Irmak, başkanlığa talip
Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Irmak, başkanlığa tekrar talip olduğunu açıkladı. Grubundan çıkması durumunda başkan adayı olacağını ifade eden Irmak, “2022 yılında 8 milyon 654 bin lira olarak devraldığımız bütçemizi, 2026 yılında 115 milyon liraya ulaştırdık. Dört yılda bütçe büyüklüğümüzü yaklaşık 13,3 katına çıkardık” dedi.
Irmak ve odanın yönetim kurulu üyeleri, 4 yıllık faaliyetlerini düzenledikleri basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. Irmak, ETSO’da meclis üyesi seçimlerinin, 6 Kasım Cuma günü gerçekleşeğini belirtti.
3 bin 600 faal üyenin olduğunu aktaran Irmak, 16 meslek gurubu arasından, 47 meclis üyesinin belirleneceğini ifade etti. Irmak, gurubundan çıkması durumda tekrar başkanlık için yarışa katılacağını ifade ederek 2022 yılında odanın bütçesini 8 milyon 654 bin lira ile devraldıklarını, 2026 yılında odanın bütçesini 115 milyon lira yaptıklarını kaydetti.
“BUGÜN NASIL BİR BİNA YARATTIĞIMIZI DA GÖRÜYORSUNUZ”
Irmak, şunları söyledi:
“Değişime önce Odamızın kurumsal ve mali gücünü artırarak başladık. 2022 yılında 8 milyon 654 bin lira olarak devraldığımız bütçemizi, 2026 yılında 115 milyon liraya ulaştırdık. Dört yılda bütçe büyüklüğümüzü yaklaşık 13,3 katına çıkardık. Şunun altını çizmek istiyorum ki, geçmişteki fuzuli harcalamardan kaçındık. Biz kendimizi eylemeye bakmadık. Hizmetimizin geleceğine yatırım yapmayı seçtik. Paramızı biriktirdik, tutumlu harcadık. Çünkü bizim için başarı, kasada daha fazla para olması değildi. Asıl başarı, güçlenen mali yapıyı üyemize hizmete, yatırıma ve Edirne’ye değer üreten işlere dönüştürebilmekti. Ve bunu yaptık. Göreve geldiğimizde odamızın binasının fiziki durumu hepimizin malumuydu. Yıllardır çözülmeyi bekleyen sorunlar, verimsiz kullanılan alanlar, yenilenmesi gereken teknik altyapı ve üyelerimize yakışmayan hizmet noktaları vardı. Biz bunları ‘bugüne kadar böyle gelmiş’ deyip geçmedik. Yıllardır ertelenen işleri ertelemedik, taşın altına elimizi koyduk. Odamızın kurumsal altyapısına 20 milyon liranın üzerinde yatırım yaptık. Fakat yaptığımız dönüşümün değerini yalnızca harcadığımız parayla ölçmek doğru olmaz. Çünkü bazı alanlarda doğru projeyi hazırladık, doğru kaynağı bulduk ve Odamızın bütçesine yük getirmeden önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Çatı katımızdaki atıl alanın GastroAkademi’ye dönüşmesi bunun en güzel örneklerinden biri oldu. Üyelerimizin doğrudan hizmet aldığı birimlerimizi de yeniden düzenledik. Ticaret Sicili, Oda Sicili ve vezne gibi hizmet noktalarını daha düzenli, daha erişilebilir ve daha üye odaklı hale getirdik. Çünkü bizim için yenileme demek yalnızca güzel görünen bir bina değil, daha iyi hizmet veren bir Oda demekti. Binamızdaki kullanılmayan ve atıl olan bir başka alanı yeniden projelendirerek kiraya verdik ve Odamıza sürekli gelir sağlayan bir varlığa dönüştürdük. Yani Odasına yeni gelir kaynakları kazandıran bir yönetim anlayışı ortaya koyduk. Elektrik altyapımızdan garajımıza, çalışma alanlarımızdan uzun yıllardır el değmeyen bölümlere kadar binamızın pek çok noktasına dokunduk. Yalnızca mevcut sorunları gidermekle kalmadık; Odamızın fiziki koşullarını daha işlevsel hale getirecek kapsamlı iyileştirmeler gerçekleştirdik. Kazan dairemizi baştan sona yeniledik ve teknik altyapımızı daha güvenli hale getirdik. Kurumsal hafızamız olan arşivlerimizi düzenli ve işlevsel hale getirdik. Yıllardır su alan ve ara katlara su akıtan çatımızdaki sorunu kapsamlı bir yenilemeyle kalıcı olarak çözdük. Başkanlık katımızı da Odamızın temsil gücüne yakışan şık bir yapıya kavuşturduk. Kısacası dört yıl önce nasıl bir bina devraldığımızı biliyorsunuz, bugün nasıl bir bina yarattığımızı da görüyorsunuz.
“KURUMSAL KAPASİTEMİZİ SADECE BİNAMIZLA DEĞİL, ARAÇLARIMIZLA DA GÜÇLENDİRDİK”
Fiziki altyapımızı yenilerken, Odamızın sahadaki hareket kabiliyetini de güçlendirdik. Bu anlayışla araç filomuza iki yeni araç kazandırdık. Bir adet yerli üretim TOGG ve bir adet Dacia Jogger ile kurumsal ulaşım kapasitemizi güçlendirdik. Değerli arkadaşlarım, Odamızın mali gücünü yalnızca kendi kurumumuz için kullanmadık. Bu gücü, ihtiyaç olduğunda Edirne’nin ve ülkemizin dayanışma gücüne de dönüştürdük. 2022–2026 döneminde toplam 6 milyon 410 bin liranın üzerinde yardım ve sosyal destek sağladık. 6 Şubat depremlerinin hemen ardından harekete geçtik; acil yardımdan barınmaya, temel ihtiyaçlardan toplumsal dayanışmaya kadar afetzedelerimizin yanında olduk. Edirne’ye gelen afetzedelerin barınma ihtiyacı için emlak sektörü temsilcilerini aynı masada buluşturduk. Depremde 7 üyesini kaybeden Antakya Medeniyetler Korosu’nun sekiz konserlik dayanışma serisinin ilkine Edirne’de ev sahipliği yaptık. Sosyal desteklerimizin önemli bir bölümünü eğitime ayırdık. TOBB Eğitim Yardımı ve eğitim kurumlarımıza sağladığımız desteklerle toplam 1 milyon 449 bin 613 liralık eğitim desteği sağladık. Çünkü eğitime yapılan hiçbir harcamayı gider olarak görmedik. Ramazan aylarında ihtiyaç sahibi ailelerimizi unutmadık. Toplam 415 bin liralık Ramazan gıda desteğini ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık.
“ÜYESİNİ BEKLEYEN DEĞİL, ÜYESİNE GİDEN ODA”
Ama değerli arkadaşlarım, bizim gerçekleştirdiğimiz asıl değişim binada değildi. Asıl değişim Oda anlayışımızdaydı. Kendimize çok basit bir soru sorduk: Üye Oda için mi vardır, Oda üye için mi? Bizim cevabımız ilk günden itibaren çok netti: ETSO üyesi için vardır. Bu anlayışla sicilden belgelendirmeye kadar binlerce işlemi üyelerimiz için gerçekleştirdik. Ticaret sicil biriminde Eylül’ün ilk haftası itibari ile 5696 işlem yapılmış durumda. Ne mutlu bize ki bunların yüzde 27,7sini yeni kayıtlar oluşturdu. Çoğaldık, güçlendik. Oda Sicil ve Ticari Belgelendirme işlemlerinde ise 9534 işlem gerçekleşti. Mesleki yeterlilik süreçlerini Edirne’de erişilebilir hale getirdik, üyelerimizin ihtiyaç duyduğu bilgi ve belgeye hızlı ve kesintisiz ulaşım hizmeti sunduk. Değişen mevzuat karşısında düzenlediğimiz eğitimlerle üyelerimizin bilgisini ve rekabet gücünü artırmaya çalıştık. Mesleki eğitimlerden sürdürülebilirliğe, hijyenden yeşil ve dijital dönüşüme uzanan programlarla üyelerimizin bilgi ve yetkinliklerini güçlendirdik. Yunanistan ve Bulgaristan Başkonsolosluklarıyla kurduğumuz özel iş birlikleri sayesinde 5 bin 105 üyemizin vize başvurusuna destek olduk. Üyelerimizin finansmana, ihracata, e-ticarete ve yeni pazarlara erişimini destekledik. Sektörlerin sorunlarını ve taleplerini, Meslek komite ve sektörel istişare toplantılarımızla doğrudan gündeme taşıdık. Ama bütün bunlardan daha önemlisi, Odamız ile üyemiz arasındaki ilişkiyi değiştirdik.
“ÜYE BİZE GELSİN DEMEDİK”
Biz üyemize, ‘Bir sorunun varsa Odaya gel’ demedik. Biz üyemizin yanına gittik. Belki de bu dört yılı en iyi anlatan cümle budur: Biz üyemizi Odamıza çağıran değil, üyemizin yanına giden bir Oda olduk. Yeni bir işletme açıldığında heyecanına ortak olduk. Yeni bir yatırım başladığında yanında olduk. Üyemiz büyüdüğünde onunla gurur duyduk. Sorununu bize getirmesini beklemeden iş yerine gittik, masasına oturduk ve kendisinden dinledik. Fabrikalarımıza, üretim tesislerimize, işletmelerimize gittik. Edirne’de üretenin, yatırım yapanın, istihdam sağlayanın yanında durduk. Üyelerimizin sadece iyi günlerinde değil, zor günlerinde de yanlarında olduk. Çünkü biz üyeliği bir aidat veya kayıt ilişkisi olarak görmedik. ETSO’yu üyeleriyle birlikte büyük bir aile olarak gördük. Geçmişin değerlerini geleceğin girişimcileriyle buluşturan güçlü bir yerel ekonomi için çalıştık. Girişimcilik kültürünün temsil ettiği dayanışma, dürüstlük ve meslek ahlakını yaşatan esnafımızla bağlarımızı güçlendirdik.
“DAHA KATILIMCI BİR ETSO”
Bu dönemde değiştirdiğimiz bir başka şey de aksiyon alma kültürümüz oldu. Sektörleri dinledik, üyelerimizi konuşturduk. Ve ortak aklı Odamızın yönetim anlayışının merkezine yerleştirdik. 16 meslek grubumuzun sesini aynı masada buluşturduk. Meslek komitelerimizi yalnızca mevzuat gereği var olan yapılar değil, Odamızın gerçek istişare mekanizmaları haline getirmeye çalıştık. Ekonomik gelişmeleri alanında uzman isimlerle üyelerimizin gündemine taşıdık. Ve üyelerimizin bize anlattığı sorunları Odanın duvarları arasında bırakmadık. Onları çözebilecek karar vericilerin önüne taşıdık. Çünkü bizim için güçlü Oda, üyesinin sesinin güçlü çıktığı Oda demekti.
“EDİRNE’DEN DÜNYAYA”
Edirne Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısıysa, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası da bu konumun hakkını vermek zorundaydı. Biz dış ilişkileri protokol ziyaretlerinden ibaret görmedik. Sınırlarımızı bir dezavantaj değil, ticaret için büyük bir fırsat olarak gördük. Bulgaristan ve Yunanistan başta olmak üzere komşularımızla ilişkilerimizi güçlendirdik. Edirne iş dünyasını yeni uluslararası pazarlara taşımaya başladık. Dünyanın farklı ticaret ve sanayi odalarıyla güçlü bir kurumsal ağ kurduk. Dört yılda 33 farklı diplomatik temsilciyle doğrudan temas kurduk. Büyükelçilerden başkonsoloslara, ticaret müşavirlerinden ataşelere kadar geniş bir diplomatik çevreye Edirne iş dünyasının potansiyelini anlattık. ETSO’yu Edirne’de uluslararası diyaloğun önemli adreslerinden biri haline getirdik. Dünyadaki iyi uygulamaları gidip yerinde gördük ve Edirne’ye taşıdık. Çünkü bizim hedefimiz yalnızca Edirne’yi dünyaya anlatmak değil, dünyadaki yenilikleri de Edirne’ye getirmekti.
“ÜYEMİZİ PAZARLARA ULAŞTIRDIK”
Ticaretin büyümesi için üyemizin yeni pazarları görmesi gerektiğine inandık. Yıllardır Kırkpınar’ın gölgesinde kalan Oda fuarımıza yeni bir vizyon kazandırdık. Üreticimizi, sanayicimizi, tüccarımızı ve tüketicimizi aynı platformda buluşturduk. Üyelerimizi Türkiye’nin önemli fuarlarına taşıdık. Bununla da yetinmedik; üyelerimizi yurt dışı fuarlara ve uluslararası ticari organizasyonlara götürdük. Yeni ticari bağlantılar kurmalarının, potansiyel müşterilerle ve iş ortaklarıyla buluşmalarının önünü açtık. Çünkü üyemize ‘ihracat yap’ demek kolaydı. Biz pazarı gösteren, bağlantıyı kuran ve kapıyı açan Oda olmayı tercih ettik.
“EDİRNE’NİN SESİ OLDUK”
Odanın bir başka temel görevi de temsil etmektir. Biz Edirne’nin meselelerini Edirne’de konuşup bırakmadık. Üyelerimizin sorunlarını kanaat önderlerinin gündemine taşıdık ve bölgesel kurumlarla ortak hareket ederek bölgenin ekonomik gücünü ve temsil kapasitesini artırdık. Kapıkule’den Hamzabeyli’ye, Pazarkule’den İpsala’ya kadar sınır kapılarımızın ve lojistik altyapımızın takipçisi olduk. Üyelerimizin taleplerini Ankara’ya taşıdık. TOBB’da Edirne iş dünyasını temsil ettik. Bakanlıklarda, merkezi kurumlarda ve TBMM’de Edirne’nin sesinin duyulması için çalıştık. Ve yaptığımız ziyaretleri takip edilen bir lobi mekanizmasına dönüştürdük. Yerelde de Valiliğimizle, belediyelerimizle, üniversitemizle ve kamu kurumlarımızla sürekli diyalog içinde olduk. Çünkü konu Edirne olduğunda bizim anlayışımız hiçbir zaman ‘ben’ olmadı. Hep ‘biz’ demeye çalıştık. Kamu, üniversite, özel sektör ve farklı kurumlarla kurduğumuz iş birliklerini kalıcı protokollere ve üyelerimiz için somut fırsatlara dönüştürdük.
“AVRUPA’YI EDİRNE’YE, EDİRNE’Yİ AVRUPA’YA BAĞLADIK”
Avrupa Birliği fonlarını Edirne için bilgiye, projeye, finansmana ve iş birliğine dönüştürdük. AB Bilgi Merkezimiz aracılığıyla dört yılda 28 büyük etkinlik gerçekleştirdik. Binlerce kişiye ulaştık. AB hibelerini ve Avrupa fırsatlarını yalnızca belli bir kesimin değil, Edirne’nin farklı kesimlerinin erişimine açtık. Avrupa’daki deneyimi gidip yerinde gördük ve şehrimize taşıdık. Sivil toplumumuzu Avrupa’nın diplomatik temsilcileriyle doğrudan buluşturduk. Avrupa kurumlarıyla doğrudan bağlar kurduk. İklim Hareketinde Kadın Savunuculuğu gibi uluslararası projelerle kadınlarımızı iklim eyleminin güçlü aktörleri haline getirdik. Gençlerimizi, kadınlarımızı ve sivil toplumumuzu Avrupa’nın geleceğine dahil ettik. Biz Edirne’yi Avrupa’nın kıyısında kalan bir şehir olarak değil, Türkiye ile Avrupa arasında köprü kuran güçlü bir şehir olarak konumlandırdık.
“EDİRNE’NİN DEĞERLERİNİ MARKAYA DÖNÜŞTÜRDÜK”
Şehrimizin ekonomik geleceğinin kendi değerlerine sahip çıkmaktan geçtiğini de biliyorduk. Edirne’nin en güçlü gastronomik değerlerinden biri olan Edirne Beyaz Peyniri’nin ulusal coğrafi işaret tescilini yenileyerek ürünümüzün korunması ve marka değerinin sürdürülebilirliği için önemli bir adım attık. Ama ulusal tescille yetinmedik. Edirne Beyaz Peyniri’ni Avrupa Birliği Komisyonuna taşıdık. Edirne’de ilk kez peynir üreticilerimizi aynı çatı altında buluşturan Edirne Peynirini ve Mandıracıları Koruma, Geliştirme, Tanıtma Derneğini kurduk. Peynirimizi kentin gastronomi markasının merkezine taşımaya çalıştık. Yöresel lezzetimiz Kaçamak için coğrafi işaret yolculuğunu başlattık. Geçmişte başlanmış ancak yarım kalmış Karaçalı Balı coğrafi işaret sürecini yeniden harekete geçirdik. Çünkü bizim yönetim anlayışımızda yarım kalmış işi görmezden gelmek değil, sahiplenip tamamlamak vardır.
“GELECEĞİN ODASINI DA PLANLADIK”
Dört yılı yalnızca bugünün sorunlarını çözerek geçirmedik. Kurumsal standartlarımızı yükselttik. Kalite Yönetim Sistemi belgemizi başarıyla yenileyerek güvencemizi 2028 yılına taşıdık. Kaliteyi duvarda asılı bir belge değil, Odamızın yönetim anlayışı haline getirmeye çalıştık. 2026–2031 dönemi Stratejik Planımızı 7 stratejik amaç ve 19 ölçülebilir hedefle hazırladık. Çünkü biz sadece bugünü yöneten değil, yarını planlayan bir Oda bırakmak için çalıştık. Akreditasyon, iç denetim, süreç iyileştirme, risk yönetimi ve stratejik planlama çalışmalarını kurum kültürümüzün ayrılmaz bir parçası haline getirdik. Akreditasyon sistemindeki başarılı uygulamaları yerinde inceleyerek diğer Odaların deneyimlerinden yararlandık.
“ETSO EDİRNE’NİN ODASI OLDU”
Ama bir şeyi özellikle önemsedik. ETSO yalnızca tüccarın ve sanayicinin değil, Edirne’nin de kurumudur. Bu nedenle şehrimizin sadece ekonomik hayatında değil, sosyal ve kültürel hayatında da aktif rol aldık. Odamızın kapılarını kültüre ve sanata açtık. Edirne’nin kültürel mirasına ve geleneklerine sahip çıktık. Şehrimizin önemli günlerinde ve ortak değerlerinde Edirne ile birlikte olduk. ETSO’yu kent yaşamını dışarıdan izleyen değil, kentin hayatına katılan bir kurum haline getirdik.
“GASTROAKADEMİ – DÖNEMİN BAŞARI HİKÂYESİ”
Ve şimdi sizlere bu dört yılın belki de bizim yönetim anlayışımızı en iyi anlatan projesinden söz etmek istiyorum. GastroAkademi. Bugün herkes GastroAkademi’nin geldiği noktayı görüyor. Ama biz başladığımızda ortada yalnızca atıl bir alan ve bir hayal vardı. Biz o boş alana baktığımızda kullanılmayan bir çatı katı görmedik. Gençlerimize meslek kazandırabilecek bir fırsat gördük. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın mali desteğini aldık, kurumlarımızı, üniversitemizi ve sektörümüzü aynı hedef etrafında buluşturduk. O atıl alanı 195 metrekarelik profesyonel bir mesleki eğitim merkezine dönüştürdük. Ama yaptığımız şey 195 metrekarelik bir inşaat değildi. Biz sadece bir mutfak değil, yaşayan bir eğitim merkezi kurduk. Ve bu örnek merkezin açılışını Sanayi ve Teknoloji Bakanımız gerçekleştirdi.
“GASTROAKADEMİ’NİN ASIL BAŞARISI”
Fakat GastroAkademi’nin gerçek başarısı ne binasıdır ne mutfağıdır. Bir tarafta iş arayan gençlerimiz vardı. Diğer tarafta yetişmiş eleman bulmakta zorlanan üyelerimiz vardı. Biz bu iki sorunu tek bir çözümde buluşturduk. Gençlerimize meslek kazandırırken üyelerimizin nitelikli insan kaynağı ihtiyacına cevap verdik. Dört ayrı eğitim modülü gerçekleştirdik. Toplam 80 kişiye eğitim verdik. Ve eğitim alan kursiyerlerimizin yüzde 64’ünü istihdama kazandırdık. İşte bizim proje anlayışımız budur. Sertifika dağıtıp insanları evlerine göndermedik. Eğitimden eşleştirmeye, eşleştirmeden istihdama uzanan bir sistem kurduk. Ve kursiyerlerimiz arasından kendi işini kuran gençlerimizin çıktığını görmek bize ayrı bir gurur yaşattı.
“BİZ YAPTIK, BAŞKALARINA DA ÖRNEK OLDU”
Sonra GastroAkademi yalnızca ETSO’nun bir projesi olmaktan çıktı. Ulusal basında, televizyonlarda ve ana haberlerde yer aldı. Türkiye’nin ve Balkanların dikkatini çeken örnek bir modele dönüştü. Ve bizim için en büyük gururlardan biri de, başka Odalara örnek olması ve benzer çalışmaların hayata geçirilmesine öncülük etmesi oldu.
“EDİRNE’DE BAŞLADI, SINIRLARI AŞTI”
Ve sonra bu hikâye Edirne’nin de sınırlarını aştı. Komşumuz Bulgaristan’daki turizm sektöründen yetiştirdiğimiz insan kaynağına talep geldi. GastroAkademi’de yetiştirdiğimiz 6 kursiyerimizi Bulgaristan’da istihdamla buluşturduk. Edirne’de bir Odanın çatısındaki atıl bir alanla başlayan yolculuk, başka bir ülkede gençlerimize iş kapısı açtı. Şimdi geriye dönüp bu fotoğrafa baktığınızda aslında bizim dört yıllık yönetim anlayışımızın tamamını görebilirsiniz.” Haber Ergin Yıldız