Z Kuşağını Yönetmek: Yeni Yetenek Dalgasına Öncülük Etmek
Z kuşağının iş dünyasındaki yükselişi, dönüştürücü bir döneme denk geliyor. Z kuşağının en yaşlı üyeleri, yirmili yaşlarının ortalarında veya sonlarında olup muhtemelen ilk profesyonel işlerinde birkaç yıldır çalışmaktadırlar. Kuşağın daha genç yarısı ise işgücüne ilk kez giriyor. Kendilerinden önceki diğer kuşaklar gibi, onlar da farklı istek ve beklentilerle birlikte yeni bir zihniyet getiriyorlar. Ayrıca, uzaktan çalışma ve hibrit çalışma da dahil olmak üzere esnek çalışma modelinin yaygın olarak benimsenmesiyle birlikte, birçok şirketin iş yapma biçimini sonsuza dek değiştirecek büyük bir dönüşüm döneminde çalışma dünyasına giriyorlar ve uyum sağlıyorlar .Bu yeni dönemde, Z kuşağının iş yerinde sahip olduğu birçok harika özellik var :Esnekliğe değer veriyorlar; aslında bu onlar için normal bir durum ve bu ortamda başarılı oluyorlar. Birçoğunun geleneksel 9-5, yerinde çalışma ortamında neredeyse hiç deneyimi yok. Teknolojiye, özellikle de dijital iletişime oldukça aşinadırlar. Sonuçta, bilgisayarlar, internet, e-posta, sosyal medya, cep telefonları ve günümüzde sıradan hale gelen diğer birçok kolaylığın olmadığı bir dünyayı hatırlamıyorlar. Bu nedenle, mevcut teknolojileri ustaca kullanırlar ve genellikle yeni teknolojileri erken benimserler. Genellikle bağımsız, yaratıcı ve öğrenmeye heveslidirler . İş yerlerinde iz bırakmak ve bunu hızlı bir şekilde yapmak isterler. Bu yaş grubuna özgü, özellikle de şu anki dönemde karşılaşılan bazı zorluklar da bulunmaktadır: Hem dijital hem de yüz yüze sosyal bağlantıya büyük bir ihtiyaç duyarlar . Uzaktan çalışma ortamında, bu bağlantıları kurmak ve sürdürmek daha fazla çaba gerektirir. Çoğunun yalnızca uzaktan çalıştığı şirketler için çalıştığı veya mevcut uzaktan işlerinin ilk işleri olduğu için, Z kuşağı önceki nesillere göre meslektaşları ve yöneticileriyle daha zayıf, mesafeli ilişkilere sahip olma ve işverenlerinden kopuk hissetme olasılığı daha yüksektir. Bazı Z kuşağı üyeleri için algılanan izolasyon, monotonluk hissi yaratabilir ve can sıkıntısına yol açabilir .Başarıyı hızlı bir şekilde ve kıdemlerinden ziyade katkılarının sonucu olarak beklerler . Başarı beklentileriyle örtüşmediği takdirde hayal kırıklığına uğrayabilirler. Z kuşağı arasında iş değiştirmek olumsuz bir durum olarak görülmüyor. Daha genç olmaları, aile kurma ve kesin taahhütlerde bulunma olasılıklarının daha düşük olması ve uzaktan çalışma sayesinde belirli bir konum veya zaman diliminde çalışma kısıtlamalarından kurtulmaları nedeniyle, Z kuşağı daha hareketli ve mevcut işlerinin bir yönünden memnun değillerse sık sık iş değiştirmeye meyilli. Onlarla iletişim kurmayı başaramazsanız, kapıdan dışarı çıkarlar. Bu yeni nesil çalışanları işe almak, onlarla etkileşim kurmak ve onları elde tutmak için şirketler, uzaktan ve hibrit çalışma ortamlarında faaliyet gösterme ve çalışanları yönetme biçimlerinde evrim geçirmelidir. Peki, bir işletme lideri olarak, iş gücünüzdeki Z kuşağı çalışanlarının uzaktan çalışma ortamında daha ilgili ve üretken olmalarına ve ele aldığımız zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için neler yapabilirsiniz? Misyonunuzu, vizyonunuzu ve değerlerinizi vurgulayın. Z kuşağı üyeleri genellikle amaç odaklıdır; yani güncel olaylar ve toplumsal sorunlar konusunda farkındalık sahibidirler ve temel değerlerine dayalı olarak istedikleri sonuca tutkuyla bağlıdırlar. Değerleri onlar ve kimlikleri için son derece önemlidir ve inandıkları davalara dahil olmayı ve desteklemeyi severler. Bu nedenle, genellikle iyi kurumsal vatandaşlığa gönülden inanırlar. İşverenlerinin değerlerinin kendi değerleriyle örtüşmesini isterler ve çevrelerindeki toplumu önemseyen ve olumlu yönde etkileyen bir şirketle ilişkili olmayı tercih ederler. Z kuşağından bir çalışanı işe alırken, Z kuşağını cezbedecek ve motive edecek şeylere vurgu yapın: misyon, vizyon, değerler ve aktif olarak desteklediğiniz amaçlar. Onların dilini konuşun. Onlara bir amaç doğrultusunda çalışan bir takımın parçası olduklarını hatırlatın. Bu temaları görev süreleri boyunca sürekli olarak iletin. Ayrıca, bireysel rollerinin takımlarına, şirketin geneline, müşterilere ve daha geniş topluma nasıl bir fark yarattığını onlara açıkça anlatmak ve bunu düzenli olarak hatırlatmak da faydalı olabilir. Çalışanların refahına odaklanın. Onlara birey olarak değer verdiğinizi hissettirin. Aslında, başkalarına empati göstermek, her gün örnek teşkil ettiğiniz kuruluşunuzun temel değerlerinden biri olabilir. Yeni çalışanların başarılı olmaları için gerekli ortamı hazırlayın. Yeni işe alınan her çalışan için işe alıştırma ve oryantasyon gerekli süreçlerdir. Ancak ofiste geçirilen zamanın ve yüz yüze etkileşimin daha az olduğu uzaktan çalışma ortamlarında, işe alıştırma ve oryantasyon daha da önem kazanır. Çalışma dünyasına neredeyse tamamen yeni olan ve kendilerini zaten kopuk hissetmeye meyilli olan Z kuşağı için ise, doğru bir başlangıç yapmak kesinlikle çok önemlidir. Uzaktan çalışanların işe alım süreci, yeni çalışanları şirket kültürünüze entegre etmek, onları uyumlu bir ekibin parçası gibi hissettirmek ve eğitmek için en iyi fırsatınızdır. Bu süreç, şirket ve rolleri hakkında önemli her şeyi aktaracak ve başlangıçta güçlü bir bağlılık duygusu aşılayacaktır. Z kuşağı için işe alım ve oryantasyon sürecinizi nasıl geliştirebileceğinizi değerlendirmek için zaman ayırın. Uzaktan çalışma ortamında bu grupla ilgili zorlukları etkili bir şekilde ele almak için prosedürlerinizi ve müfredatınızı bilinçli bir şekilde oluşturun. Yeni çalışanlar ve meslektaşları arasında iyi ilişkiler kurulmasına nasıl yardımcı olabileceğinizi düşünün. Yeni çalışanlara sosyalleşme fırsatlarının yanı sıra, refahı teşvik eden, esnekliği ve iş-yaşam dengesini sağlayan benzersiz avantajlar hakkında bilgi verin. Çalışanlarla sık sık iletişim kurun, işlerin nasıl gittiğini kontrol edin, iş yükleri hakkında bilgi alın, endişelerini giderin ve değerli geri bildirimler verin ve alın. Yöneticilerin her çalışan için özel bir yaklaşım benimsemesi gerekecektir; bazıları haftalık görüşmeleri tercih edebilir, diğerleri günlük görüşmelere ihtiyaç duyabilir. Tersine mentorluk, genç çalışanların yetkilendirilmiş bir pozisyona geçmelerine ve kuruluş genelinde ağ kurma fırsatı bulmalarına olanak tanıyarak özgüvenlerini artırmaya yardımcı olabilir. Ayrıca, kendilerini ekiplerine dahil edilmiş ve kabul edilmiş hissetmelerine de yardımcı olabilir. onların bir amaca hizmet etme ve başkalarıyla bağlantı kurma isteklerini karşılamanın iyi bir yoludur. Öğrenmeyi ve gelişmeyi teşvik edin. İleriye dönük ivme ve amaç arayışları nedeniyle, Z kuşağı hevesli öğrenicilerdir ve yeni fikirlere açıktırlar. Onları motive etmek ve sıkılmalarını önlemek için, kariyer hedefleri ve ilgi alanlarıyla uyumlu bir öğrenme ve gelişim planı oluşturmak konusunda onlarla görüşün.
Kaynak:Sims, G. Managing Gen Z: Leading the next wave of talent,https://www.insperity.com/blog/gen-z-in-the-workplace/,çeviri:Yeliz Yeşil.