İktidarı ayakta tutan faktör CHP’dir!
Recep Çınar
07.03.2026 tarihli Ulusal basında yer alan bir haber, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir İslam devleti değildir. Laik demokratik bir hukuk devletidir. Siyasi menfaatleriniz için kullandığınız yargıya rağmen, yapılaşmalarına izin verdiğiniz cemaatlere rağmen bu ülke asla bir İslam devleti olmayacaktır” şeklinde!
Kim mi söylemiş? CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici!
CHP zihniyeti, bu milleti bin yıllık medeniyet değerlerinden koparmak için 1950 yılına kadar yapmadıkları kalmadı.
Ama bu milletin (istisnalar hariç) dini İslam. İslam ise kurallarını kâinatın yaratıcısı Allah’ın koyduğu bir Din/Düzen, hayatımızı her sahada tanzim eden bir sistemdir!
Bu millet bir asırdır aslına dönemiyorsa, baş engel CHP zihniyetidir! Merhume Alev Alatlı Hanım şöyle diyordu; “Ne biçim Türkleriz ki, bizim ideolojimizi bir Yahudi yazıyor! Zira Yahudi Moiz Kohen, (Munis Tekinalp) Kemalizm’in ideologudur. Tıpkı Agop Dilaçar’ın Türk Dil Kurumu’nun başuzmanı ve Ermeni olması gibi!”
Harf inkılâbının Türkiye’de ortaya çıkardığı manzarayı meşhur İngiliz Tarihçisi Arnold Toyybe , “A Study Of History” isimli kitabında, “Alfabenin değişimi ile Osmanlı Kütüphanelerini yakmaya lüzum kalmadı. Bu kitaplar Örümceklerin, yuva yaptığı raflarda kalmaktan başka bir şeye yaramayacak” demektedir. (Darbeden vesayetler Nur Albayrak).
Hâlbuki medeniyet yazı üzerine kurulur. Kılık kıyafeti değiştirdiler (Bu millet Doğunun en güzel giyinen milleti iken çırıl çıplak bırakıldı). Yetmedi, Ezan’ı Türkçeye çevir, Dini eğitimini yasakla, İslam’ın haram kıldığı içki, kumar, fuhuş… her şeyi serbest kıl… Bu millete kültür soykırımı yaptılar. Elbette maksadımız tüm CHP taraftarlarını ayni kefeye koymak değil. CHP’ye oy verenlerin çoğu dinine, tarihine sahip çıkan insanlar, ama yanıltılıyorlar. Bizim milletimiz bin yıllık dünya hayatında kötü zihniyetlerden uzak olduğu sürece üç kıtada inancı ve ırkı ne olursa olsun her kesimin huzur, refah ve barış içerisinde yaşamalarını sağlamıştır.
Kimse kimsenin dinine inancına müdahale etmeye hakkı yoktur. Herkes istediği Din’e inanma hakkına sahiptir, Ama başkasının inancına müdahale etmeye de kimsenin hakkı yoktur! CHP’nin Din’e karşı bu tutumu devam ettiği sürece artık tek başına iktidara gelmeyi aklından bile geçirmesin!
Bu zihniyet dünün bugünün değil, Osmanlı’nın son zamanlarında ortaya çıkmış bir zihniyet. O yıllarda (1870’li yıllar) “Dinde yenilik” süreci başlamıştı. Osmanlı’nın yıkılmasıyla da Müslüman’ca yaşama hakkı da kısıtlanmıştı.
1948 yılına gelindiğinde, tek parti dönemi tarihe gömüldüğünde CHP iktidarı gevşedi! Çok parti dönemi başlayınca Kur’an Kursu, İ.H. Kursları açılmasına evet denildi. Tabii bunlar halkın oyunu alabilmek için sınırlı ve göstermelik idi. Zira 163. Madde türü mevzuatla her davranış suç kavramına alındı. 1950 sonu ise kapı aralandı ve her yıl sayısı artan İ.H. Okulu, Kur’an Kursu ve talebe artışı oldu, İlahiyat Fakülteleri açıldı.
Peki, TCK'nın 163. maddesi nedir?
1950 öncesi Türk Ceza Kanunu'nun 163. maddesi, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki düzenini dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla propaganda yapan veya telkinde bulunan kişileri cezalandırmak ile ilgiliydi. Bu madde, 1991 yılında Turgut Özal'ın Cumhurbaşkanlığı döneminde yürürlükten kaldırılmıştır.
Peki, Allah (cc) bu konuda ne diyor!?
(Maide Suresi 44. Ayet’in son Cümlesi); “… Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta kendileridir.”
Kafirun Suresinde ise şunlar bildirilir; (Bir bakıma uyarı olarak)
- De ki: Ey kâfirler! (İslam Dinini/Düzenini kabul etmeyenler)
- Ben sizin ibadet ettiklerinize ibadet etmem.
- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmiyorsunuz.
- Ben sizin ibadet ettiklerinize asla ibadet edecek değilim!
- Siz de benim ibadet ettiğime ibadet etmezsiniz!
- O halde sizin dininiz/düzeniniz size, benim dinim/düzenim bana.
Milli Görüş'ün ilk partisi olan Milli Nizam Partisi (MNP), 26 Ocak 1970 tarihinde kurulup Ülke Siyasetine dâhil olmasıyla her şey değişti! Çünkü O, son yüzyılda ortaya çıkan Sağcı, Solcu, Şucu, Bucu… Sıradan bir Parti değil, Hakkı üstün tutan, Adaleti sağlayan, Yaşanabilir Bir Türkiye; Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya’nın kurulmasını hedeflemişti.
Millî Görüş hareketinin bazı temel ilkeleri şöyle;
- Adil Düzen: Faizin olmadığı bir serbest piyasa ekonomisini öngörür ve reel ekonomiye dayanır.
- Önce Ahlak ve Maneviyat: Siyasi hayata bu ilkeyi yerleştirmeyi hedefler.
- İslâm Birliği: Dünyadaki İslami ülkelerini birleştirerek yeni bir dünya kurmayı amaçlar. (Amerika Birlik oluşturmuş, Avrupa Birlik oluşturmuş, 60 Müslüman ülke niye Birlik kuramıyor? Merhum Erbakan Hoca 8 ülke ile başlamıştı D-8’ler.Ama içimizdeki beyinsizler yüzünden neticeye ulaşılamadı!
- Hak Anlayışı: Haksız kazanca ve ekonominin sömürü temelinde olmasına karşıdır.
- Garson Devlet Anlayışı: Rantiyeye akan muslukların halka akmasını savunur.
- Yerli Üretim: İğneden uçağa kadar her alanda milli ve yerli üretimi destekler.
- Antiemperyalist ve Antisiyonist Duruş: Emperyalist dünya düzenine ve Siyonizm’e karşıdır.
- Teşkilat Disiplini: Planlı, programlı ve teşkilatlı çalışmayı esas alır.
- Ümmetçilik: “Müminler ancak kardeştir” düsturuyla anti kavmiyetçi, ümmetçi bir fikriyatı benimser.
Geçmişte Milli Görüş Partilerinin (MSP ve RP) ortak da olsa iktidarda olduğu dönemleri bir inceleyin bakalım, diğerlerinden farkı neymiş ve bu ülkeye ne hizmetler yapmış, neler yapmayı hedeflemişler! Ama onların aklı buna ermez! Siz, Din/İslam karşıtlığı yaptığınız için AKP çeyrek asırdır iktidarda! Siz de bu milletin inancına karşı olduğunuz için bir türlü iktidara gelemiyorsunuz! Bu mantıkla da “sittin sene” gelemezsiniz!
Bu ülkenin barış, huzur ve refaha kavuşması eninde sonunda ancak ve ancak Milli Görüş, Adil Düzen ile olur.
Not : CHP’nin sadece Edirne’de yaptıklarını görmek için “Rıfkı Melül Meriç’in Şehrin Hüznü adlı kitabında görebilirsiniz!” (Edirne Valiliği Kültür Yayınları Edirne Kitaplığı 18)
Dostça kalın…