“Vatandaşın alım gücü adeta buharlaşmıştır”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne İl Gençlik Kolları Başkanı Özgür Hata, iktidarın “ekonomi düzeliyor” söyleminin gerçeği yansıtmadığını, vatandaşın alım gücünün düştüğünü söyledi. Hata, “27 günde yaşanan bu artış, iktidarın ‘ekonomi düzeliyor’ söyleminin gerçeği yansıtmadığını bir kez daha göstermiştir. Vatandaşın alım gücü adeta buharlaşmıştır. Asgari ücret, yılın başında 4,43 gram altın alabilirken bugün 3,49 gram altına düşmüştür. Asgari ücretlinin alım gücü yaklaşık yüzde 21 erimiştir” dedi.
Hata, emeklinin alım gücünün yüzde 21 azaldığını ve temel ihtiyaçlarını alırken bile zorlandığını söyledi. Hata, halkın pazar alışverişinin azaldığını ve öğrencilerin barınamaz hale geldiğini belirtti.
“İktidar ekonomik krizin faturasını yine halka kesmektedir”
Hata, şunları kaydetti:
“2026 yılına girerken açıklanan rakamlar ortadadır. Asgari ücret 28 bin 75 lira, KYK bursu 4 bin lira en düşük emekli maaşı 20 bin liradır. Ancak asıl mesele bu rakamların kaç lira olduğu değil, bu parayla ne alınabildiğidir. 2 Ocak 2026’da 1 gram altın 6 bin 330 lira iken, 29 Ocak 2026’da 8 bin 39 liraya yükselmiştir. Yalnızca 27 günde yaşanan bu artış, iktidarın ‘ekonomi düzeliyor’ söyleminin gerçeği yansıtmadığını bir kez daha göstermiştir. Vatandaşın alım gücü adeta buharlaşmıştır. Asgari ücret, yılın başında 4,43 gram altın alabilirken bugün 3,49 gram altına düşmüştür. Asgari ücretlinin alım gücü yaklaşık yüzde 21 erimiştir. KYK bursu, 2 Ocak’ta 0,63 gram altın ederken bugün 0,49 gram altın seviyesine gerilemiştir. Öğrencinin cebindeki para yüzde 21’den fazla değer kaybetmiştir. En düşük emekli maaşı ise 3,16 gram altından 2,49 gram altına düşmüştür. Emeklinin alım gücü de yaklaşık yüzde 21 azalmıştır. Daha yılın ilk 29 gününde emeğin, öğrencinin ve emeklinin geliri kağıt üzerinde aynı kalmış, ama hayat karşısında beşte bir oranında küçülmüştür. İktidar, rakamlarla algı yönetmeye devam ederken pazara çıkan yurttaşın filesi küçülmekte, öğrenci barınamaz hale gelmekte, emekli temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz noktaya sürüklenmektedir. Bu tablo bize açıkça şunu söylüyor: Sorun maaşların rakamsal artışı değil, hayat pahalılığı karşısında korunmamasıdır. Altın yükselirken, döviz artarken, fiyatlar her gün zamlanırken ücretler yerinde sayıyorsa, bunun sorumlusu bu ülkeyi yöneten anlayıştır. İktidar, ekonomik krizin faturasını yine halka kesmektedir. Emeğiyle geçinenler, öğrenciler ve emekliler her geçen gün biraz daha yoksullaştırılmaktadır. Bu düzen değişmeden, bu ekonomi anlayışı terk edilmeden, açıklanan hiçbir maaş vatandaşın sofrasına gerçek bir refah getirmeyecektir.” Haber Merkezi