Ercan’dan kamu çalışanlarına davet
Büro Memur-sen Edirne Şube Başkanı Mehmet Sait Ercan, “Güçlü kazanımlar elde etmek ve daha etkili sendikal bir örgütlenme için kamu çalışanlarını 11 hizmet kolunun tamamında yetkili olan Memur Sen çatısı altında gönülleri birleştirmeye davet ediyoruz” dedi.
Ercan, yetkisiz sendikalara karşı uyarıda bulundu. Ercan, “Yetkisiz sendikaların 15 Mayıs sendika sayım süreçleri yaklaşırken her yıl olduğu üzere bir çok yalan yanlış algılarla ve yanıltmalarla bir kaç tane daha nasıl üye kapabilirim derdindeler. Ancak tecrübe ile sabittir 15 Mayıs sayımları olduktan sonra bunların sesi kesilir” ifadelerine yer verdi.
“Gönülleri birleştirmeye davet ediyoruz”
Ercan, şunları kaydetti:
“Sendikacılığın yasak olduğu bir dönemde gücünü ve işleyişini yasa ve anayasadan almayan illegal bir yapılanma ile etnik köken ve ideolojik yaklaşımlarla; kaldırım taşlarını sökerek, kapıyı pencereyi bankamatiği kırarak sokakları harekete geçirerek sendikacılığın yapıldığı ve sendikaya üyeliğin külfet doğurduğu bir zeminde yedi güzel insandan biri olan fikir, dava, aksiyon, bilge insan gönül adamı, Kudüs Şairi, yazar mütefekkir Merhum Mehmet Akif İnan erdemliler hareketi olarak bir avuç gönül insanı ile birlikte 9 Haziran 1995 tarihinde Memur Sen sendikamızı kurmuştur. O gün yakılan meşale bugün bir Milyondan fazla gönüle dokunarak zirveden ufuklara, ufuklardan yeni umutlara doğru emek ve alın teri mücadelesini sürdürmektedir. Memur Sen aynı zamanda sendikal zeminin etnik köken, ırkçı ve ideolojik sendikal eksenden bir bir kurtarılarak kazanım eksenli sendikacılığı ön plana çıkararak Ülkemizin en büyük sivil toplum kuruluşu olmuştur. Memur Sen Toplu Sözleşme Masasında kamu çalışanlarını 11 hizmet kolunun tamamında elde ettiği yetki ile ile temsil etmektedir. Gelinen noktada yetkili Konfederasyon olarak katıldığı ve yönettiği 7 toplu sözleşme ile kamu çalışanlarına sosyal ekonomik ve kültürel alanlarda yüzlerce kazanıma imza atmıştır. Memur Sen sendikal zemindeki rolü duruşu ve elde ettiği kazanımlar ile dev bir çınara dönüşmüş ve en yakın konfederasyona 2 kat üye farkı atarak diğerlerine göre değil değerlerine göre sendikacılığı ön plana çıkarmıştır. Memur Sen 2025 yılında yapılacak olan 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında yine 11 hizmet kolundaki yetkisi ile temsil edecek ve yeni kazanımlar için mücadele etmektedir. Yetkisiz sendikaların bütün çabalarının ise yetkisizliklerini gizleyerek tamamen algı ve yanılgı odaklı sendikacılık yaptıklarını üzüntüyle izlemekteyiz. Bu yüzden bizler kamu çalışanlarını, sendikal zeminde sendikaların yetki ve pozisyonlarını, kazanımların nasıl bir mekanizma içerisinde üretildiği, sendikal sistemin işleyişi hakkında, eğmeden, bükmeden, doğru ve gerçek verilerle bilgilendirmekteyiz. Kamu çalışanlarının daha güçlü ve örgütlü bir sendikal eksende birleşmeleri sonucunda ancak daha güçlü kazanımlar elde edilebilir. Bu yüzden daha güçlü kazanımlar elde etmek ve daha etkili sendikal bir örgütlenme için kamu çalışanlarını 11 hizmet kolunun tamamında yetkili olan Memur Sen çatısı altında gönülleri birleştirmeye davet ediyoruz. Çünkü içinde bulunduğumuz zeminde yetkisiz sendikaların güçlü bir sendikal sistem için değil parçalanmış ve bölünmüş bir sendikal sistem için çaba sarf ettikleri net olarak görünmektedir. 2024 mayıs sendika sayım sonuçlarında kurulmuş toplam sendika sayısının 242 olduğunu bugün bu sayının 266 ya çıktığını ve her geçen gün bu sendikal enflasyona bir yenilerinin eklendiğini hep birlikte şahit oluyoruz. Halbuki 4688 sayılı ‘Kamu Görevlileri ve Toplu Sözleşme Kanunu’ Yetkili Konfederasyon ve Yetkili Hizmet Kolu Sendikasını esas alır ve Toplu Sözleşme Masası bu eksende işletilir. Hal böyle iken kurulan kurumsal, ünvansal ve sınıfsal sendikalar toplu sözleşme masasında temsil gücü kazanamaz. Kamu çalışanlarını toplu sözleşme masasında temsil gücü kazanmayan bir sendika nasıl kazanım elde edebilir. Çünkü toplu sözleşme masasının muhatabı değildir. Bu şekildeki bir yapılanma sadece kamu çalışanlarının örgütsel ve pazarlık gücünü bölmekten öteye gidemez. Bu yetkisiz sendikaların geçmişten bugüne sayılarına ve temsil oranlarına bakıldığında yetki almalarının da mümkün olmadığını ve böyle bir dertlerinin de olmadığını biliyoruz. Amaç yaptığı üye kadar üyenin aidatı. Bir çok sendikanın binası hizmet mekanizması bile bulunmamaktadır. Tabiri caizse merdiven altı bir yapılanma ile sendikacılık yapılmaktadır. Buna net bir örnek verirsek hizmet kolumuzda 42 sendika bulunmakta ve bunlardan 32 tanesinin üye sayısı 1000 ve çok altında sendikalardan oluşuyor. Bu şekildeki sendikal yapılanma kamu çalışanlarına fayda değil zarar verir”
“Asla şüphemiz yoktur”
“Bu yüzden 4688 sayılı ‘Kamu Görevlileri ve Toplu Sözleşme Kanunu’ çok acil olarak tamir ve revize edilerek ve her geçen gün sendikal enflasyonu doğuran bu çarpık sistemin onarılması, kamu çalışanlarının daha güçlü kazanımlarla buluşması ve sendikal İtibarın kazandırılması için gerekli ve de zorunludur. Yoksa sendikal zemin her geçen gün daha fazla etkisiz hale dönüştürülecek ve itibarsızlaştırılacaktır. Böyle bir sistemin devam ettirilmesi ile kamu çalışanlarının güçlü bir şekilde temsil edilmesi sağlanamaz. Biz Büro Memur-Sen Edirne Şubesi olarak da sendikamızın dünden bugüne bugünden yarınlara taşınmasında birlik ve beraberlik ruhumuza kardeşlik şuurunu da katarak sendikal teşkilatlanmamızın örgütsel gücümüzün daha güçlü bir şekilde temsil edilmesi ve kamu çalışanlarının beklenti ve taleplerinin karşılanması için mücadelemizi arttırarak sürdürmekteyiz. Hiç bir hizmet kolunda yetkisi olmayan yetkisiz sendikaların ürettikleri algılarla sendikal zeminin kirletilmesine ve kamu çalışanlarına kazanım üretme mekanizması olan Toplu sözleşme masasının güçsüz ve etkisiz hale dönüştürülmesine kamu çalışanlarının müsaade etmemesi gerekir. İşte bu yüzden mücadelemizin ne kadar önemli ve anlamlı olduğunun farkında olarak dünden daha fazla emek vererek daha fazla fedakarlık yaparak hem üyelerimizin bilgilendirilmesi ve hem de yeni sendikal kazanımların mücadelesi için birlik ve beraberlik içerisinde daha fazla çalışmamızın bir zorunluluk olduğunu görüyor ve bu bilinçle mücadelemizi sürdürüyoruz.
Çünkü biz bu mücadeleyi vermezsek sendikal zemin geçmişte olduğu üzere etnik köken ve ideolojik yaklaşımlarla kirlenecektir. Bunun doğuracağı sonuçlar hepimizi olumsuz etkileyecektir.
Bu yüzden yükümüzün, sorumluluğumuzun ve vebalimizin ne kadar ağır olduğunun farkında ve bilincindeyiz. Ancak niyetimiz, samimiyetimiz, azim ve gayretimiz, birlik ve beraberliğimiz her türlü zorluğun altından kalkacak büyüklüktedir. Bunda asla şüphemiz yoktur” Haber Merkezi