Karaağaç’ta tilki ve çakal görüldü
Trakya Üniversitesinde foto kapanlar kampüsteki yaban hayatını görüntüledi. Karaağaç Yerleşkesi’ne kurulan foto kapanlarla porsuk, tilki ve çakal gibi birçok tür kayıt altına alınırken, elde edilen veriler bilimsel çalışmalarda kullanılıyor.
Trakya Üniversitesi yerleşkelerine kurulan foto kapanlarla kampüsteki doğal yaşam görüntülendi.
Trakya Üniversitesinin Karaağaç Yerleşkesi'ne doğal yaşamı görüntülemek için foto kapanlar yerleştirildi. Üniversitenin şehir merkezindeki 7 kampüsü arasında en yeşil alana sahip olan yerleşkesi Karaağaç’ta Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Özmen Yeltekin tarafından kurulan foto kapanlar birçok hayvanı görüntüledi.
Porsuk, tilki, çakal, sansar, yaban tavşanı gibi hayvanlar doğal yaşam alanında kaydedildi. Elde edilen görüntüler bilimsel çalışmalarda kullanılıyor.
"BİYOÇEŞİTLİLİĞİ KORUMAYA YÖNELİK ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYORUZ"
Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mustafa Tan, Karaağaç Yerleşkesi'nin üniversitenin en özel alanlarından biri olduğunu belirtti.
Yerleşkenin coğrafi konumuna dikkat çeken Tan, "Burası Meriç Nehri'nin batısında yer alan çok özel bir alan. Meriç'in taşıdığı alüvyon topraklar üzerinde bulunması nedeniyle oldukça verimli ve üretken bir yapıya sahip. Bu da faunanın ve floranın son derece zengin olmasını sağlıyor. Üniversite olarak özellikle Karaağaç Yerleşkesinde biyoçeşitliliği korumaya yönelik önemli çalışmalar yürütüyoruz." dedi.
"YABAN HAYATI PROJESİ BAŞLATTIK"
Doğa Tarihi Müzesi Müdürü Özmen Yeltekin ise yürütülen çalışmanın bilimsel yönünü vurguladı.
Müzenin yanında kampüs içerisinde de biyoçeşitliliği ortaya çıkartmak istediklerini dile getiren Yeltekin, "Bu amaçla rektörlüğümüz ile Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi iş birliğinde yaban hayatı projesini başlattık. Buranın envanterini çıkartmayı hedefledik. Dolayısıyla yerleşkemizin farklı noktalarına fotokapanlar yerleştirdik ve envanter çalışmamız böylelikle başlamış oldu." diye konuştu.
Yeltekin, fotokapanların kısa sürede birçok hayvanı defalarca görüntülediğini belirtti.
Yakalanan görüntülerin kendilerini de şaşırttığını ifade eden Yeltekin, şöyle konuştu:
"Fotokapanlarımızla porsuk, çakal, tilki, sansar, kirpi ve yaban tavşanı gibi türleri hem de çok kısa sürede ve defalarca görüntüledik. Daha birkaç ay olmuşken projemizin başlayışı, biz bu kadar çok tür görmeyi ummuyorduk. Dolayısıyla burasının sıcak bir biyoçeşitlilik noktası olduğunu zaten biliyorduk, ancak bir şekilde de kanıtlamış olduk. Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi, tarihi dokusu ile ön plana çıkan özel bir alan. Ancak hem Meriç Nehri’ne yakınlığı hem de şehirden biraz izole oluşu ile tam bir yaban hayatı için geçiş zonu, yani hayvanların bir şekilde uğrak noktası olmayı başarabiliyor."
(aa)