“Hekimlerin yüzde 59’u şiddete uğruyor”

Edirne Tabip Odası Başkanı Sibel Pekdemir, hekimlerinin yüzde 59’unun iş yerlerinde şiddete uğradığını ve güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu söyledi. Pekdemir, “Bugün hekimlerin, yüzde 59'u iş yerinde şiddete uğradığını ifade etmektedir. İş yerlerimizde, Kapılarda X-ray cihazı, güvenlik görevlileri, metal dedektörleri, kameralar, panik butonları, alarmlar güvenlik önlemleri yoktur veya yetersizdir” dedi.

Edirne Tabip Odası Başkanı Sibel Pekdemir, 17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü dolayısıyla Edirne Tabip Odası’nda basın açıklaması gerçekleştirdi. Pekdemir, sağlıkta şiddetin doğrudan ve dolaylı yollarla körüklendiği ve olağanlaştırıldığı bir sağlık sistemini kabul etmediklerini ifade etti.

“Güvenlik önlemleri yoktur veya yetersizdir”

Pekdemir, şunları kaydetti:

“Türk Tabipleri Birliği olarak, Dr. Ersin Arslan'ın aramızdan ayrıldığı 17 Nisan'ı ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’ ilan ederken sağlık emek-meslek örgütleri ile birlikte her yıl düzenlediğimiz anma etkinliklerinde ve basın açıklamalarında hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik tırmanan şiddete dikkat çekmeye çalıştık. Siyasi iktidar ise çağrılarımız ve çığlıklarımız karşısında duyarsız kaldı. Hem sağlık alanında hekimler ve sağlık çalışanları ile hastaları karşı karşıya getiren hem de toplumsal alandaki şiddeti artıran politikalara yenilerini ekledi. Bugün hekimlerin, yüzde 59'u iş yerinde şiddete uğradığını ifade etmektedir. Bunların yüzde 58'i sözlü taciz, zorbalık ve tehditler ile psikolojik şiddete, yüzde 22'si dayak, tekme, tokat, bıçaklama, ateş etme, itme, ısırma ile fiziksel şiddete maruz kaldığını belirtmiştir. Her iki şiddet türünde de hastalar ve hasta yakınları en sık fail; acil servis ve poliklinikler ise en sık şiddet ortamları olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüzde 89'u çalışırken şiddete maruz kalacağı endişesini taşımaktadır. Yüzde 91'i sağlıkta şiddetle ilgili mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı kanaatinde olup, neredeyse tümü caydırıcı yasal düzenlemeleri ivedilikle talep etmektedir. İş yerlerimizde, Kapılarda X-ray cihazı, güvenlik görevlileri, metal dedektörleri, kameralar, panik butonları, alarmlar güvenlik önlemleri yoktur veya yetersizdir. Aydınlatma gibi çevrenin iyileştirilmesine düzenlemeler, ziyaretçi kontrolü gibi genel erişim kısıtlamaları eksiktir. Daha önce şiddet eğilimi gösterenlerin farkında olmak için bir merkezi bir kayıt mekanizması yoktur. İletişim/çatışma yönetimi gibi konularda personel eğitimi yapılmamaktadır.

“Bu sağlık sistemini kabul etmiyoruz”

17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü'nde bir kez daha söylüyoruz.  Sağlığın meta, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının köle, hastaların müşteri haline getirildiği, birinci basamak sağlık hizmetlerinde koruyucu sağlık politikalarından uzaklaşıldığı, aile sağlığı merkezlerinde sağlıklı ve güvenli koşulların sağlanamadığı, şehirlerin merkezlerindeki hastaneler birer birer kapatılırken, uzak noktalara konumlandırdıkları şehir/şirket hastaneleri ile tüm yurttaşların geleceğinin çalındığı, üniversite hastanelerinin ve tıp eğitiminin her anlamda niteliksizleştirildiği, randevuların alınamadığı, alınabildiğinde ise muayenelerin beş dakikaya sıkıştırıldığı, ameliyatların yapılamadığı, hastalıkların önlenemediği, sağlık hakkının yok sayıldığı, hekimlerin ve sağlık çalışanlarının güvencesiz çalışma koşullarıyla ve mesleki özerkliğe yapılan müdahalelerle kuşatıldığı, tükenmişliğe itildiği, istifaya ve göçe zorlandığı, şiddetin doğrudan ve dolaylı yollarla körüklendiği ve olağanlaştırıldığı bir sağlık sistemini kabul etmiyoruz.” Haber Büşra Akıllı

https://www.youtube.com/watch?v=t5rM09JLiDE&feature=youtu.be