Ünal Erkan’ın ardından…

Edirne’nin unutulmaz Valisi merhum Ünal Erkan’ın makam koltuğunun ötesinde şehre kazandırdığı hizmetleri ve 1989 göç dalgasındaki cesur duruşunu gazeteci Nadir Alp kaleme aldı; geride kalan sıcak hatıraları ve vefa dolu dostlukları Edirne’nin hafızasına taşıdı.

    İnsanoğlu yaşarken kıymet-i harbiyesi pek bilinmez. Ama bir gün göçüp gidince, ardından bıraktığı namıyla anılır. Edirne eski Valisi Ünal Erkan da ardında makam koltuğundan çok daha fazlasını, bir şehrin kalbine dokunan sıcak hatıralar bıraktı.

    Merhum Vali Erkan, Edirne'de göreve 19 Ağustos 1988'de başladı. Takvimler 1989'u gösterdiğinde ise tarih, en hüzünlü ve en onurlu sınavlarından birini veriyordu. Bulgaristan'daki soydaşlarımıza uygulanan asimilasyon politikası sonrası başlayan o büyük göç dalgasında, Edirne ana kucağı olmuştu.

    O zorlu günlerde, Edirne Gazeteciler Derneği Başkanı Mehmet Karagöz'ün Veyis İşhanı’ndaki mütevazı bürosunda bir basın toplantısı yapılıyordu. Kapıkule ve Gar'daki göçmen kampında soydaşlara hak etmedikleri bir muamele yapıldığı ve cezaeviyle ilgili bir soru üzerine Vali Erkan'ın sesi titredi, hiddetlendi. ‘’Devlet ne olursa olsun hiçbir kişiyi mağdur etmedi, etmeyecek…’’ diye gürledi. O an gerilen havayı, her zamanki babacanlığıyla merhum başkan Mehmet Karagöz yatıştırdı. O gerginlikle başlayan tanışıklık, sonrasında yıllarca sürecek vefalı bir dostluğa dönüştü.

 Korumasız, makamsız bir Yeniimaret sevdası

     Ünal Erkan, protokol valisi değildi. O, Edirne'yi makam aracının camından değil, arnavut kaldırımlarına basarak tanımak isteyen bir valiydi. Kente gelişinin üzerinden birkaç gün geçmişti ki, koruması Orhan’ı bile yanına almadan, tek başına Yeniimaret Mahallesi’nin yolunu tuttu.

    İlk durağı, daracık dükkanında TRT Radyosundan çalan bir türkü, havaya sinmiş keskin bir yapıştırıcı kokusu ve duvarda asılı anılarıyla kunduracı Şezai Baba'nın dükkanıydı. Almanya görmüş, boğazı yüzerek geçmiş efsane Şezai Baba, elindeki şişeden bir duble aldıktan sonra karşısında duran mütevazı misafirine ‘’Buyur beyim, ne tamir ettirecen? İstersen sana da bir bardak yapayım’’ dedi.

    Karşısındaki kişinin Vali olduğunu öğrenince elindeki çekici, örsü bir kenara fırlatıp bir asker gibi hazırola geçti Şezai Baba: ‘’Beyim kusura bakmayın…’’ Vali Erkan ise o anı kızmak yerine kucakladı, onu sakinleştirdi. Çünkü o, gönül almayı bilirdi.

   Hemen karşıdaki Yeniimaretspor Kulübü Lokali'ne geçtiğinde ise adeta evine gelmişti. Duvarlar sarı-lacivert olsa da, bir köşede asılı duran siyah-beyaz Beşiktaş bayrağını görünce gözleri parladı. 1950'lerde Yugoslavya'dan göçen Süleyman Amca'nın satranç tahtasındaki hamlelerini izledi, mahallenin neşesine ortak oldu. ‘’Ben de Beşiktaşlıyım’’ demesiyle birlikte, lokalde bir anda bir aile olundu. O günden sonra Vali de Yeniimaretli oldu.

 O slogan hiç susmadı: ‘’En büyük bizim Vali Ünal Erkan’’

    Yeniimaretspor o yıllarda bir başkaydı. Güçsüz rakibe centilmence tolerans tanır, güçlü rakip gelince ise yüreğini ortaya koyardı. Tribünler dolar, tezahüratlar yeri göğü inletir, tel örgülerin dibinde patlayan çatapatlarla rakip korkutulurdu.

   Polisin taraftarı sakinleştirmek için geldiği bir maç gününde, tribünlerden yükselen ses bu kez rakip için değil, onun içindi. Bütün stat bir ağızdan haykırdı: ‘’En büyük bizim vali Ünal Erkan…’’

     O ses üzerine Vali Erkan yine araya girdi, polisleri geri çekti, taraftarına sahip çıktı.

     İşte bu yüzden Yeniimaret, onu hiç unutmadı. Beşiktaş sevgisinde, satranç tahtasında, kunduracı dükkanındaki o samimi selamda hep o vardı.

     Vali Ünal Erkan artık aramızda değil. Ama Edirne onu, özellikle de Yeniimaret, bir devlet adamı olarak değil, mahallenin abisi, tribünün en sadık taraftarı olarak, sağlığında olduğu gibi vefatından sonra da hep sevgiyle, özlemle yad edecek.

Ünal Erkan kimdir?

1942 yılında Erzurum'da dünyaya gelen Ünal Erkan, Polis Akademisi'ndeki eğitimini tamamladıktan sonra emniyet teşkilatında göreve başladı.

     Meslek hayatı boyunca Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürlüklerinde görev yapan Erkan, Edirne Valiliği ve Emniyet Genel Müdürlüğü görevlerini de üstlendi.

    Daha sonra Diyarbakır merkezli Olağanüstü Hal (OHAL) Bölge Valiliğine atanan Erkan, bu görevi Necati Çetinkaya'dan devraldı. OHAL Bölge Valiliği, 1987 yılında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da güvenlik ve kamu düzenini sağlamak amacıyla kurulan, geniş yetkilerle donatılmış özel bir idari yapıydı. Merkezi Diyarbakır'da bulunan ve bölgedeki valilikler üzerinde koordinasyon yetkisine sahip olan yapı, 2002 yılında kaldırıldı.

    Bürokrasinin ardından siyasete giren Erkan, 20. Dönem'de Ankara Milletvekili olarak TBMM'ye girdi.

      Mesut Yılmaz başkanlığında kurulan 53. Hükümet'te de görev alan Erkan, 6 Mart-28 Haziran 1996 tarihleri arasında Devlet Bakanlığı yaptı.

    Ünal Erkan, OHAL Bölge Valiliği sırasında sahip olduğu geniş idari ve güvenlik yetkileri nedeniyle kamuoyunda "Süper Vali" olarak da anıldı.

   Vali Ünal Erkan’ı 29 Ekim 2026 yılında kaybettik. Haber Merkezi