SVETİ GEORGE KİLİSESİNDE DİL KRİZİ
Kimlik, bir kişinin veya topluluğun kim ya da ne olduğunu gösteren nitelik ve özelliklerin tümü olarak tanımlanabilir. Dinler, toplumları bir arada tutan önemli manevi değerler olarak kabul edilmektedir. Dinî inançlar genellikle dil aracılığıyla kodlanmakta ve aktarılmaktadır. Edirne’nin Kıyık semtinde bulunan ve 1880 yılında inşa edilen Sveti George Ortodoks Kilisesi halk arasında Bulgar Kilisesi olarak bilinmektedir. Kilisedeki yazılar Slav Bulgarcası ile yazılmıştır. Edirne’de Bulgar azınlığın zamanlan azalan nüfusu kiliseyi kendi kaderine bırakmıştır. Zamanla içinde bulunan bazı dini semboller hırsızlar eliyle yok edildi. Yıllarca bakımsız kalan bu kiliseye Bulgar, Filip-Lençe Çıkırık ailesi sahip çıkmaya çalıştı; kırılan, bozulan yerleri kendi parasıyla yaptırmaya gayret etti. 2004 yılında bazı bölümler yeniden restore edildi. iç kısımları yeniden düzenlenerek hizmete açılmıştır. Kilise özellikle hafta sonları Ortodoks Hristiyanların ziyaret ettiği önemli bir dini mekân özelliği taşımaktadır. Bu mekâna, Ortodoks Hristiyan olmalarından dolayı Bulgarlar ve Yunanlar özel bir ilgi göstermektedirler.
Sveti George Kilise’sinde yıllarca Bulgarca ayin düzenlendiğini bilinmektedir. 9 Mayıs günü Sveti Georgi Kilisesi’nde gerçekleştirilen ayin sırasında, Yunanca ibadet edileceği yönünde çıkan görüş ayrılığı gerginliğe neden oldu. Bulgarca ibadet talebinin reddedilmesi üzerine Bulgar Ekzarhlığı Ortodoks Kilisesi Vakfı, kentteki Bulgar kiliselerinin ayinlere kapatıldığını duyurdu. Yaşanan hadise esasen; bir topluluğun nitelik ve özelliklerinin dil aracılığıyla kodlanmasıdır. Toplulukların, milletlerin İnançlarını benimsedikleri dil üzerinden anlatım istediğidir. Topluluklar dini inançlarını benimsedikleri dil üzerinden gerçekleştirmesi haklı olabilmektedir.
OSMANLI’NIN SON DÖNEMİNDE KİLİSELER KANUNU ÇIKARILMIŞTI
Tarihte çokta kiliseler arasında itilaf çıktığı bilinmektedir. Osmanlı Devleti'nin son döneminde, Balkanlar'daki ihtilaflı kilise ve okulların aidiyetini nüfus yoğunluğuna göre belirlemeyi amaçlayan, 3 Temmuz 1910 tarihinde çıkarılan hukuki düzenleme yapıldı. Temel amacı, bölgedeki Bulgar, Rum ve Sırp toplulukları arasındaki kilise kavgalarını sonlandırmak için Kiliseler Kanunu çıkarmak zorunda kalmıştır. Günümüzde kiliseler arasında itilaflı durumlara rastlanmaz. Bulgar ve Yunan Ortodoks cemaati dil konusunu kendi aralarında anlaşarak çözeceklerdir.