KENTİN BİR ASIRLIK EZGİSİ

Bir kentin hafızası yalnız tarihi yapılarında, meydanlarında ve sokaklarında saklı değildir. Bazen bir mısrada, bazen bir törende, bir bayram sabahında yükselen bando sesinde hayat bulmaktadır.

Edirne Belediye Bandosu, tam bir asırdır bu kentin sesine, törenlerine, sevinçlerine ve ortak hafızasına eşlik ederken, Edirne’nin tanıtımına da önemli katkılar sağlamaktadır.

Başarılarıyla övündüğümüz ve gurur duyduğumuz bandomuz, kurulduğu günden bugüne yalnız ezgileriyle değil, kentin kültürel kimliğini ve toplumsal hafızasını yaşatarak da Edirne’nin değerlerini geleceğe taşımaktadır.

Ne var ki böylesine köklü bir geçmişin kuruluş öyküsü ve günü, takvim yapraklarının arasında unutulurken, tozlu arşiv kaynaklarının satır aralarında saklı kalan bu değerli tarih, kentin kültürel hafızasında hak ettiği yeri bulmayı beklemektedir.

Asıl mesele, yüz yıllık bir kültür mirasının farkına varmak, ona sahip çıkmak ve bu anlamlı dönüm noktasını kentin belleğine yakışır biçimde değerlendirmektir.

Toplumda bu farkındalığın oluşabilmesi için öncelikle kenti yönetenlerin, ilgili kurum ve kuruluş yöneticilerinin ve kent halkının kent kültürü ile kentlilik bilincine sahip olması, kentin tarihi ve kültürel değerlerini tanıması, koruması ve gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğunu benimsemesi gerekir.

Edirne Belediye Bandosu’nun kuruluşu Haziran 1926 yılında yapılan toplantı ile kararlaştırılmış ve Temmuz 1926 yılında Edirne Belediye Başkanı Tevfik Sırrı Gür döneminde kurulmuştur.

Belediye, bir şehir bandosu kurmaya ve bu amaçla İstanbul’dan iki müzik öğretmeni getirmeye karar vermiştir. Bahriye Orkestrası Şefi İhsan Bey, şehir bandosunda öğretmenlik yapmak üzere Süreyya ve Mümtaz Beyleri önermiştir. Ayrıca bandonun kurulması için her türlü desteği sağlayacaklarını belirtmiştir. Belediye de 30 ila 35 kişiden oluşacak bando ekibinin kurmak amacıyla çalışmalar başlatmıştır.

Nitekim yapılan çalışmalar neticesinde bando ekibi kurulmuş ve İstanbul’dan da eğitimci olarak Süreyya Bey getirilmiştir.

Edirne Belediyesi tarafından 1926 yılında kurulan Şehir Bandosu, kentin müzik kültürünün kurumsallaşması açısından önemli bir girişim olarak değerlendirilmelidir.

Araştırmalarımız sırasında elde edilen bilgilere göre, 1934 yılına gelindiğinde belediye yönetimi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren bando, belediye ile yapılan anlaşma doğrultusunda Halkevi Güzel Sanatlar Komitesinin yönetimi altına alınmıştır. Bu değişiklikle birlikte topluluğun adı da “Şehir Mızıkası” olarak değiştirilmiştir.

Şehir Mızıkasının yeniden yapılandırılması kapsamında, topluluğun bütün üyeleri halk arasından yeniden seçilmiştir. Uzun yıllar bando şefliği yapmış bir kişi ise öğretici olarak görevlendirilmiştir. Topluluk için 30 kişilik bir kadro oluşturulmuş, üyelerin müzik alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirmek amacıyla solfej derslerine başlanmıştır.

Bu süreçte Şehir Mızıkası, belediye bünyesindeki bir bando yapılanmasından Halkevi’nin kültür ve sanat faaliyetleri kapsamında örgütlenen bir müzik topluluğuna dönüşmüştür.

Geçen süre içinde Edirne halkı tarafından belediye bandosunun ihtiyacı hep hissedilmiş ve gazete sayfalarına taşınarak da duyarlılık gösterilmiştir.

Av. Nejat Köknar Edirne Posta gazetesinde kaleme aldığı “Edirne’ye Bando Lazım” başlıklı yazısında, Edirne’nin tarihi ve askeri geçmişine rağmen kentte bir bando bulunmamasını önemli bir eksiklik olarak değerlendirmiştir. Özellikle bayramlarda ve törenlerde askeri birlikler ile okulların yürüyüşlerine eşlik edecek bir müzik topluluğuna duyulan ihtiyacı vurgulamıştır. Bando kurulması halinde sesler, gayeler ve neşelerin birleşeceğini ve böylece sınırları koruyan askerlerin moralinin yükseleceğini ifade etmiştir. Köknar, bando kurulması yönünde düşünceler bulunmasına rağmen belediyenin maddi imkânsızlıkları nedeniyle bu girişimin hayata geçirilemediğini de belirtmiştir. Bu değerlendirmeler, bandoyu yalnızca törenlere eşlik eden bir müzik topluluğu olarak değil, toplumsal birlik ve beraberliği güçlendiren ve motivasyona katkı sağlayan bir unsur olarak gördüğünü ortaya koymaktadır.

Nitekim bu yazılar ve halktan gelen talepler, Edirne’de 1950’lı yılların başında bando şefi olarak atanan Mehmet Komanlı’nın da gayretleriyle belediye bandosu tekrar kurulmuştur. Ancak Komanlı, Belediye yönetimi tarafından bandoya gerekli ilgi gösterilmediği ve işten anlamayan kişilerin müdahalesi nedeniyle Eylül 1952 tarihinde bando şefliğinden istifa ederek görevinden ayrılmıştır. Mehmet Emin Yalgın’da bandonun gelişimi için çok emek harcamış ve bir dönem bando şefliği yapmıştır.

Belediye bandosu bütçe imkânsızlıkları ve ilgisizlikten kaynaklanan nedenlerle bir türlü belediye bünyesinde kendisine bir yer bulamamıştır. Bu defada belediye encümeninin almış olduğu kararla 17 Ağustos 1962 tarihinden itibaren belediyenin itfaiye müdürlüğü bünyesine dâhil edilmiştir. Adı da “İtfaiye Bandosu” olmuştur. İtfaiye personeli arasında da bandoya girecek elemanlarla birlikte bandonun daha genişleyeceği ve yapılacak olan yeni teşkilatlanmayla birlikte kısa süre içinde yine Trakya’nın en büyük ve güzel bandosu haline getirileceği belirtilmiştir.

Ancak 1964 yılına gelindiğinde, Necmi Gücüyener’in kaleme aldığı “Şehir Bandomuz…” başlıklı yazıdan, belediyenin şehir bandosunun faaliyetlerini bir kez daha durdurduğunu öğreniyoruz.  Gücüyener; Şehir bandosunun yalnızca müzik yapan bir topluluk olmadığını, aynı zamanda Edirne’nin kültürel yaşamına canlılık katan, kent halkının ruhuna ve sosyal hayatına dokunan önemli bir değer olarak görüldüğünü ortaya koymaktadır.

1964 yılının Cumhuriyet Bayramında belediye bandosu takviye edilen personeliyle birlikte görev almıştır. Bir dönem faaliyetlerini eski Ticaret Lisesi ve İmam Hatip Lisesi olarak da kullanılan binada sürdüren Edirne Bandosu 1980 yılında bir şef ve 3 personelden oluşan ekibiyle kentin yaşamında yer almayı sürdürerek bugünlere gelmiştir.

Belediye Bandosu, 1950’li yıllarda verdiği semt konserlerine 2005 yılında da 20 müzisyeniyle haftanın üç günü kentin farklı mekânlarında konserler vermeye başlamıştır. 2009 yılında da enstrümanı çalabilen 30 yardımcı hizmet işçisi ilanına çıkmıştır. Bando zaman içerisinde gelişerek büyümüş, başarılı performanslarıyla adını ulusal ve uluslararası alanda duyurmuştur.

Belediye Bandosu’nda görev yapan ilk eğitimcinin Süreyya Bey olduğu bilinmektedir. Bando şefleri arasında bilinen ilk isim ise Mehmet Komanlı’dır. Komanlı’nın ardından sırasıyla Mehmet Emin Yalgın, Bahattin Seyyar, Fikret Pekel, Ferhat Toz, Kadir Dolbun, Nurcan Efeoğlu ve Hasan Avcı şeflik görevini üstlenmiştir.

Günümüzde Tunca Nehri kıyısında, Talat Paşa Mahallesi Türkan Seçkin Bulvarı üzerinde kendilerine tahsis edilen binada çalışmalarını sürdüren bando ekibi, Süleyman Uysal’ın bando şefliğinde faaliyet göstermektedir. Ekip; 1 şef, 6 trompet, 5 klarnet, 4 bariton, 2 trombon, 1 sürgülü trombon, 2 tenor saksafon, 1 alto saksafon, 4 ritim saz, 1 bateri ve 1 solist olmak üzere toplam 28 kişiden oluşmaktadır. Üç destek personelinin de görev aldığı bando, toplam 31 kişilik kadrosuyla çalışmalarını başarıyla sürdürmektedir.

Aradan geçen bir asrın sonunda, 2026 yılında bandomuzun 100. kuruluş yıl dönümünü henüz kutlayamamış olmanın burukluğunu yaşıyoruz. Ancak bu eksikliğe rağmen, bandonun yıllar boyunca elde ettiği başarılarla gurur duymaya, onunla övünmeye devam ediyoruz.

Edirne’nin kültürel tanıtımına önemli katkılar sunan Uluslararası Bando ve Ciğer Festivali’nin de 2023 yılında gerçekleştirilen 11. festivalin ardından düzenlenmemesi, bu köklü geleneğin geleceği üzerine yeniden düşünmeyi gerekli kılmaktadır. Çünkü kültürel mirası yaşatmak, yalnızca geçmişi hatırlamakla değil, onu geleceğe taşıyacak etkinlikleri sürdürmekle mümkündür.

Bandomuzun kuruluşundan bugüne emeği geçenlerden aramızda olmayanları rahmet ve minnetle, hayatta olanları ise saygıyla anıyoruz.