Araba alacaklar dikkat!
CCL Otomotiv Genel Müdürü Gamze Dündar, otomotiv piyasasında en büyük sorunun yanıltıcı fiyatlar olduğunu söyledi. Dündar, “İkinci el pazarında satılacak bir otomobille sarı sayfalar dediğimiz internet sitelerine girdiğinizde en yüksek ve en düşük fiyatlarda 100 bin, 150 bin fark ettiğini görecekseniz” dedi.
Dündar, değişen otomotiv piyasasıyla beraber dizel arabaların üretiminin yapılmadığını söyledi. Dündar, elektrikli araçlara ilginin arttığını ve vatandaşların yüzde 60-70'inin benzinli otomobil, yüzde 10’unun elektrikli otomobil ve yüzde 10’u da dizel otomobili tercih ettiğini ifade etti.
“Paranın maliyeti yön değiştirdi”
Dündar, şunları kaydetti:
“Satışlarda genel anlamda bakıldığında yurt genelinde bir durgunluk gözükebilir fakat doğru araç ve doğru finans seçeneklerini müşteriye sunduğunuz zaman satışlarımızı arttırabiliyoruz. Burada önemli olan stoktaki araçları doğru müşteriyle buluşturabilmek. Müşterinin isteğini anlamak. Eğer bunu da sağlarsak satışlarımız hareketlenebiliyor. Geçen yıla göre fiyatlarda artış bir nebze var fakat daha da geçmiş yıllara kıyasla daha ince bir çizgide ilerliyor. 2020-2021’li yıllarda pandemi sürecinde haftalık fiyatların değiştiği bir otomotiv pazarı vardı. Geçen yıldan bu yıla ortalama yüzde 5 gibi bir artış oldu. Otomotiv piyasasındaki en büyük sorun yanıltıcı fiyatların olması. Biniciler de bunu yapabiliyor bu işin içinde olan insanlar da bu yanılgıyı yapabiliyor. İkinci el pazarında satılacak bir otomobille sarı sayfalar dediğimiz internet sitelerine girdiğinizde en yüksek ve en düşük fiyatlarda 100 bin, 150 bin fark ettiğini görecekseniz. İnsanlar ‘Benim aracım 100 bin lira eder’ diyip sarı sayfalara ilan yüklüyorlar. Bu da piyasada bir algı oluşturuyor. Biz galericiler sarı sayfalardaki gibi fiyatlar teklif edemiyoruz. Paranın maliyeti yön değiştirdi, eskisi gibi değil. Eskiden 3-5 bin liralar konuşuluyordu aramızda fark yokken şu anda her kalemi hesaplamamız gerekiyor. Araçların alım satım maliyetleri arttı. Faturalama giderleri, sadece kozmetiğe harcadığımız masraflar nerden baksanız karın yüzde 50’sini götürüyor. Ondan dolayı sarı sayfalarla biz galericilerin vermiş olduğu fiyat teklifleri arasında uçurum varmış gibi gözüküyor. Bu rakamlar da yüzde 10’lara kadar ulaştı.
“Birçok marka dizel üretimi yapmıyor”
Dizel üretimi dünyayla beraber her yerde bitti. Birçok marka dizel üretimi yapmıyor. Fakat hala Edirne gibi küçük illerde bu dizel araçlar soruluyor. Çünkü köylü ve depolarında mazotları olan traktörüne kullananlar yine hala dizel araba arıyorlar. Artık satılan araçların yüzde 60 ve 70'i benzinli otomobil, yüzde 10’u elektrikli, yüzde 10’u da dizel diyebilirim. Elektrikli araç çok sattım, satmaya da devam ediyorum. Genelde şöyle oluyor açık konuşacağım, elektrik sistemlerini kurabilenler ya da hanesinde bir adet araba bulunan şehir içi tüketiminden artık sıkılmış insanlar elektrikli araca yönleniyorlar. Biz de aktif olarak elektrikli araç kullanıyoruz. İstanbul'da şubemiz var. Buradan kendi yakıtımızı dolduruyoruz. Elektriği 100 liraya,120 liraya mal ediyoruz. Elektrikli araçta önemli olan menzil. Şehir içinde daha çok tercih ediliyor fakat uzun yolda da deneyimleyip başaran bir kahve veya çayını içene kadar hızlı şarj üniteleriyle maksimum yarım saatte yüzde 80'e kadar ulaşabiliyor. Elektrik araçları da tavsiye ediyoruz ve ayrı da bir pazarları var. Şu anda da devletin desteği var elektrik araçlarında. Onlar biraz geri çekilince fiyatları da artacak. Aynı zamanda prim yapan bir motor haline gelecek.
“Yağın kalitesi bir yıl sonra biter”
Satılan araçların yüzde 90'ı artık otomatik. Bir devir kapanıyor diyebiliriz manuel araçlarla ilgili. Eskiden araç kullanamayan kişiler vs. otomatik kullanırdı. Diye bir yargı var. Fakat şu anda kullanılan teknoloji, kullanılan mühendisliklerle beraber otomatik araç satışı daha fazla. Yüzde 90 oranında otomatik bir araç satıyor. Biraz önce de abi buradaydı. Mesela araç bakım fiyatları şu anda nasıl? Yani en ufak bir masraf kişiye ne kadar mal oluyor? Şimdi araç bakım fiyatlarından önemli olan aslında aracımızın bakımını zamanında düzenli yapabilmemiz. Bir aracın kilometre diyoruz, bir on beş bin kilometrede ya da bir yıl diyoruz. Muhakkak kilometreyi doldurmasa da her yıl aracın yağının değişmesi gerekiyor maalesef. Ön yargı var işte ben 5 bin kilometre yaptım vesaire yaptım. Aracın yağının değişmesine gerek yok. Kesinlikle yağın kalitesi bir yıl sonra biter. Nasıl bizim iliciye, suya ihtiyacımız varsa arabanın da yağ ihtiyacı var. Çünkü motorun tüm ekipmanları yağ içerisinde dönüyor. Siz aracınızın düzenli bakımını yaparsanız herhangi bir problemle karşılaşmazsınız. Bakım maliyetleri etkili servise oranla sanayide Kullanılan parçalar aynı olmak üzere işçilik fiyatlarından kaynaklı. Neredeyse üçte bir fiyatına bakım yaptırabiliyorlar. Tam olarak şu böyle bu böyle diye bir rakam veremem. Markaya göre değişir tabii ki. Fakat dediğim gibi üçte bir fiyatına sanayi içerisinde aracın bakımını aynı şartlarla yaptırabilir. Düzenli bakımı yapılmayan bir otomobilin maalesef motoru zamanla açılır ve motor parçaların fiyatları ile yapılan işçilik fiyatları arasında kıyaslama yaparsak geçmiş yıllara göre nereden baksanız yüzde 100, yüzde 50 fiyat artışları oldu.” Haber Büşra Akıllı