‘Şehirler büyüyor, insanlar birbirine yabancılaşıyor’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, Türkiye'deki şehirlerin fiziksel olarak büyüdüğünü ancak insanların birbirinden uzaklaştığını belirterek, "Hedefimiz sadece daha büyük şehirler değil, insanların kendilerini daha fazla ait hissettikleri şehirlerdir" dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, Türkiye'deki şehirleşme süreçleri, artan yabancılaşma ve mahalle kültürünün kaybolması üzerine önemli açıklamalarda bulundu. Şehirler büyürken insanların birbirinden uzaklaştığına dikkat çeken Tekin, açıklamasında şunları kaydetti:

“Bugün aynı apartmanda yaşayan insanların birbirini tanımadığı, aynı mahallede oturanların birbirinden habersiz olduğu bir şehir hayatıyla karşı karşıyayız. Bir zamanlar dayanışmanın, paylaşmanın ve güvenin merkezi olan mahallelerimiz, giderek insanların yalnızca gelip geçtiği yerlere dönüşüyor. Oysa şehir dediğimiz yer yalnızca binalardan, yollardan ve meydanlardan ibaret değildir.

Şehir; tarihiyle, kültürüyle, komşuluğuyla, esnafıyla ve insanlarıyla bir bütündür. İnsan yaşadığı şehri tanımalı, tarihini bilmeli, kültürünü yaşatmalı, sorunlarına duyarlı olmalı ve geleceğinden sorumluluk duymalıdır. Çünkü aidiyet duygusu olmayan bir şehirde ortak sorumluluk ve dayanışma bilincinin güçlenmesi de zorlaşır.

Bugün şehirlerimizin karşı karşıya olduğu en önemli sorunlardan biri de kimliklerini kaybetmeleridir. Tarihi mahallelerimiz, geleneksel çarşılarımız ve ortak yaşam alanlarımız giderek değişiyor. Birbirine benzeyen binalar yükselirken şehirlerimizi birbirinden ayıran değerlerimiz geri planda kalıyor.

Elbette şehirlerimiz gelişmeli, yenilenmeli ve modern imkânlara kavuşmalıdır. Ancak bu gelişme, şehirlerimizin tarihini, kültürünü ve insan ilişkilerini yok sayarak gerçekleşmemelidir.

Saadet Partisi olarak biz, şehir meselesini yalnızca imar, altyapı ve ekonomik yatırımlar üzerinden değerlendirmiyoruz. Bizim şehir anlayışımızın merkezinde insan vardır.

Bu nedenle şehirlerimizde mahalle kültürünü yeniden güçlendirmek zorundayız. Komşuluk ilişkilerini geliştirmeli, çocuklarımızın güvenle büyüyebileceği, gençlerimizin kendilerini ait hissedebileceği, yaşlılarımızın yalnızlaşmayacağı yaşam alanları oluşturmalıyız. Gençlerimize yaşadıkları şehirlerin tarihini ve kültürünü tanıtmalı, onları şehirlerinin geleceğine ilişkin karar süreçlerine dâhil etmeliyiz.

Yerel yönetimler, şehirleri yalnızca hizmet sunulan alanlar olarak görmemelidir. Vatandaşlarımızın görüşlerine değer verilmeli, mahallelerin sorunları ortak akılla ele alınmalı ve şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan insanlarla birlikte planlanmalıdır. Biz Saadet Partisi olarak, rantın değil insanın merkeze alındığı; tarihiyle barışık, kültürüne sahip çıkan, komşuluk ilişkilerini güçlendiren ve dayanışmayı yaşatan şehirler istiyoruz.

Şunu unutmamalıyız: Bir şehri güzel yapan o şehirde yaşayan insanların birbirine güvenmesi, yaşadığı yere sahip çıkması ve kendisini o şehrin bir parçası olarak hissetmesidir. Bizim hedefimiz sadece daha büyük şehirler değil, insanların kendilerini daha fazla ait hissettikleri şehirlerdir.” Haber Merkezi