Ergene mosmor akıyor!

Su- Enerji Yöneticisi, DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, Edirne’deki Ergene Nehri’nin 35 yıldır sanayiciler tarafından kirletildiğini ve bunun görmezden gelindiğini belirtti. Erkin, “Ergene Kirliliği artık müzmin bir hal almıştır. Trakya Ergene Havzası kirliliği çaresiz bir şekilde bölgesinin doğal yaşamını ve ekolojik dengesini yok etmektedir. Para cezaları ve palyatif çözümlerle müzminleşen Ergene Nehri kirliği çözümü Allaha havale edilmiş görünüyor” dedi.

Su- Enerji Yöneticisi, DSİ Emekli Bölge Müdür Yardımcısı Yüksek Mühendis Hüseyin Erkin, Ergene Nehri’nin çevresel zarar vermeye devam ettiğini belirtti. Erkin, yaptığı yazılı açıklamada 1990’lı yıllarda kendini göstermeye başlayan Ergene’deki kirliliğe bir dönem dikkat çekildiğini, ancak sonuçsuz kaldığını ifade etti. Erkin, açıklamasında şunları kaydetti:

‘KRONİKLEŞEN ERGENE ETRAFA TEHLİKE SAÇIYOR’

“Ergene Nehri, 45 yıldır giderek artan toksik etkisi Ergene ovasını öldürdüğü gibi etrafına da telafisi mümkün olmayan çevresel zararlar vermeye devam etmektedir. Çerkezköy hinterlandında başlayan çarpık sanayileşme, Çorlu ve Lüleburgaz üçgeninde kontrolsüz bir şekilde büyümüştür. Doksanlı yıllarda kokusu ve kirli suyu ile kendisini göstermeye başlayan Ergene, giderek sanayi atıksularını Meriç nehrine taşıyan deşarj kanalına dönüştü. İlk zamanlar toplumsal gösteriler ile kirliliğe tepki gösterilerek yetkililerin dikkatleri çekildi. Lakin kimse umursamadı.2003 yılında bölge milletvekilleri konunun meclis araştırması ile çözümü için araştırma önergesi verdiler. DSİ olarak bizde mecliste konu ile ilgili sorunlar ve çözüm önerilerimizi anlatmıştık. Hatta bölgenin Sanayi tesislerinin ihtiyacı olan proses sularının yeraltı kuyularından çekilmesi yerine, DSİ olarak sanayiciler için ‘’YONCALI BARAJI’’ projesini hazırladık. Projenin inşası protokolü bile imzalandı. Lakin  sanayiciler masraftan kaçınıp barajı yapmak istemedi. Yeraltı suları tamamen çekilerek kirletilip tüketildi. Maalesef sanayicilerin verdiği zararlar görünmezden gelinerek Ergene vadisine zarar verilmeye devam edildi. Alındığı söylenen lafta önlemler Ergene kirliliği için hiçbir sonuç çıkarmadı. AKP iktidarının para harcamayı ve şovu seven müsrif bakanı ‘’Ergene Şafak Harekatı’’ ile projeler uyguladı. Nehirde yüzülecek, balık tutulacak dendi. Lakin bu kadar masraf ve zaman kaybına rağmen Ergene aynı kirlilikte akmaya devam etti. Kendi kaynağından yaklaşık 1 m3/s debi ile doğan Ergene nehri, düzensiz konuşlanan sanayi tesislerinin yeraltı kuyularından çektiği suların prosesler sonrası kirletilerek Ergeneye bırakılan arıtıldığı söylenen suların katılımıyla Uzunköprü de debisi 6 m3/s ye kadar çıkmaktadır.

UZUNKÖPRÜ’DE MOSMOR AKIYOR

Çerkezköy OSB’nin ve Çorlu Deri OSB ortak kullanılan arıtma tesislerine ilave 6 ad yeni OSB arıtma tesisi yapıldı. Lakin Ergene hala eskisi gibi kirli akıyor. Oluşan kamuoyu tepkilerini azalmak için ‘’Ergene Temizleniyor’’ iddiasıyla, Ergene Nehri Marmara Denizine derin deşarj yapılacak dendi. 120 milyon dolarlık proje ile 400 bin m3/gün su kısmen arıtılmış sulamaya uygun olmayan tuz oranı yüksek olarak denize verilecek şekilde uygulamaya sokulacaktı. Lakin sadece açılış için bir miktar kısmen arıtıldığı söylenen su deşarj edildi. Tünel çöküp tamir edildikten sonra denize deşarj işlemi durdu. Fabrikaların arıtma tesisleri yeni yapılan OSB’lerin arıtma tesislerine bağlanmadığı için derin deşarj projesi atıl kalmıştır. İşlevsiz olarak proje ortada durmaktadır. Harcanan paralar heba edilmiş görünüyor. Ergene Nehrinin kirli sularını Marmara derin deşarj sistemi ile Marmara Denizi de Ergene ovası hinterlandı gibi kirletilecektir.

’35 YILDIR GÖRMEZDEN GELİNDİ’

Görüldüğü gibi 35 yıldır sanayicilerin Ergene’yi kirletmesi görmezden gelindi. Çözüm sağlamayan palyatif projeler gündeme getirilerek fazlaca paralar harcanarak kamuoyunun gazı alınmaya çalışıldı. Ergene Kirliliği artık müzmin bir hal almıştır. Trakya Ergene Havzası kirliliği çaresiz bir şekilde bölgesinin doğal yaşamını ve ekolojik dengesini yok etmektedir. Bölgede yaşayan insan ve canlılar çaresizlik içinde umutla Ergene’nin kirlilik hastalığının tedavisini gözlemektedir.

‘ÇEVRE VE İNSAN SAĞLIĞI İÇİN BÜYÜK TEHLİKE OLUŞTURUYOR’

Ergene Nehrinin kirli sularında yer alan ağır metal ve aşırı tuz bileşenleri yanında bilmediğimiz yeni maddelerin varlığı ortaya çıktı. Türkiye’nin ilaç fabrikalarının çoğu Trakya’da konuşlanmıştır. Bunların atık sularının verdiği zararlarda ortaya çıktı. Mart 2022 yılında Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’nden uzmanlar, İngiltere York Üniversitesi’nin öncülüğünde, 258 nehri içine alan ve dünya ölçeğinde yapılan “Dünya Nehirlerindeki İlaç Kirliliği” araştırması kapsamında Ergene Nehri’ni incelediler. Ergene Nehri, dünyada aktif farmakolojik bileşenler açısından en kirli yüzde 20’lik dilimde yer aldı. Ayrıca nehrin suyunda, antibiyotik ile ağrı kesici ilaçlarda kullanılan temel etkin maddelerin yoğunluğu dikkat çekti.  Araştırma bulguları Ergene Nehri’nin dünyada en kirli yüzde 20’lik dilimde yer aldığını gösterirken nehir sularındaki ilaç bileşenlerinin insan sağlığı ve çevre açısından ciddi tehlike oluşturduğunu da gözler önüne serdi. Raporda; ‘’Bu maddelerin nehir ekosistemlerine etkileri konusunda araştırmalara devam edilmeli. Bunların nehirde yaşayan canlıları nasıl etkilediğini anlamalıyız. Özellikle son yıllarda çok konuşulan antibiyotiklerin suda yaşayan mikroorganizmalar üzerindeki etkisi iyi incelenmeli denmektedir’’ York Üniversitesi’nin paylaştığı bilgiye göre en kirli nehirler genellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunuyor. Bu ekonomilerde kötü atık su yönetiminin olduğu bölgelerde nehir sularındaki aktif farmakolojik bileşenler artıyor. Dünya çapında Pakistan, Bolivya ve Etiyopya’daki nehirler en kirlileri arasında yer almaktadır. Maalesef Trakya da Ergene Vadisi de bu gurupta yerini almıştır.

‘ÇÖZÜMÜ ALLAH’A HAVALE EDİLDİ’

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56’ncı maddesiherkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu belirtirken çevreyi geliştirme, çevre sağlığını koruma ve çevre kirlenmesini önlenmesinin devlet ile vatandaşların ortak sorumluluğunda olduğunu belirtmektedir. Anayasa’da yer alan bu maddeye istinaden çıkarılan 2872 sayılı Çevre Kanunu su yönetimine ilişkin çok sayıda esası barındırmaktadır.

Anayasa hükmüne rağmen, para cezaları ve palyatif çözümlerle müzminleşen Ergene Nehri kirliği çözümü Allaha havale edilmiş görünüyor.” Haber Merkezi