‘Sorun vatandaşımızda değil sistemde’

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, engelli gençlerin yaşadığı işsizlik sorunlarını TBMM’de gündeme getirdi. İpsala ve Keşan ilçesinde yaşayan iki engelli vatandaşın yaşadığı işsizlik sorununa değinen Akalın, “Sorun vatandaşımızda değil, sorun sistemdedir” diyerek, Türkiye’de engelli istihdamına yönelik kota uygulamasının yetersiz ve etkisiz kaldığını söyledi.

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmada engelli bireylerin ve ailelerinin karşı karşıya kaldığı çok boyutlu sorunları gündeme taşıdı.

“BEN BU KADAR EMEĞİ EVE HAPSOLMAK İÇİN Mİ VERDİM?”

Akalın, Edirne’nin İpsala ilçesinden Aynur isimli bir vatandaşın yaşadığı süreci örnek gösterdi. Yüzde 51 spastik engelli olan, lisans mezunu ve birden fazla üniversite eğitimine devam eden Aynur’un, bugüne kadar EKPSS, KPSS ve ALES gibi sınavlara defalarca girerek büyük bir mücadele verdiğini ifade etti. Tüm bu çabalarına rağmen kamuya yerleştiği hâlde “çalışamaz” ibaresi gerekçe gösterilerek elendiğini belirten Akalın, Aynur’un daha sonra yerel yönetimde iş bulduğunu ancak seçim sonrası görevine son verildiğini söyledi. Ayrıca yaş sınırı nedeniyle İŞKUR ilanlarına başvuramadığını aktaran Akalın, Aynur’un “Ben bu kadar emeği eve hapsolmak için mi verdim?” sözleriyle yaşadığı hayal kırıklığını dile getirdi.

Konuşmasında ikinci örnek olarak Edirne’nin Keşan ilçesinden Aytekin Demirden’i anlatan Akalın, Demirden’in kendisi de engelli olmasına rağmen ağır hasta oğluna tek başına baktığını ifade etti. Söz konusu çocuğun skolyoz, spina bifida ve hidrosefali gibi ciddi hastalıklarla yaşam mücadelesi verdiğini belirten Akalın, farklı hastanelerden alınan raporlarla engellilik oranının kademeli olarak düşürüldüğünü, bunun sonucunda evde bakım maaşının kesildiğini ve engelli aylığının azaltıldığını söyledi.

‘AİLELER ÇARESİZ’

Akalın, yaşanan mağduriyetlerin bununla da sınırlı kalmadığını belirterek, hayırseverler tarafından temin edilen üç tekerlekli engelli aracı nedeniyle de cezai işlemler uygulandığını ve ailenin yüksek tutarlı cezalarla karşı karşıya bırakıldığını ifade etti. Demirden’in “Oğluma iş bulamaz mısınız?” sözleriyle içinde bulunduğu çaresizliği dile getirdiğini aktaran Akalın, bu konuyu daha önce bütçe görüşmeleri sırasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanına da ilettiğini ancak gerekli hassasiyetin gösterilmediğini söyledi.

Bu iki örneğin Türkiye genelindeki daha büyük bir sorunun yansıması olduğunu vurgulayan Akalın, “Sorun vatandaşımızda değil, sorun sistemdedir.” ifadelerini kullandı. Türkiye’de engelli istihdamına yönelik kota uygulamasının yetersiz ve etkisiz kaldığını belirten Akalın, 50 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde kamu için yüzde 4, özel sektör için yüzde 3 oranında engelli istihdam zorunluluğu bulunduğunu ancak bu kotaların çoğu zaman doldurulmadığını ya da nitelikli istihdam yerine düşük vasıflı kadrolarla geçiştirildiğini dile getirdi.

Avrupa ülkelerinde ise 20 ve üzeri çalışanı olan iş yerlerinde yüzde 5 engelli istihdamı zorunluluğu bulunduğunu hatırlatan Akalın, bu kotanın doldurulmaması durumunda uygulanan cezaların doğrudan engelli istihdamına aktarılmasının önemli bir model olduğunu ifade etti. Türkiye’de ise mevcut sistemin engelli bireyleri üretime katmak yerine çoğu zaman pasif sosyal yardımlara bağımlı hâle getirdiğini söyledi.

Konuşmasının devamında çözüm önerilerini sıralayan Akalın, engelli bireyler için istihdam kotalarının gelişmiş ülke standartlarına yükseltilmesi gerektiğini belirtti. Kamu ve özel sektörde, engelli bireylerin eğitimlerine uygun nitelikli kadroların oluşturulmasının önemine dikkat çeken Akalın, çalışmak isteyen engelli vatandaşların doğrudan istihdama yönlendirilmesi ya da kendi işlerini kurmalarının etkin şekilde desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Akalın, İYİ Parti olarak engelli vatandaşların yanında olduklarını ve bu sorunları her platformda dile getirmeye devam edeceklerini ifade etti. Haber Merkezi