‘Hayvanlar hakaret malzemesi yapılamaz’

Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu Edirne İl Temsilcisi Fitnat Şebnem Dağ, Edirne’de bir CHP İl yöneticisinin sosyal medya paylaşımında hayvanları hakaret malzemesi olarak kullandığını öne sürdü. Dağ, “Ömrü boyunca sahibine bağlı kalan bir canlıyı, nefret söyleminin ve hakaretin aracı hâline getirmek kabul edilemez” dedi.

Dayanışma Hayvan Hakları Federasyonu Edirne İl Temsilcisi Fitnat Şebnem Dağ, hayvanların hakaret malzemesi olarak kullanılmaması gerektiğini belirtti. Edirne’de CHP’li bir il yöneticisinin sosyal medya paylaşımında hayvanları hakaret malzemesi yaptığını öne süren Dağ, “Hayvanları hakaret malzemesi yapmak ne vicdana sığar ne de kabul edilebilir bir siyasi dildir. Bizim bir kap su verdiğimiz, bir kap mama koyduğumuz, canımız gibi gördüğümüz hayvanlar; sadakatin, sevginin ve masumiyetin simgesidir. Ömrü boyunca sahibine bağlı kalan bir canlıyı, nefret söyleminin ve hakaretin aracı hâline getirmek kabul edilemez. Bu mesele yalnızca talihsiz bir paylaşım değildir. Bu mesele, yaşam hakkına bakışın göstergesidir. Hayvanları aşağılayarak siyaset yapan bir anlayış; yaşam hakkını anlamamış, vicdanı kavrayamamış bir anlayıştır” dedi.

‘HAYVANLARI AŞAĞILAYAN BİR ZİHNİYET, İNSANI DA ADALETİ DE TEMSİL EDEMEZ’

CHP’nin hak, hukuk, adalet söylemiyle siyaset yaptığına dikkat çeken Dağ, “O halde yaşam hakkını küçümseyen, hayvanları hakaret malzemesi yapan bu zihniyet karşısında da aynı kararlılığı göstermek zorundadır. Çünkü temsil makamları yalnızca unvan taşıyanların değil, temsil ettikleri değerlerin de aynasıdır.

Biz bugün de aynı yerde duruyoruz. Kimden gelirse gelsin, yaşam hakkını hedef alan dili reddediyoruz. Hayvanları aşağılayarak siyaset yapılmasına dün de karşıydık, bugün de karşıyız, yarın da karşı olacağız. Yaşam hakkına bu kadar yabancı, hayvanları hakaret malzemesi olarak gören bir zihniyetin temsil ettiği tek şey kendi seviyesidir. Böylesi bir anlayışın temsil makamlarında yeri yoktur. Gereğini yapmak artık bir tercih değil, kurumsal bir sorumluluktur. Sessiz kalınırsa tartışılan yalnızca bir paylaşım olmayacak; o paylaşımı taşıyan zihniyet ve ona gösterilen kurumsal tavır olacaktır. Çünkü hayvanları aşağılayan bir zihniyet, insanı da adaleti de temsil edemez. O koltuklar yaşam hakkını küçümseyenlere değil, onu savunabilecek vicdana emanet edilmelidir.

Çünkü bazı koltuklar sadece oturmak için değil; temsil ettiği değerlerin ağırlığını taşıyabilen vicdanlar içindir. Vicdanını yitirenler ise o ağırlığın altında er ya da geç kalır” ifadelerini kullandı. Haber Merkezi