ZİHİNSEL YÜK

Bazı ilişki dinamiklerinde, biri sadece o ilişkiyi yaşar diğeri ise sürekli düşünür. Ne alınacak? Ne zaman yapılacak? Nasıl organize edilecek? …şeklinde sürekli çalışan bir zihin düşünün. Bu düşünme şekli ilk başlarda sevgi göstergesi gibi görünse de zamanla zihinsel olarak bir yük olabilir. Bu yük partnerler arasında eşit dağılmazsa ilişkideki denge zamanla değişir.

Zihinsel yük, bir ilişkide sadece yapılacakları yapmak değil aynı zamanda onları hatırlamak, planlamak ve çoğu zaman duygusal süreci de yönetmektir. Bir anlamda ilişkiyi taşıyan görünmeyen bir zihinsel emekten bahsediyoruz.

Kendi sürecinizle ilgili bir düşünün, kim özel günleri hatırlar ve planlar? Kim ilişkiyi canlı tutmak için ilgili küçük detayları düşünür? Bu soruların cevapları genelde hep aynı kişiyi işaret edebilir.

Zihinsel yük görünmezdir. Yapılan fark edilmez, yapılmadığında ise hemen hissedilir. Bu nedenle ilişiklerde bu yükü tek başına taşıyan kişi zamanla yorulacaktır. Burada sadece fiziksel yorgunluktan ziyade zihinsel yorgunluktan ve tükenmeden bahsediliyor.

Bu durum sanki sevgi göstergesi gibi algılandığında, ortada bir problem olmadığı düşünülebilir. Ben daha çok düşünüyorum, çünkü daha çok önemsiyorum, daha çok seviyorum algısı kısa sürelidir. Zaman ilerledikçe, meselenin her zaman sevgi olmadığı hissedilmeye başlanır.

Bazen de bu zihinsel yük algısı, öğrenilmiş sorumluluklardan, kontrol ihtiyacından ya da “ben yapmazsam olmaz” inancından beslenebilir. İşte bu inanç zamanla bir zorunluluğa, göreve dönüşebilir. İlişkiyi tek tarafın sürdürdüğü düşüncesi zihinsel yükü arttıracaktır.

Her konuda denge önemli bir unsur. Burada da dengesizlik büyüdüğünde, ilişkide başka duyguların ortaya çıkma eğilimi olur. Tek taraflı bir zihinsel yük, görülmeme, değersizlik ve gizli öfke duygularını çoğaltabilir.

Hatta bir süre sonra kişi partnerine olan öfkesini kendisine döndürebilir. Önceden sevgi, ilgi gibi görünen bu durum zamanla, bu yükü tek başına taşıyor olmanın ağırlığına karşı kızgınlık duygusu beslenebilir. Hem kendine hem dünyaya kızgın kişilerin sorunu sevgi değil aslında bir denge meselesidir.

İlişkiler sadece birlikte vakit geçirilen zamandan ibaret değildir. Gerçek ilişki, bu zaman dilimindeki yükleri birlikte taşıyabilmek demektir. Bu yükler fark edildiğinde ve paylaşıldığında ilişki de güçlenecektir.

Şimdi kendimize sorma zamanı: Bu ilişkide gerçekten iki kişi mi var, yoksa biri yaşarken diğeri sürekli düşünüyor mu? Zihinsel yük hissediyor muyum?