Sarıkır’dan LGS tavsiyeleri
Edirne Mektebim Koleji Müdürü Canan Sarıkır, 13 Haziran Cuma günü LGS’ye girecek öğrencilere ve ailelerine uyarılarda bulundu. Sarıkır, “Sınav anında öğrencilerimiz yeni yöntemler denememeli; yıl boyunca oluşturdukları çözüm sırası, zaman kullanımı ve soru yaklaşımı alışkanlıklarını devam ettirmelidir. Bir soruda takılı kalmak yerine ilerleyebilmek, sınavın tamamına hâkim kalabilmek açısından çok değerlidir” dedi.
Sarıkır, LGS’ye girecek öğrencilere bazı altın değerinde bilgiler paylaştı. Sarıkır, ailelere uyarıda bulunarak “Unutulmamalıdır ki hiçbir sınav, bir çocuğun değerini, zekâsını ya da gelecekte başarabileceklerini tek başına belirleyemez” dedi.
“EMEK, SABIR VE DİSİPLİN”
Sarıkır, şunları kaydetti:
“Her yıl binlerce öğrencimiz, uzun ve emek isteyen bir hazırlık sürecinin ardından LGS’de hedeflerine ulaşmak için sınav salonlarında yerini alıyor. LGS, öğrencilerin istedikleri liselere yerleşmelerinde ve akademik yolculuklarında önemli bir basamak olarak görülmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki hiçbir sınav, bir çocuğun değerini, zekâsını ya da gelecekte başarabileceklerini tek başına belirleyemez. Bu nedenle LGS, öğrencilerin eğitim hayatında önemli bir fırsat sunarken onların potansiyelini ve başarısını ölçen tek kriter olarak değerlendirilmemelidir. LGS’nin asıl önemi yalnızca bir liseye yerleşme süreci olmasından kaynaklanmaz. Bu süreç, öğrencilere düzenli ve planlı çalışmayı, zamanı etkili kullanmayı, problem çözme becerilerini geliştirmeyi, sorumluluk almayı ve hedefleri doğrultusunda kararlılıkla mücadele etmeyi öğretir. Ayrıca emek, sabır ve disiplinin başarıya ulaşmadaki önemini kavramalarını sağlar. Bu kazanımlar sadece LGS’de değil, öğrencilerin sonraki eğitim hayatlarında ve gelecekte karşılaşacakları zorluklarda da onlara yol gösteren önemli alışkanlıklar ve beceriler hâline gelir.
“ZAMANI DOĞRU KULLANMAK”
Akademik açıdan bakıldığında öğrencilerimizin şunu unutmaması gerekir: LGS, yıllardır belirli bir ölçme ve değerlendirme anlayışı doğrultusunda hazırlanmaktadır. Bu nedenle sınavın kolay ya da zor olması, öğrencilerin birbirlerine göre sıralanmasında büyük bir değişiklik yaratmaz. Çünkü tüm öğrenciler aynı sorularla karşılaşacak, aynı kazanımlardan sorumlu olacak ve aynı koşullarda değerlendirilecektir. Her yıl olduğu gibi bu yıl da temel bilgi ve kazanımları ölçen soruların yanı sıra; okuduğunu anlama, yorumlama, analiz etme, muhakeme yürütme ve bilgiyi günlük yaşamla ilişkilendirme becerilerini ölçen seçici soruların yer alması beklenmektedir. Bu sorular öğrenciler arasında belirli bir sıralama yapılmasını sağlayacak olsa da sınavın genel zorluk düzeyi başarı sıralamalarını köklü biçimde değiştirmeyecektir. Bu nedenle öğrencilerin sınavın zorluk derecesine odaklanmak yerine, sahip oldukları bilgi ve becerileri en doğru şekilde kullanmaya odaklanmaları daha önemlidir. Unutulmamalıdır ki her sınavda ayırt edici sorular bulunur ve bu sorular tüm öğrenciler için ortaktır. Bu nedenle önemli olan, zor sorular karşısında paniğe kapılmadan zamanı doğru kullanmak ve sınav stratejisine bağlı kalabilmektir. Başarıyı belirleyen unsur çoğu zaman yalnızca bilgi değil, bilgiyi sınav anında doğru şekilde kullanabilme becerisidir.
SINAV GÜNÜ DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Sınav günü öğrencilerimiz için daha önce girdikleri denemelere gidiş gününden farklı olmamalıdır. Sınav sabahı ailemiz ile güzel bir kahvaltı yapmalı ve sınav ile ilgili sohbet etmeden zihnimize bugün olağanüstü bir gün mesajı yollamadan güne başlamalıyız. Sınav anında öğrencilerimiz yeni yöntemler denememeli; yıl boyunca oluşturdukları çözüm sırası, zaman kullanımı ve soru yaklaşımı alışkanlıklarını devam ettirmelidir. Bir soruda takılı kalmak yerine ilerleyebilmek, sınavın tamamına hâkim kalabilmek açısından çok değerlidir. Bu süreçte ailelerimize de önemli sorumluluklar düşmektedir. Çocuklarımızın sınav başarısını desteklemek isterken kullandığımız bazı ifadeler, farkında olmadan onların üzerindeki kaygıyı artırabilir. ‘Bizi gururlandır’, ‘Mutlaka kazanmalısın’ ya da ‘Emeğini boşa çıkarma’ gibi sözler iyi niyetle söylense de öğrenciler tarafından bir beklenti ve baskı olarak algılanabilmektedir. Oysa sınav sabahında bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey; yüksek beklentiler değil, huzurlu bir ortam, güven duygusu ve ailesinin koşulsuz desteğidir.
“BAŞARILI BİR SINAV DİLİYORUM”
Velilerimizin bu süreçte sağlayabileceği en değerli katkı; sakin ve destekleyici bir atmosfer oluşturmak, gerekli hazırlıkları birlikte gözden geçirmek ve çocuğuna güvendiğini hissettirmektir. Unutulmamalıdır ki çocuklar, kendilerine duyulan güveni hissettiklerinde potansiyellerini daha rahat ortaya koyabilirler. Bazen içtenlikle söylenen ‘Sonuç ne olursa olsun, gösterdiğin emek bizim için çok değerli.’ cümlesi, öğrencinin ihtiyaç duyduğu en güçlü motivasyon kaynağıdır. Sevgili öğrenciler; unutmayın, bu sınav hayatınızın tamamı değil, önemli bir basamağıdır. İyi bir üniversite hedefi için nitelikli bir lise eğitimi önemli bir avantaj sağlar. Bu nedenle LGS’yi ciddiye alın; ancak sonucun ne olursa olsun, bugüne kadar gösterdiğiniz emek, sabır ve azim en büyük kazanımınızdır. Kendinize güvenin ve elinizden gelenin en iyisini yapın. Sınav salonuna kaygılarınızla değil, emeğinize olan güveninizle girin. Çünkü başarı yalnızca çok bilenlerin değil; bildiğini doğru zamanda, doğru şekilde kullanabilenlerin yanında olacaktır. Tüm öğrencilerimize emeklerinin karşılığını alacakları, huzurlu ve başarılı bir sınav diliyorum.” Haber Merkezi