Edirne’den dünyaya çağrı

Edirne Barosu, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde tüm karar vericilere seslenerek, gezegenin geri dönüşü olmayan ekolojik bir krizle karşı karşıya olduğunu açıkladı. Baronun açıklamasında, çevreyi korumanın sadece sivil bir sorumluluk değil, aynı zamanda temel bir hukuki ödev olduğu hatırlatılarak, iklim kriziyle mücadelede bilimi ve ekolojik adaleti temel alan politikaların bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu.  

Edirne Barosu tarafından 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yapılan açıklamada, dünyanın ekolojik bir krizle karşı karşıya olduğu belirtildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nde, serhat şehrimiz Edirne’den, tüm insanlığa ve karar vericilere sesleniyoruz: Gezegenimiz geri dönüşü olmayan ekolojik bir krizle karşı karşıyadır.

Anayasa’mızın 56. Maddesi; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir" diyerek temiz bir çevrede yaşama hakkını güvence altına almıştır. Ancak bugün; kontrolsüz sanayileşme, doğa talanı ve derinleşen iklim değişikliği bu hakkı açıkça tehdit etmektedir. Kuraklık kapımızdadır ve su kaynaklarımız alarm vermektedir. İçinde bulunduğumuz dijital çağda, teknolojik gelişmeler ve yapay zeka sistemleri hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Fakat unutulmamalıdır ki; yapay zeka sunucuları, veri merkezleri ve yapay zeka tabanlı sistemlerin soğutma/enerji süreçleri muazzam boyutlarda su tüketmektedir. Teknolojideki ilerleme, doğanın yaşam kaynağı olan suyun hoyratça harcanmasına ve su ayak izimizin katlanmasına neden olmamalıdır. Ekolojik dengeyi hiçe sayan hiçbir dijital veya teknolojik gelişme insanlığın yararına olamaz. Su, yalnızca bir meta değil, yaşamın ta kendisidir. Bu gerçek ışığında şehrimiz Edirne, eşsiz bir çevre mirasına ve bilincine sahiptir. Kadim geçmişinden bu yana suya değer veren ve Edirne Belediyesi ile ilgili kurumların çalışmalarıyla yaklaşık 50 yıldır planlı ve kesintisiz şekilde sağlıklı temiz su temin edilen kentimizde, suyun kıymetini çok iyi biliyoruz. Ancak küresel iklim krizinin yarattığı kuraklık tehdidi göz önüne alındığında, mevcut su kaynaklarımızın korunması ve tek bir damlasının dahi israf edilmemesi hayati bir zorunluluktur.

Edirne Barosu olarak; çevreyi korumanın sadece sivil bir sorumluluk değil, aynı zamanda temel bir hukuki ödev olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. İklim kriziyle mücadelede bilimi ve ekolojik adaleti temel alan politikaların bir an önce hayata geçirilmesini, doğayı tahrip eden projelere karşı hukuki sürecin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.” Haber Merkezi