‘Edirne’de yeni okul binaları yapılmıyor’
Edirne Çocuk Hakları Derneği, yarı yıl tatilinin ardından eğitimin bir dizi sorunla başlayacağına dikkat çekti. Edirne’de uzun yıllardır yeni okul binaları yapılmadığı belirtilen açıklamada, “Deprem riski gerekçesiyle boşaltılan ya da yıkılan okulların öğrencileri; tarihi, köhne, donanımsız ve kalabalık binalara sıkıştırılmaktadır” denildi.
Edirne Çocuk Hakları Derneği Yönetim Kurulu, yarıyıl tatilinin ardından ders başı yapacak öğrencilerin bir dizi sorunla karşı karşıya kalacağını belirtti. Çocuk yoksulluğunun derinleştiği, devlet okul binalarının yetersizliğine dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“Edirne’de giysi, ayakkabı, kırtasiye ve temel eğitim malzemesine ihtiyaç duyan çocuk sayısı her geçen yıl artmaktadır. Yoksulluğun artışı, en ağır biçimiyle çocukları etkilemektedir.
Derneğimizin de dâhil olduğu pek çok dayanışma ağı aracılığıyla; okul giysisi, kışlık mont, bot ve kırtasiye desteği sağlanmaya çalışılmıştır. Ancak bu destekler, sistematik ve kalıcı çözümler üretilmedikçe sorunu ortadan kaldırmaya yetmemektedir.
‘ÇOCUKLAR AÇ VE YETERSİZ BESLENİYOR’
Edirne’de çok sayıda çocuk, evde ve okulda yeterli ve dengeli beslenememektedir. Ailelerin büyük bir kısmı çocuklarına harçlık vermekte zorlanmakta; bu durum çocukların okul yaşamını doğrudan etkilemektedir. Aç olan bir çocuğun derslere odaklanması, akademik ve sosyal gelişimini sürdürmesi mümkün değildir.
Edirne Belediyesi, derneğimizin de içinde yer aldığı Edirne Laik ve Bilimsel Çalışma Grubu’nun girişimleri ve gözlemci desteğimizle, sınırlı sayıda Meslek Lisesi öğrencisine ücretsiz yemek sağlamaktadır. Bu uygulama olumlu olmakla birlikte kapsamı son derece yetersizdir.
Ayrıca Valilik nezdinde yaptığımız girişimler sonucunda okullara su arıtıcıları takılmış, yıllık bakımları İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Arıtıcı sayısının artırılması hâlinde çocukların ücretsiz ve sağlıklı suya erişimi tamamen sağlanabilecektir.
Tüm öğrencilere devlet tarafından en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve sürdürülebilir yemek sağlanması temel bir çocuk hakkıdır.
‘DEVLET OKULLARININ BİNALARI AZALIYOR, EĞİTİM ORTAMLARI KÖTÜLEŞİYOR’
Edirne merkezde uzun yıllardır yeni devlet okul binaları yapılmamaktadır. Deprem riski gerekçesiyle boşaltılan ya da yıkılan okulların öğrencileri; tarihi, köhne, donanımsız ve kalabalık binalara sıkıştırılmaktadır.
Kırsalda ise köy okulları kapatılmakta, çocuklar taşımalı eğitime yönlendirilmektedir. Bu durum çocukların okulla bağını zayıflatmakta, devamsızlığı ve okul terkini artırmaktadır.
Okullar, giderek eğitim verilen mekânlar olmaktan uzaklaşmakta; sosyal medyada paylaşılan etkinlik ve projelerin öne çıktığı alanlara dönüşmektedir. Çocuklar teneffüslerde sınıflarda ya da betonla kaplanmış küçük bahçelerde vakit geçirmek zorunda kalmaktadır. Oyun alanları, yeşil alanlar ve güvenli sosyal mekânlar yok denecek kadar azdır.
Bazı okullarda tuvalet ve ortak alanların temizliği yetersiz olduğu için çocuklar okulda tuvalete gitmekten kaçınmakta, en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamamaktadır.
Bazı okullarda zekâ oyunları ve benzeri etkinlik alanları bulunurken, bazılarında hiçbir sosyal alan yoktur. Bu durum çocuklar arasında ciddi bir fırsat eşitsizliği yaratmaktadır.
‘EDİRNE’DE KARAAĞAÇ’I HİÇ GÖRMEMİŞ ÇOCUKLAR VARDIR’
Tiyatro, sinema ve kültürel geziler; maddi imkânsızlık yaşayan öğrenciler için ulaşılamaz durumdadır. Edirne’de Karaağaç’ı hiç görmemiş, yaşadığı kenti tanımayan çocuklar vardır.
Şehir içi ulaşım ücretlerinin yüksekliği ve öğrenci indirimlerinin yetersizliği nedeniyle bazı çocuklar sırt çantalarıyla uzun mesafeleri yürümek zorunda kalmaktadır.
Akran zorbalığı ve okul içi şiddet artmaktadır. Öğrenci–veli–öğretmen arasındaki sağlıklı iletişim ve iş birliği ciddi biçimde zedelenmiştir.
OKULDAN KOPUŞ VE ÇOCUK İŞÇİLİĞİ RİSKİ
Kentimizde hâlâ okula devam etmeyen çocuklar bulunmaktadır. Okullarda “uyum sorunu” yaşadığı ifade edilen çocukların Açık Öğretim’e ya da MESEM’e yönlendirildiği gözlemlenmektedir.
MESEM, çocuk işçiliğinin kurumsallaşmış bir biçimi hâline gelmiştir. Güvencesiz, ucuz ve denetimsiz çocuk emeği kabul edilemez. Uygulamanın ortaokul düzeyine kadar indirilmesi ihtimali çocuk hakları açısından son derece kaygı vericidir.
Okuldan kopan erkek çocukların suça sürüklenme, kız çocukların erken evlilik riski artmaktadır.
‘FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ DERİNLEŞİYOR’
Edirne’nin eski mahallelerinde ve kenar semtlerinde yaşayan çocukların sosyal, kültürel ve sportif etkinliklere erişimi yok denecek kadar azdır. Bu çocukların büyük bir kısmının kendine ait bir odası bulunmamakta; kurs, özel ders ya da akademik destek alma imkânı olmamaktadır.
Bu koşullar altında çocukların eğitimde başarılı olmalarını beklemek gerçekçi değildir.
‘KAMU ANAOKULLARI YETERSİZ’
Çocukların erken yaşta sosyalleşmesi, motor ve bilişsel gelişimlerinin desteklenmesi için anaokulları hayati önemdedir. Ancak Edirne’de kamu anaokulu ve kreş sayısı son derece sınırlıdır.
Özel anaokulları, gündüz bakım evleri ve çocuk kulüpleri yüksek ücretleri nedeniyle birçok aile için erişilemez durumdadır.
Edirne, çocuklar açısından sanıldığı kadar eşit, güvenli ve kapsayıcı bir kent değildir. Çocuklar arasındaki yaşam kalitesi farkı; beslenme, barınma, sağlık ve eğitime erişimde her geçen gün daha da derinleşmektedir.
Merkezi ve yerel yönetimleri; çocuklar için mazeret üretmeden, gecikmeden ve sorumluluklarını yerine getirerek harekete geçmeye çağırıyoruz.
Çocukların yaşam hakkı, beslenme hakkı ve nitelikli eğitime erişimi ertelenemez.” Haber Merkezi