MİLLİYETÇİLER  BİRLEŞMELİDİR

Dünya, en büyük emperyal  güç  ABD tarafından yeniden biçimlendiriliyor. ABD’nin başında kim olursa olsun Pentagon’un kararı değişmeyecektir. Mesele Donald Trump’ın çılgınlığı ile sınırlı değildir. Amaç; Amerika’nın evrensel gücünü korumak, hatta daha da palazlandırarak devam ettirmektir. ABD’nin Rusya, Çin ve AB ülkelerine yönelttiği ekonomik ve askeri tehditler, Orta Doğu’da yaşanan kanlı zorbalıklar, haydutluklar aynı amaca yöneliktir.

Soğuk savaş yıllarında Nato ve Kızıl Ordu, iki kutuplu dünyanın başat ülkelerinin siyasi hedefleri doğrultusunda bir paylaşım mücadelesi yapıyordu. Komünist ideolojinin öncü devleti Rusya’nın dünya hakimiyeti  sıcak denizlere inmesi ile mümkün olabilirdi. Nato üyesi  olan Türkiye Cumhuriyeti  bu hedefin önünde en büyük engeldi.

Aziz Cumhuriyetimiz üzerinde çok kanlı senaryolar sahneye kondu. Aydınlarımızın sosyalizm tercihi, gençlerin Marksist Leninist devrim için silahlı eylemlere başlaması ve terör estirmesi,  ülkede milliyetçi direnişin örgütlenmesi ve silahlanmasına yol açmıştı. Sonra kardeşin kardeşe düşman edilmesi, yitip giden binlerce can, heder olan yıllar…Sonuçta ABD kazandı ve nitekim Sovyetler Birliği dağıldı, Turan coğrafyası yeniden can buldu.

ABD kazandı da iyi mi oldu? Bugün dünya maalesef arlanmaz ,uslanmaz, bıkmaz, utanmaz bir Deli Dumrul’un eline kaldı. Beni kimin kazandığı veya kaybettiğinden çok devletimizin bekası ilgilendiriyor. Rusya daha yakın ve daha büyük bir tehlikeydi o yıllarda. Rusya kazansaydı sanki bugünkü vahşi Amerika’dan daha mı güvenli bir dünya inşa edecekti? Dün Rusya nasıl bizim için bir tehditse, Amerika ve onun emrindeki Nato silahlı gücü de bugün dünya için bir tehdittir.

Dünya yeniden dizayn edilirken biz nasıl konumlanacağız? Asıl soru budur. Hamasi nutuklarla oyalanma lüksü yoktur artık. İdeolojik bağnazlıklarla, haksız hukuksuz uygulamalarla ,politik popülizmle, siyasi fitne, kin ve düşmanlıklarla, koltuk ve makam  fetişizmiyle , etnisite tuzaklarıyla bu cennet vatanı cehenneme çevirecek şeytanlıklara  asla izin vermemeliyiz. Bunun için de vatanseverler önyargısız, amasız bir araya gelmeli, güçlerini birleştirmelidir.

Türk Ocakları İstanbul Şube Başkanı Cezmi Bayram, Aydınlar Ocağı son genel kurulunda çok çok önemli bir soruyu seslendirmiş ve demişti ki: “ Hepimiz milliyetçilerin birleşmesini istiyoruz. Ayrışarak güçlü olamayız. İyi de, asıl mesele, bu birleşme nasıl ve nerede olacak, bunu kimse söylemiyor.” Rahmetli Galip Erdem de : ” Milliyetçilerin en önemli meselesi gene milliyetçilerdir.” demişti.

Atatürkçülük bir parti veya derneğin tekelinde olmadığı gibi, islam dini de, milliyetçilik te bir derneğin veya bir partinin tekelinde değildir. “TÜRK BAYRAĞI,TÜRK DİLİ, ÜNİTER DEVLET, LAİK VE ÇAĞDAŞ CUMHURİYET” değerlerine inanan her vatandaşımızın , birlikte yaşama arzusu ile kucaklaşması milliyetçiliğimizin amentüsü olmalıdır. Milliyetçilik ırkçılık değildir. Tam tersine, şu kahpe dünyada onurumuzla ve gururumuzla , kendimize güven duyarak var olma mücadelesidir.

ABD’de bir Strateji Enstitüsünde Prof. Dr Oktay Sinanoğlu’na Türkiye’den dönüşte bir soru yöneltilir. Sanırım o zor yıllar, yani 1980 öncesi. “ Türkiye ve bölge için en tehlikeli örgüt hangisidir? “ Ne kadar silahlı devrimci örgüt varsa sayar bir bir. ”Hayır der karşısındaki general. Onların üstesinden gelmek kolay. Asıl baş edilmesi zor olan, en tehlikelisi MHP ve Ülkü Ocakları’dır!”

Siz 12 Eylül faşizminin  devrimcilerle birlikte ve daha çok ülkücüleri ezdiğini bir defa daha düşünün. Belki o zaman bugünkü MHP’yi de, milliyetçilerin neden bu kadar param parça olduğunu da daha iyi anlarsınız.

Hayır, hayır, yüz bin kere hayır, ben bir parti çatısı altında olacak birleşmeden bahsetmiyorum. Kibirler ve çıkarlar bu kadar zirve yapmışken bunun kolay olmayacağını da biliyorum ve bir faydasının olacağına da inanmıyorum. Ben tüm şer güçlere karşı, TÜRKİYE SEVDASI ile omuz omuza, kafa kafaya, gönül gönüle olmaya davet ediyorum.  İsterseniz adına TÜRKİYE İTTİFAKI da diyebilirsiniz. Ama önce kendi partilerinizdeki devşirmeleri, yalakaları, yağdanlıkları, siyaset hokkabazlarını, bölücü köstebekleri, ATATÜRK düşmanlarını gönlünüzden çıkarmak, partinizden atmak şartıyla.

Dostlar, işimiz kolay değil, ama imkansız da değil.

Uzaktan uzağa dertleşenler, selam size! 

Ay yıldızlı bayrağa bakıp gözleri dolanlar, selam size!

 Kalbi TÜRKLÜK için atan , NUTUK’tan ilham alanlar selam size.