Evrenin Gizli Anlaşması: İstemek mi, Yoluna Düşmek mi?
"Bir şeyi gerçekten istiyorsanız, onu gerçekleştirmek için tüm evren size yardım eder." Simyacı’nın bilge kralı Melchizedek’in bu cümlesi, modern insanın en çok sığındığı, belki de en çok yanlış anladığı felsefi limanlardan biridir. Kulaktan kulağa yayılan bu söz, çoğumuza oturduğumuz yerden yıldızları izleyerek mucizeler beklemeyi vadeder gibi görünür. Oysa bilgenin fısıldadığı sır, pasif bir bekleyiş değil, aktif bir adanmışlık hikayesidir.
Gerçekten istemek ne demektir? Bir vitrindeki elbiseyi, bir araba modelini ya da bir kariyer basamağını arzulamak mı? Hayır. Bilgenin bahsettiği "gerçek istek", insanın ruhunda yaktığı ve rüzgar ne kadar sert eserse essin sönmeyen o büyük ateştir. Bu öyle bir odaklanmadır ki, insanı konfor alanından çıkarır, uykularını böler ve onu bir amaca dönüştürür.
İşte tam bu noktada evren sahneye çıkar. Ancak evren, gökyüzünden sihirli değnekler indiren mistik bir güç değildir. Evrenin yardımı, insan zihninin ve algısının muazzam dönüşümüyle başlar. Psikolojide "algıda seçicilik" dediğimiz şey, aslında evrenin ilk yardımıdır. Bir hedefe tüm varlığınızla kilitlendiğinizde, daha önce yanından geçip de görmediğiniz bir insan, okuyup da fark etmediğiniz bir ilan ya da önemsiz sandığınız bir sohbet birdenbire hayatınızı değiştiren bir köprüye dönüşür. Evren kapıları açmaz; evren, zaten orada duran kapıları görebilecek gözü size verir.
Üstelik bu yolculuk her zaman pürüzsüz değildir. Çoğu zaman evrenin ilk yardımı, karşınıza çıkardığı devasa engellerdir. Bu engeller birer cezalandırma değil, bilgenin bahsettiği o "gerçek isteği" test etme biçimidir. "Gerçekten mi istiyorsun, yoksa sadece geçici bir heves mi?" sorusunun yanıtı, o fırtınalarda gizlidir. Siz pes etmeyip yürümeye devam ettikçe, yaydığınız o sarsılmaz kararlılık enerjisi çevrenizi de dönüştürür. İnsanlar, inançlı bir ruhun arkasından gitmeye, ona omuz vermeye gönüllü olurlar.
Sonuç olarak, evren bir dilek kutusu değil, muazzam bir yankı odasıdır. Siz oraya korku ve kararsızlık fırlatırsanız, hayat size bahaneler sunar. Ancak oraya net bir irade, sarsılmaz bir inanç ve dökülen alın teri fırlatırsanız, tüm taşlar birer birer yerine oturur.
Bilge haklıydı; evren size yardım eder. Ama unutmayın, evren sadece yola çıkanlara, yolun tozunu yutmayı göze alanlara rehberlik eder.