“Buğday fiyatı vicdanları yaralamaktadır”
CHP Edirne Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açıkladığı buğday alım fiyatına tepki gösterdi. Akgüngör, “Bugün bir simidin 20 TL’ye satıldığı bir ülkede, 1 kilogram buğdayın 16,50 TL olarak değer görmesi vicdanları yaralamaktadır. Bu tablo, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığının en açık göstergesidir. Çiftçinin görevi maaşlı çalışanlara ya da fırıncılara ucuz ekmek, simit ve börek sağlamak değildir. Devletin görevi; hem üreticiyi koruyan hem de tüketiciyi gözeten adil tarım politikaları geliştirmektir” dedi.
Akgüngör, kilogramı 16 lira 50 kuruş olarak açıklanan buğday alım fiyatının üreticinin beklentisini karşılamadığını ifade etti. Akgüngör, şunları kaydetti:
“BEDELİ 86 MİLYON VATANDAŞIMIZ ÖDEYECEKTİR”
“Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yeni üretim yılı için açıkladığı ton başına 16,50 TL’lik buğday alım fiyatı, üreticimizin beklentilerini karşılamaktan uzaktır. Artan mazot, gübre, ilaç, tohum ve işçilik maliyetleri karşısında çiftçiye maliyetinin altında fiyat dayatmak, onu üretimden uzaklaştırmak ve borç yükünün altında ezilmeye mahkum etmektir. Bu anlayışla devam edilirse yarın o tarlaları ekecek çiftçi, sürecek traktör bulamayacaksınız. Çiftçi toprağa küstüğünde, üretimden çekildiğinde bunun bedelini sadece üretici değil, 86 milyon vatandaşımız ödeyecektir. Tarımsal üretimi desteklemek yerine çiftçiyi yalnız bırakanlar, yarın buğdayı Rusya’dan, Ukrayna’dan ve başka ülkelerden döviz ödeyerek ithal etmek zorunda kalacaktır. Kendi çiftçisine vermekten kaçındığınız desteği, yabancı ülkelerin üreticilerine dolar ve avro olarak ödeyeceksiniz.
“TÜRKİYE’NİN GELECEĞI ITHALATTA DEĞİL”
Bugün bir simidin 20 TL’ye satıldığı bir ülkede, 1 kilogram buğdayın 16,50 TL olarak değer görmesi vicdanları yaralamaktadır. Bu tablo, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığının en açık göstergesidir. Çiftçinin görevi maaşlı çalışanlara ya da fırıncılara ucuz ekmek, simit ve börek sağlamak değildir. Devletin görevi; hem üreticiyi koruyan hem de tüketiciyi gözeten adil tarım politikaları geliştirmektir. Üretmeden kalkınmak mümkün değildir. Tarımda kendi kendine yetebilen bir ülke olmanın yolu, çiftçinin alın terine sahip çıkmaktan geçmektedir. Bu nedenle açıklanan fiyat yeniden gözden geçirilmeli, üreticinin maliyetleri ve insanca yaşayabileceği bir kazanç dikkate alınarak güncellenmelidir. Çiftçiyi yaşat ki tarım yaşasın, tarım yaşasın ki ülke kazansın. Türkiye’nin geleceği ithalatta değil, kendi toprağında ve kendi üreticisindedir.” Haber Merkezi