MATMAZEL KLARA KONAĞI
Gayrimüslimlerin en yoğun yaşadığı yerlerden biri de Edirne tarihi Kaleiçi semtiydi. Çoğunluğu zamanın siyasal gelişmelerinden ya da kendi tercihleriyle ülkemizden ayrıldılar. Geriye bıraktıkları işyerleri ve özellikle konutları bakımsızlıktan, iklimsel şartlara, bazıları yangınlara teslim olmuştur. Ayakta kalabilenler sessizce yok olmayı bekliyor.
Günümüzde başta Edirne Valiliği olmak üzere, bireysel çalışmalarla azınlıklara ait (Ermeni, Rum, Yahudi) tarihi binalar restore edilerek turizmin hizmetine kazandırılmaya çalışılıyor. Kaderine uzun yıllar terk edilen yapılar, belli bir zaman sonra yasal mevzuat gereği kamu malı olarak kayıtlara geçebilmektedir. Kurtarılmayı bekleyen yapılar, sahipleri tarafından restorasyona izin verilmediği gibi, satma konusunda da isteksiz oldukları gözlemlenmektedir. Kendi kaderine terk edilen binalardan biri de Edirne Kaleiçi semtinde bulunan “Matmazel Klara Konağı” olarak bilinen konaktır. Konak bakımsızlıktan, iklimsel şartlardan dolayı tam anlamıyla viraneye dönmüştü. Sessizce yok olmayı bekleyen tarihi konak, 2014 yılında Milli Emlak Genel Müdürlüğünce satıldı. Günün parasıyla tam 200 bin liraya Balkan kökenli iş insanı Hanife Gül Ercan’ın mülkiyetine geçti. Kimsenin satın almayı düşünemeyeceği harabe bir konağa verilen para miktarı, birazda “deli cesareti” isteyen bir davranıştı. Çünkü bu tür tarihi konakları satın almakla iş bitmiyor, orijinal hale getirilmesi epeyce bir para demektir. Ekonomik getirisinden çok götürüsü vardır. Hele hele bu tür tarihi yapıların röleve çalışmaları, izin alma süreci ve bürokratik engellerin aşılmasında yaşanan zorluklar yaptıran kişiyi yıldırmaması mümkün değildir. Yorucu ve sabır isteyen süreçleri vardır. Restorasyonun yapılmasında karşılaşılan ehil usta bulma sorunu da ayrı bir derttir.
Restorasyonu 5 yıl süren asırlık konağın aslına uygun şekilde tamamlanmasını sağlayan Gül Hanım, dönemin ihtişamlı yapısını, yeniden insanlığın kullanımına kazandırmayı başarmıştır. Dönemin en güzel sivil mimari özellikleri barındıran konak, görenleri kıskandıracak güzelliklerle doludur. Gül Hanım, konağın satın almasında kızı Gökçe Bahar Bahçe'nin konağı beğenmesinin etkisi olduğunu söylemektedir. Ailenin tarihi mirasa büyük önem verdiği aşikârdır.
2025 yılının bir bahar gününde restorasyonu tamamlanmış, Matmazel Klara Konağı’nda Hanife Gül Ercan Hanım ile sohbete dalıyoruz. Konağın eski fotoğraflarını gösteriyor, mücadelesini kendinden duyma şansım oluyor. Bir yanda eski harabe görünümlü fotoğraflar, bir yanda konağın bitmiş halinde kendimi bulmaya çalışıyorum. “Ev sahibi mülk sahibi kimdir bunun ilk sahibi” misali sohbet genişliyor. Anlatılanlara göre konak 1906 yılında inşa edilmiş. “Matmazel Klara Konağı” olarak bilinen Yahudi cemaatine mensup Klara Hasit’e ait olduğunu bilgisini veriyor. Edindiği bilgilerde, Fransızca öğretmeni olan Klara, yakınları ve ailesi İsrail’e göç etmiş, ancak kendisi Edirne’yi çok sevdiği için Edirne’de kalmış. Hiç evlenmemiş, çocuğu olmamış.
İMRENİLMESİ GEREKEN BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ
Tarih bazen ilginç rastlantılarla doludur. Asırlar önce Avrupa’dan kovulan ve bir kısmının Edirne’ye yerleşen Yahudi bir ailenin kızına ait konak, yıllar önce Balkanlardan kovulan Türk bir ailenin kızı olan girişimci iş insanı Hanife Gül Ercan Hanıma satış yoluyla geçiyordu. İçinde epeyce insan öyküleri barındıran konak, yoksulluğu, aşkı, sevgiyi ve bir hüzne de ev sahipliği yapmış Matmazel Klara, konağın bir bölümünü kiraya vererek yaşamın zorluğunu aşmaya çalışmış, kimsesi de yokmuş. Yoksulluğu, yanlızlığı konağın her tarafını kaplamış. Yaşlılığında kendisine bir kadın bakıcı tutarak yaşamını sürdürmeye çalışmış. Türk komşusu olan bir kadından ölümü hakkında bilgiler edinmeye çalıştığımızda, “O zamanlar oğluma hamileydim, ölümü zannedersem 1980-1981 yılı olması gerekir. Kendisine sahip çıktık, hatta banyo yaptırdığımız çok olmuştur,” diyerek komşularına sahip çıktıklarını anlatmıştı.
Asırlık konak, yapılan titiz bir röleve çalışmalarıyla eski güzelliğine kavuşmuş durumdadır. Konağı satın aldığında çevresindekilerin olumlu eleştirileriyle karşılaşmadığını belirten Gül Hanım, "Tüm arkadaşlarım bana ne yapacaksınız bu viraneyi nasıl olacak?' Yanıtı ile karşılaşmış. Hatta bu soruya Yahudi asıllı Edirneli iş insanı Rıfat Mitrani de dâhil olmuş. Gül Hanım, “Benim amacım para kazanmaktan daha ziyade bu tarihi yapıyı insanlığın hizmetine sunmak istiyorum.” diyordu 5 yıllık mücadelesinin ürünü olan Matmazel Klara Konağı 10 odalı butik otel olarak kapılarını konaklamak isteyenlere açmayı bekliyor. Tarih kokan konak, konaklamak isteyenleri büyüleyebilecek özellikler taşımaktadır. İç mâkan ve bahçe avlusu insanın ruhunu okşayabilecek, dönemin mekânsal anılarını yaşatabilecek atmosfer taşımaktadır. Hanefi Gül Ercan Hanım, Türk kadın iş insanının tek başına yürütmesi imrenilmesi gereken örnek bir başarı öyküsüdür. Umarız Edirne’de Gül Hanım kadar güllerin sayıları artar, tarihi konaklar güzel anılara ev sahipliği yapar.