EDİRNE ŞEHİR STADYUMU
Şehir stadyumları, gençleri sporla buluşturan ve sağlıklı bir neslin yetişmesine imkân tanıyan mekânlar olmanın ötesinde, toplumun farklı kesimlerini ortak bir heyecan, aidiyet ve renk etrafında bir araya getirerek toplumsal birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sağlayan önemli kamusal alanlardır. Bu bağlamda stadyumlar, sporun birleştirici gücüyle farklı yaş, kültür ve sosyal gruplardan oluşan insanları da ortak bir paydada buluşturarak kolektif hafızanın oluşmasına, kent kimliğinin güçlenmesine ve toplumsal dayanışma duygusunun gelişmesine de zemin hazırlamaktadır.
Cumhuriyet Türkiye’sinde sporun yaygınlaştırılması ve genç nesillerin sporla buluşturulması, çağdaş toplum anlayışının önemli hedeflerinden biri olmuştur. Bu süreçte inşa edilen stadyumlar ve spor sahaları, yalnızca müsabakaların yapıldığı alanlar değil, zamanla kentlerin sosyal yaşamında ve ortak hafızasında kendine özgü bir yer edinmiştir.
Kurtuluş Savaşı’nın ardından Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Edirne’de gençleri spor ile buluşturmak ve toplumda sporu yaygınlaştırmak amacıyla stadyum kurulumu çalışmaları başlatılmıştır.
İlk şehir stadyumunun inşa edilmesine yönelik öncelikli düşünce, şehrin Zindanaltı mevkiinde bulunan mezarlık alanının stadyum olarak değerlendirilmesi yönünde olmuştur. Ancak stadyumun Zindanaltı mevkiindeki mezarlık alanına inşa edilmesi fikrinden zaman zaman vazgeçilmesi, şehir istasyonu yakınındaki bir alanın alternatif olarak değerlendirilmesini gündeme getirmiştir. Böylece, modern bir stadyumun şehir istasyonu civarında inşa edilmesine yönelik ikinci bir proje fikri de ortaya çıkmıştır.
Nitekim yapılan incelemelerle Jandarma Şehitliğinin karşı tarafındaki alanda bir şehir stadyumu kurulması kararlaştırılmış ve belediye bütçesinde bu iş için 2.000 lira ayrılmış olup stadyum tamamlanıncaya kadar da her yıl yeterli ödeneğin tahsis edilmesi kararlaştırılmıştır.
Ancak yaklaşık bir ay sonra bu karardan vazgeçilmiş ve Belediye tarafından Zindanaltı Mezarlığı’nın modern bir stadyuma dönüştürülmesine karar verilmiştir. Bu doğrultuda başlatılan arazi düzleştirme çalışmalarının ilk aşamasını, alandaki mevcut otların temizlenmesi oluşturmuştur. Belediye Başkanı Tevfik Bey, düzleştirme çalışmalarının 15-20 gün içerisinde tamamlanmasının beklendiğini ve çalışmaların ardından alanın kullanıma açılabileceğini ifade etmiştir.
Daha sonraki süreçte dönemin Edirne Valisi’nin girişimleriyle Karaağaç yolu üzerinde, Şehitler Abidesi karşısında bulunan jandarma karakol binasının dinlenme ve duş yeri olarak düzenlenmesi, binanın arkasındaki arazinin ise modern bir stadyuma dönüştürülmesi uygun görülmüştür. Bu amaçla yapılan incelemeye mıntıka merkez heyeti’nden Ekrem, Emin Necmeddin ve Ahmed Şefik Beyler katılmış ve alanın stadyum yapımı için son derece elverişli olduğunu bildirmişlerdir.
Bu gelişmelerin olmasına rağmen yaptığımız araştırmada Aralık 1926 ayına gelindiğinde Nafia İdaresinden alınan kürek ve kazmalarla, ilk stadyumun yapılacağı yer olarak düşünülen Zindanaltı mezarlığına gönderilen mahkûmlara ilk kazma vurdurulmuş ancak mezarlığın kamulaştırılmadan stadyuma dönüştürülmek istendiğini gören Evkaf İdaresi de, derhal müdahale etmiş olacak ki bir günlük başlangıcın ardından stadyum inşaatı girişimi yine durdurulmuştur.
Edirne’de yapılması düşünülen ilk şehir stadının Zindanaltındaki Tatarhane Mezarlığı mı? Yoksa Karaağaç mevkiine mi? yapılması düşünceleri sürüp giderken, Edirne Muhasebe-i Hususiye Müdürlüğü tarafından, Karaağaç yolu üzerinde ve Meriç Nehri’nin sağ kıyısındaki söğütlüğün parka dönüştürülmesi, ayrıca şehir istasyonunun karşısındaki tarlaların düzleştirilerek bir stadyum alanı oluşturulması düşüncesi oluşmaya başlamıştır.
Nitekim yapılan çalışmalar neticesinde Karaağaç mevkiinde istasyon binası karşısındaki alanda bir futbol alanı oluşturulmuştur. Beşiktaş spor kulübünün Bulgaristan seyahati öncesinde geldiği Edirne’de oynanan futbol maçı ile ilgili bilgileri gazete haberi şöyle aktarmaktadır; “…İlan edilen saatte istasyon yanındaki sahaya geldik. Karşılıklı kale direkleri olmasa insanın buraya fundalık diyeceği geliyor. Hiç olmazsa birkaç kuruş yevmiye ile bir adam gönderseydiler de yükselen otları kestirse idiler.” Edirneliler sahaya, Selâhaddin, Talat, Fahri, Kadir, İzzet, Rıza, Vasıf, Hüsnü, Mehmet, Salih ve Nazif ile çıkarken Beşiktaş da, Sadri, Şükrü, Abdi, Nihad, Cavid, Zeki, Selahaddin, Latif, Nafi, Şükrü ve Hayati ile çıkmıştır. Maç 3-1 Beşiktaş’ın galibiyetiyle sona ermiştir.
Bu bağlamda Edirne postası gazetesi nüshasından da Meriç ve Edirnespor birinci takımları futbol müsabakasının 18 Mart 1927 Cuma günü Karaağaç yolundaki sahada oynanacağı belirtilmektedir.
Yapmış olduğumuz araştırma sırasında görülmüştür ki, 1927 yılında Edirne’de eğitim-öğretim faaliyetlerinde bulunan okullarında futbol takımları bulunmakta olup şehir stadyumunda çetin mücadeleler ettiği ve halkın da büyük kalabalıklarla bu maçları zevkle izlediğidir. 29 Nisan 1927 Cuma günü Karaağaç Stadyumu’nda Edirne Lisesi ile Erkek Muallim Mektebi arasında oynanan futbol karşılaşması 2-2 beraberlikle sonuçlanmıştır.
Bu bağlamda Karaağaç istasyon binası karşısında belirtilen saha geçen süre içinde ilgi görmediği ve Karaağaç yolu üzerinde bir alanın şehir stadyumu olarak düzenlendiği, atletizm teşvik müsabakaları ve futbol karşılaşmalarının Karaağaç yolundaki statta yapıldığı belirtilmektedir. Bu alanında büyük ihtimalle daha önce gündeme gelen Jandarma Şehitliği karşısındaki alan olduğu düşünülmektedir.
Ancak geçen süre içinde sahanın futbol ve diğer spor etkinliklerine müsait olmadığı görüldüğünden 1931 yılında stadın tekrar eksikliklerinin giderilmesi için girişimler başlatılmış olup bütçeye ödenek konulması kararlaştırılmıştır. Sahanın çukurlarının düzeltilerek tesviyesi, pist ve futbol sahasının düzenlenmesine vilayet ve belediye işbirliğiyle başlatılmıştır. 1936 yılında Atletizm Federasyon Başkanı Burhan Felek ve mimar Rebii Gorbon (Prof.Dr.) şehrimize gelerek stadyumda incelemelerde bulunmuştur. Süren çalışmalar neticesinde Karaağaç yolu üzerindeki stadyumda düzenlemeler yapılmış ve Trakya Umumi müfettişi General Kazım Dirik’in himayelerinde ve Vali Osman Şahinbaş’ın başkanlığında Edirne Halkevi Spor kolu tarafından büyük bir atletizm bayramı tertip edilmiş olup Müsabakalara Tekirdağ ve Lüleburgaz’dan da yüze yakın sporcu, Edirne kulüplerinden de yüzden fazla sporcu katılmıştır. Stadyuma güzel bir pist yapılmış ve pistin etrafı kırmızı renkli demir direklere geçirilen tellerle çevrilmiş ve halk bu tellerin arkasında yer almıştı. Atletizm yarışmaları sona erdikten sonra Lüleburgazspor ile Edirnespor arasında futbol maçı yapılmış ve maç 4-4 bitmiştir.
İlerleyen yıllarda yaşanılan seller nedeniyle stadyum yine sular altında kalmış ve 1939 yılındaki taşkında, gerek çevre duvarları yıkılan gerekse suların açtığı derin çukurlar nedeniyle zemini tamamen bozulan Karaağaç yolu üzerindeki şehir stadından mevcut durumda yararlanma imkânı bulunmadığı ve yeniden düzenlenmesinin ise oldukça fazla masrafa yol açacağı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğüne bildirilerek yeni bir stadyumun yapılması talep edilmiştir.
Devam Edecek…