Ne Sağcıyız ne Solcu, HAK yolcuyuz!

Recep Çınar

Siyasette toplumlar genelde iki grupta oluşurlar. Biri Sağcı, diğeri de Solcu.

Faşist ve Kapitaliste sağcı, Komünist ve Ateiste de solcu deniyor. Her iki kolun da kurucuları var.

Bu manada Müslüman ne sağcı ne de solcu olamaz! Neden mi? Bize her konuda yol gösteren kitabımız Kur’an-ı Kerimde ve Hadis-i şeriflerde bildirilen sağcılık ve solculuk farklıdır. Sağcılardan kasıt, öldükten sonra amel defteri sağdan verilen ve Cennet’e giden Müslümanlardır. Solcular ise, amel defteri soldan verilip Cehennem’e giden kâfirlerdir. İslam’da Sağın önemi elbette büyüktür. Sağın, sola göre üstünlüğü vardır. Mübarek, şerefli ve temiz işleri yaparken sağdan başlanır. Tuvalete girerken, sümkürürken, taharetlenirken ise soldan başlanır.
Peygamber efendimiz  (sas), bir gün elindeki suyu sağında bulunan bir köylüye uzatır. Köylü, “Yâ Resulallah, önce solunuzdaki Ebu Bekir’e niçin vermiyorsunuz? O benden daha faziletli”der. Resulullah (sas), “Suyu sağdan dağıtın!” buyurur. Yine, “Sağ elle yiyip için, sağ elle alıp verin, çünkü şeytan sol eliyle yiyip içer, sol eliyle alıp verir” buyurmuştur. Bir yere giderken, yol ikiye ayrılır, hangisinden gidileceği bilinemez, soracak kimse de bulunmazsa, “Karşınıza iki yol çıkarsa, sağdan yürüyün!” hadis-i şerifine uyulmalıdır.
Sağ’ın şerefi, Kur’an-ı kerimde de bildirilir. Vakıa suresinde (Eshab-ül-meymene = Sağcı) ve (Eshab-ül-meş’eme = Solcu) ifadeleri geçer ve sağcıların (dine uyanların) Cennet ehli, solcuların (dine uymayanların) ise Cehennem ehli olduğu bildirilir. Meymene; sağ, sağ kol, sağ taraf… gibi anlamlara gelir. Eshab-ı meymene, sağcı demektir. Cennet’e gidecek mutlu kişilere denir. Meş’eme; sol, sol kol, sol taraf, uğursuzluk… gibi anlamlara gelir. Eshab-ı meş’eme, solcu demektir. Cehennem’e gidecek bedbahtlara denir. Bunların siyasetteki sağ ve sol ile ilgisi yoktur!

Müslüman ne sağcıdır, ne de solcu. HAK yolcusudur, HAK yolcu!

HAK; Herkese ve her şeye hak ettiği şekilde muamele etmek, doğru hüküm vermek, dengeli ve ölçülü davranmaktır2x2=4 eder. Bu, yazın da 4 eder, kışın da 4 eder. Gece de 4 eder, gündüzde 4 eder! Her türlü şartlarda.   Doğru ise, şartlara bağlıdır! Kalorifer kışın, soğukta yakılınca doğrudur. Ama yazın 25-30 derece sıcakta kalorifer yakmak doğru olmaz! Onun için HAK ile DOĞRU’yu ayırmak lazım!

Batıl ise her zaman, her türlü şartlarda yanlış olandır. Buna göre bir kimseye hak ettiğinden fazla vermek, başkalarının hakkını çiğnemek olduğu gibi, eksik vermek de, O’nun hakkına gasbetmek, yani adaleti ihlâl etmektir. Gerçek müminler, böyle bir cürümden (suçtan) son derece sakınırlar. Yani mümin, vicdanen, her hak sahibine hak ettiğini vermek mecburiyetindedir.                              

Allah’ın belirlediği 2 yol vardır; Birisi HAK, diğeri ise BATIL!

Dünya üzerinde de 2 sistem vardır; Birisi HAK (İslam), Diğeri ise BATIL ise birçoktur, (İzm’ler)!

Rabbimiz (cc) Kur’anda ne diyor:  “De ki; Hak geldi, Batıl zail oldu (yıkılıp gitti). Zaten batıl yıkılmaya mahkûmdur.” (İsra S:81).

İSLAM, HAKKI üstün tutar, Diğerleri ise BATIL’ı (yanlış olanları).

İnsanların kendilerine, Allah (cc) tarafından doğuşta verilen „Temel İnsan Hakları” vardır! Bunlar:

a) Yaşama hakkı (nefsi koruma)                       :  can

b) Mülk edinme hürriyeti hakkı (malı koruma):  mal

c)  Fikir hürriyeti hakkı (aklı koruma)              :  akıl

d)  Irz, namus hakkı (nesli koruma)                  :  nesil

e)  İnanç hürriyeti hakkı (dini koruma)             :  din

Kuvveti üstün tutan BATIL sistemlerde ise HAK 4 ana unsurdan doğar;

1. Kuvvet: Güçlü olduğunu haklı olmak sayıp, hak iddia etme durumudur.

2. Çoğunluk:  Çok olmayı haklı olmak durumu sayıp,  hak iddia etmek.

3. İmtiyaz: Ayrıcalık ve sınıf ayırımını hak sebebi saymak durumudur.

4. Çıkar/Menfaat:  Bir şeyde mücerret menfaatli olmayı haklı olmak zannetme durumudur.

İNSAN, diğer canlılardan farklı olarak 4 temel yeteneğe sahiptir;

  1. Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma.
  2. Faydalı olanı zararlıdan ayırma.
  3. Adaleti Zulümden ayırma.
  4. İyi olanı kötüden ayırma.

Ululazim Peygamberleri her biri, bir konuda insanlığa önder olmuşlardır;

İnsanlık, ancak bu düzeni uygulamakla Dünya ve Ahiret saadetine kavuşur!

Dinimiz  (İslam), sadece bazı ibadetlerden ibaret bir “Din” değil, insan hayatını her sahada kuşatan ve yol gösteren bir düzen, sistemdir. Ama bunlar günümüzde ne kadar anlatılıyor!

Dostça kalın…