‘Bulgaristan’dan su alınması zafiyettir’

DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, son yıllarda yaşanan su sıkıntısı konusunda gündeme getirdiği çözüm önerilerinin dikkate alınmadığını belirtti. Erkin, “Son birkaç yıldır Meriç nehrine gereksiz yere harcanan paraların yarısıyla imdat suyu projelerinin bir kısmı yapılabilirdi. Bulgaristan’dan su satın alınması girişimleri anlamsız ve zafiyettir” dedi.

DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Hüseyin Erkin, son yıllarda özellikle yaz aylarında yaşanan su sıkıntısı konusunda yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Kurak periyota girdiğimiz Son birkaç yıldır, yaz aylarında su sıkıntı yaşanıyor. Konuyla ilgili öneri ve görüşlerimi önceki yıllarda yerel basın ve tv de ifade etmiştim. Lakin dikkate alınmadı. Aynı sıkıntı devam ediyor. Başta DSİ konunun önemi doğrultusunda Meriç ve Tunca vadisinde planlanmış büyük projeler (Çakmak Barajı Sulaması, Çömlekköy Barajı Sulaması, Suakacağı Barajı Sulaması...) için planlama yapmıştı. Lakin Edirne siyasi iradesi bölgemiz için bu önemli projeleri hızla bitirerek hayata geçirme becerisini gösteremedi. Meriç vadisi ve yamaçlarını Meriç nehrinden sulamak için pompaj doldurma(off-stream) barajlar DSİ tarafından planlanmıştır. Altınyazı –Yenikarpuzlu – Sultanköy – Hamzadere - Çakmak barajları ve planlaması bitmiş yapımı beklenen Edirne merkez Çömlekköy ve İpsala Korucuköy barajları da pompaj depolamalı barajlardır. Bu barajlar Meriç te su azalması durumunda imdat suyu olarak kullanılacaktır. Ne yazık ki barajların işletilmesi DSİ’den alınınca su yönetiminde zafiyetler oluşmaya başladı. Hamzadere sulaması henüz bitirilemedi. Çakmak Barajı su aktarma yapıları bitirilemedi. Sulaması kısmen ikmal edildi. Meriç pompa istasyonu iletim kanalıyla Ergene nehrine su verilere kirli su seyreltilerek sulama yapılmaya çalışılıyor. Giderek artan tarımsal girdiler ve elektrik enerji fiyatlarındaki artış bahsettiğim barajlardan sulama yapılmasını giderek zorlaştıracaktır. Büyük miktarda elektrik enerjisi kullanılan bu barajlara DSİ tarafından yenilenebilirenerji santralları yapılarak çiftçilere geri ödemeli devredilmelidir. Meriç ve Tunca nehirlerinde su azalmasına çare olarak kısa sürede yapılabilecek proje önerilerim olmuştu. İmdat suyu olarak kabul edebileceğimiz proje önerilerim.

*Meriç Nehri Ferre ayağına (her yıl Meriç nehri suyu azalınca deniz suyu geri gelmesine engel olmak için batardo sedde ile çiftçilerce nehir yatağı kapatılmaktadır) kauçuk gövdeli şişme regülatör (maliyetini de hesaplayarak avan proje halinde hazırlamıştık) yapılması.

*Tunca Nehri üzerine iki adet küçük regülatör (Değirmenyeni yakınında şelale olarak adlandırılan yere ve Hatipköy yakınına kauçuk gövdeli) yapılması.

*Gölbaba olarak adlandırılan alana çevirme seddeli bir gölet (Nisan ayında Tunca nehrinden pompajla doldurulup nehirde su çok azaldığında buradan su bırakılarak takviye edilecek) yapılması.

 Fazla paraya ihtiyaç duyulan büyük projeler bitene kadar bu yapılar ile imdat suyu temin edilebilirdi.  Son birkaç yıldır Meriç nehrine gereksiz yere harcanan paraların yarısıyla yukarıda önerilen imdat suyu projelerinin bir kısmı yapılabilirdi. İl Özel İdaresince (Arşimet burgu HES için) lastik savak için harcanan 7,5 milyon dolar bu işlerde kullanılabilirdi. 5302 sayılı İl özel İdaresi kanunu uyarınca DSİ ile görüşülerek sözünü ettiğim imdat suyu projeleri İl Özel İdaresince yapılabilir. Küresel ısınma ve kurak periyod önümüzdeki yıllarda da etkisini gösterecektir. Meriç ve Tunca vadisinde su sıkıntısı yaşanmaması için önerdiğim imdat suyu yapılarının DSİ gözetim ve kontrolünde hayata geçirilmesi gerekir. Yapılacak bu regülatörlerden mini santral olarak elektrikte üretmek mümkündür. En önemlisi de suyun en iyi şekilde yönetilmesi ve verimli kullanılması şarttır. Bulgaristan’dan su satın alınması girişimleri anlamsız ve zafiyettir.” Haber Merkezi