresi 22 -39. Ayetleri arasında ki tavsiyeleri gelin anlamaya gayret edelim.

  1. Yalnız Allah’a Kul Olmak

 “Allah’tan başka tanrı tanıma; sonra kınanmış ve yalnızlığa terkedilmiş olarak kalırsın.”(İsra Suresi 22)

 “Rabbin, yalnız Kendisine tapmanızı ve ana babaya iyilik etmeyi buyurmuştur. Eğer ikisinden biri veya her ikisi, senin yanında iken ihtiyarlayacak olursa, onlara karşı "Öf" bile demeyesin, onları azarlamayasın. İkisine de hep tatlı söz söyleyesin. Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: "Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!" de.”(İsra Suresi 23-24)

“Yakınına, düşküne, yolcuya hakkını ver; elindekileri saçıp savurma. Saçıp savuranlar, şüphesiz şeytanlarla kardeş olmuş olurlar; şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.” (İsra Suresi 26-27)

 “Rabbin'den umduğun rahmeti elde etmek için, hak sahiplerinden yüz çevirmek zorunda kalırsan, onlara hiç değilse tatlı bir söz söyle.” (İsra Suresi 28)

 “Sakın zinaya yaklaşmayın; doğrusu bu çirkindir, kötü bir yoldur. (İsra Suresi 32)

“Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın. Haksız yere öldürülenin velisine bir yetki tanımışızdır. Artık o da öldürmekte aşırı gitmesin. Zira kendisi ne de olsa yardım görmüştür.” (İsra Suresi 33)

“Bir şeyi ölçtüğünüz zaman, ölçüyü tam tutun, doğru teraziyle tartın. Böyle yapmak, sonuç itibariyle daha güzel ve daha iyidir.” (İsra Suresi 35)

  1. Göz, Kalp ve Zihnini Ne ile Meşgul Ettiğine Dikkat Et!

 “Bilmediğin şeyin ardına düşme; doğrusu kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o şeyden sorumlu olur.” (İsra Suresi 36)

  1. Kibir ve gösterişten Uzak Dur!

“Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri delebilir ve ne de boyca dağlara ulaşabilirsin. Rabbinin katında bunların hepsi beğenilmeyen kötü şeylerdir.”( İsra, 17/37-38.)

Gecemizi Nasıl Değerlendirmeliyiz:

Öncelikle bu gece, geçmişin muhasebesini yaparak, günahlarımızla vedalaşmak ve Allah’ın razı olduğu yeni bir hayata başlamak için fırsattır. Geceyi bu niyet ve anlayışla idrak edebilmenin gayreti içinde olmalıyız. Unutmamalıdır ki ameller niyetlere göre değer kazanır.

Dualarımızın makbul olması temennisiyle, Miraç Kandilinizi tebrik ediyor, kendimiz ailemiz, vatanımız, milletimiz ve tüm ümmet-i Muhammed’e hayırlar getirmesini Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.