Cumhuriyet ve Türkiye Cumhuriyeti

Cumhuriyet eğitimdir; eğitim çocuk ve kadındır. Eğitimli çocuk ve kadın bilinçli ve gelişmiş bir toplum demektir. Eğitimli, bilinçli ve gelişmiş bir toplum demokratik bir hayat yaşar. Eğitimli, bilinçli, gelişmiş ve demokratik hayat yaşayan bir toplum üretir. Eğitimli, bilinçli, gelişmiş ve demokratik hayat yaşayan ve üreten bir toplum da refah içinde yaşar.

Mustafa Kemal’in aklına Cumhuriyet fikrini ilk sokan şey, öğrencilik yıllarında okuduğu Voltaire, Jean-Jacques Rousseau, Montesquieu gibi Fransız düşünür ve yazarlardır. Sadece ağır vergilerin değil, aynı zamanda kralın, soyluların ve ruhban sınıfının da altında ezilen Fransız halkı, bu gidişata dur demek için ilk kıvılcımı 14 Temmuz 1789’da Bastille Hapishanesi'ne saldırarak yakar. Halkın kendi kendini yönetmeye başlaması çabuk ve kolay olmamıştır ama kanun önünde eşitlik, insan hakları, laiklik gibi kavramlar o günlerin günümüze olan hediyesidir.

Manastır Askeri İdadisindeki ilk sene Fransızcası zayıf olan Mustafa Kemal, bunu yaz tatilinde düzeltir. İkinci sınıfta Fransızcayı çok iyi okuyup anlayabildiği için kendisinden yüz yıl önce olup biten bu devrimi ve sonuçlarını çok iyi tahlil eder. 7-8 Temmuz 1919’daki Erzurum Kongresi’nde Mazhar Müfit Kansu ‘ya “Zaferden sonra hükümet şekli Cumhuriyet olacaktır.” diye not ettirmesi de Mustafa Kemal’in aklındaki Cumhuriyet fikrinin yazılı kaynaklardaki ilk ispatıdır. Üstelik bunu söylediğinde henüz ne Millî Mücadele başlamıştır ne de Anadolu ve Trakya işgalden kurtulmuştur. Daha Türkiye Büyük Millet Meclisi bile açılmamıştır. Millî Mücadeleyi Erzurum ve Sivas Kongreleriyle başlatan, Kurtuluş Savaşı’nı Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yürüten büyük önder, her şey bittikten sonra yola Cumhuriyet ile devam edeceğinin mesajını o yıllardan vermiştir ve o mesaj 103 yıl önce tam da bugün hayata geçmiştir.

Cumhuriyet eğitimdir; genç Türkiye Cumhuriyeti yeni alfabesiyle, yurdun dört bir yanında açtığı Köy Enstitüleri ile yaş ve cinsiyet ayırt etmeden tüm vatandaşlarını eğitmiştir. Eğitim çocuk ve kadındır; genç Türkiye Cumhuriyeti kız çocuklarının okumasının geleceğin annelerinin eğitilmesi anlamına geldiğini bilmiş ve anneleri de Halkevleri’nde eğiterek bunu hayata geçirmiştir. Eğitimli çocuk ve kadın bilinçli ve gelişmiş bir toplum demektir; genç Türkiye Cumhuriyeti Medeni Kanun’u yürürlüğe koyarak kadınlara eşit haklar vermiştir. Eğitimli, bilinçli ve gelişmiş bir toplum demokratik bir hayat yaşar; genç Türkiye Cumhuriyeti kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermiştir. Eğitimli, bilinçli, gelişmiş ve demokratik hayat yaşayan bir toplum üretir; genç Türkiye Cumhuriyeti dokumadan şekere, uçaktan demir çeliğe fabrikalar açmıştır. Eğitimli, bilinçli, gelişmiş ve demokratik hayat yaşayan ve üreten bir toplum da refah içinde yaşar; genç Türkiye Cumhuriyeti II.Dünya Savaşı’ndan ve onun yarattığı ekonomik buhrandan etkilenmeden gelişmeye devam etmiştir.

*“Cumhuriyet, ahlâkî fazilete dayanan bir idaredir. Cumhuriyet erdem, yüksek ahlak, doğruluk, alçakgönüllülük, insanı iyilik yapmaya yönelten güçtür. Sultanlık, korku ve tehdide dayanan bir idaredir. Cumhuriyet idaresi erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir. Sultanlık, korkuya ve tehdide dayandığı için korkak ve rezil insanlar yetiştirir. Aradaki fark bunlardan ibarettir.” diyerek Türk Milleti için en uygun idare tarzının Cumhuriyet olduğunu ifade etmiştir. Yine Mustafa Kemal, 1926 yılında İzmir suikastı girişiminden kurtulduktan sonra Anadolu Ajansı aracılığıyla yayımladığı bildiride “Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve selametini güvence altına alan prensiplerle medeniyet yolunda tereddütsüz yürümeye devam edecektir." diyerek büyük bir alçakgönüllülük ve gerçekçilikle bir gün mutlaka öleceğini ama temellerini çok sağlam attığı Türkiye Cumhuriyeti’nin onun bu gidişiyle yıkılmayacağını ifade etmiştir.

Mustafa Kemal’i saygı ve minnetle anıyor, bugün kıymetini çok daha iyi anladığımız Cumhuriyet’imizin 103.yaşını büyük bir gurur ve coşkuyla kutluyorum.

*(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II, s. 231)

Olcay DAL

EğitimİŞ Edirne

Şube Sekreteri