‘Çiftçiye verilen destek çay parası oldu’

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, güncellenen tarımsal desteklemelerin artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığını savundu. Buğdayda dönüm başına desteğin 806 TL'den 954 TL'ye yükselmesine rağmen alınabilen mazot miktarının 15,5 litreden 9,5 litreye düştüğüne dikkat çeken kurul, “Bu nasıl bir artıştır? Çiftçinin aldığı bu desteklemeler çay parası olacaktır” denildi.

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu, İpsala Ziraat Odası ev sahipliğinde toplandı. Toplantının ardından yayımlanan kamuoyu duyurusunda buğday, kanola, ayçiçeği ve çeltikte yaşanan fiyat değişimleri ile tarımsal desteklemelere ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Edirne Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“2026 yılı, zor geçen ve kurak geçen 2 yılın ardından yeterli miktarda yağışlar ile tüm çiftçilerimiz için bereketli bir yıl olacağının göstergesiydi. Ürünler hasat edilmeye başlandığında beklentinin biraz altında kalmış olsa da çiftçilerimiz ürünlerini hasat etmişlerdir.

Söylentilerin aksine Edirne genelinde ortalama olarak; buğday 500 kg, kanola 250 kg, ayçiçeği 170 kg. çeltik ilk hasatlarına bakıldığında ise 800 kg olmuştur.

‘ÇİFTÇİLERİMİZİN HAKKI NE OLACAKTIR?’

Buğday sezonu başladığında Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) açıklamış olduğu fiyat 14.750-16.500 TL arasında iken, çiftçilerimiz ürünlerini dökmüştür. Bu durum serbest piyasada ise 10 TL ve 14 TL arasında ürün satılmasına sebep olmuştur. Bu rakamlar, 1 kilo buğday maliyeti 18-20 TL olan buğday için komple çiftçimiz adına zarardır. Fakat ne olduysa oldu; çiftçilerimiz ürününün yüzde 70 -80'ini sattıktan sonra buğday ihracatının serbest bırakılmasıyla birlikte serbest piyasada fiyatlar 18-20 TL aralığına yükselmiştir. Biz Ziraat Odaları olarak soruyoruz: Aradaki bu fiyat farkını kim kazanmıştır? Bu işin çiftçiye yararı var mıdır? Nasırlaşmış elleriyle buğday üreten çiftçilerimizin hakkı ne olacaktır?

‘BU İŞTEN KİM KAZANÇLI ÇIKTI?’

Aynı dönemde hasat edilen kanolanın 1 kg maliyeti 27 TL'dir. Başlangıç fiyatı 22-27 TL seviyelerinde serbest piyasada satılmaktaydı. Fakat ne olduysa çiftçi elindeki malın yüzde 90'ını sattıktan sonra 1 kg kanola 33 TL'ye çıkmıştır. Ziraat Odaları olarak soruyoruz: 15 günlük süre zarfında ne değişmiştir ki yüzde 25 seviyelerinde artış olmuştur? Bu işten kim kazançlı çıkmıştır? 15 gündeki yüzde 25 kar çiftçinin alın terinin karşılığı mıdır, yoksa bu işi alıp satanların karı mıdır?

‘AVANS FİYAT HAYAL KIRIKLIĞI YARATTI’

Ağustos ayının 20'sinden sonra bölgemizde hasadına başlanan ayçiçeği, son 2 yılın kayıp ürünüydü. 2024-2025 yılında çiftçilerimiz 0 ila 100 kg arasında verim biçmişlerdir. Bu dönemde de fiyatların düşük olmasıyla beraber son 2 yılda yüzde 30'a varan ekilişte azalma olmuştur. Ülke için en stratejik olan bu ürün, petrolden sonra en fazla döviz ödenen üründür; sadece ham yağ olarak düşünülmemelidir, hayvan yeminde en büyük hammaddedir. 2026 kış yağışlarının bol olmasından dolayı bu sene hasat verimli geçmiştir. Temmuz ayında hükümetin almış olduğu tarife kontenjanı çok olumlu bir gelişmeydi. Hasadın başlamasıyla beraber 1 sene önceye göre yüzde 30-35 zamlı bandında serbest piyasada satılmaktaydı. Bu umutla çiftçilerimiz Trakya Birlik'in iyi fiyat vereceğini düşünmekteydi. Biz Ziraat Odalarının aldığı duyumlar da bu yöndeydi. Verim ve iyi fiyattan dolayı çiftçilerimiz son 2 yılın zararını büyük ölçüde karşılayacağını düşünürken; hükümetin tarife kontenjanını bozup vergi indirimine gitmesi ve ithalatı 1 Ekime çekmesi, ardından da Toprak Mahsulleri Ofisi'ne 12 bin ton ham yağ ithal etmesi fiyatları 2025 yılı bandına çekmiştir. Bu durumda Trakya Birlik kontrpiyede kalmıştır. Açıkladığı avans fiyat çiftçimizde hayal kırıklığı yaratmıştır.

‘ÇELTİK MALİYETİ 47 LİRA’

Ziraat Odaları olarak soruyoruz: 15-20 gündeki bu fiyat oynamalarından kim karlı çıkmıştır? Çiftçimizin alın terine ne olmuştur? Ülkemiz için stratejik öneme sahip olan ayçiçeğine Trakya Birlik önümüzdeki günlerde iyi bir fiyat vermezse ve hükümet tarife kontenjanına geri dönmezse, 2027 yılında ayçiçek ekilişinde yüzde 30'a varan bir azalma daha görülecektir. Bunun yansıması da ayçiçek yağında %70'e varan dışa bağımlılık oluşturacaktır. Dışarı ödediğimiz döviz neredeyse petrol ile bir olacaktır.

Hasadı başlamış olan Edirne'mizin hem tarımsal hem ticaret kalbi olan çeltik sezonu başlamıştır. İlk sahadan alınan veriler normal bir verim sezonu geçireceğini göstermektedir. Serbest piyasadaki satış fiyatı geçen yılın hasat döneminde satılanın altındadır. Diğer üç üründe yaşadığımız şokları çeltikte yaşamak istemiyoruz. 47 TL maliyeti olan çeltiğe Toprak Mahsulleri Ofisi'nin en az yüzde 35 zam vermesini bekliyoruz. Çünkü Hürmüz Boğazı'ndaki krizden en fazla çeltik üreticisi etkilenmiştir. Ekim zamanında mazot 81 TL, gübre 30 TL civarındaydı. Nehirlerin kışın taşkın yapmasından dolayı arazide diğer yıllardan fazia mazot ve işçilik gideri olmuştur. Sadece çiftçiyi değil, Edirne ekonomisini de ilgilendiren çeltik fiyatları bir an önce açıklanmalı ve TMO alım yapmalıdır.

‘DESTEKLEMELER ÇAY PARASI’

Geçtiğimiz günlerde güncellenen desteklemeler kağıt üzerindedir. 2025 yılında temel destek ve planlı üretim buğdayda dönüm başına 806 TL çiftçiye 15.5 litre mazot aldırıyordu. Bu yıl güncellemeden sonra olan buğdayda dönüm başına 954 TL 9.5 litre mazot almaktadır. Bu nasıl bir artıştır? Kaldı ki çiftçi bu paraları 2027'nın şubat ve mart ayında alacaktır. Korkarız ki etrafımızdaki olaylardan dolayı mazot daha da artacak, litre başına alım daha da aşağıya düşecektir. Sonuçta çiftçinin aldığı bu desteklemeler çay parası olacaktır.

‘ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN ÇEKİLECEK’

Bizim Ziraat Odaları olarak önerimiz; temel ve planlı desteklerin en geç ekim sonuna kadar ödenmesi, düşük fiyatlardan dolayı çiftçinin ettiği zararı karşılamak adına tekrardan kilo başına prim verilmesidir. Yoksa bu yılın sonunda birçok çiftçi üretimden çekilecek, köyler boşalacak, sürdürülebilir tarım tehlikeye girecek, gıda enflasyonu artarak devam edecek, çiftçilerimizin sosyal hayatının dibe inecek ve yüzde 10 olan genç çiftçi oranı azalacaktır. Biz üretmezsek ülke aç kalır.” Haber Merkezi