‘Vatandaşın alın terine göz diktiler’

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, Hükümetin Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) adı altında gündeme getirdiği yeni düzenlemenin Türkiye’de sosyal devlet anlayışına indirilen en ağır darbelerden biri olduğunu ifa etti. Meriç, “İktidar, yıllardır yürüttüğü neoliberal politikalarla kamu kaynaklarını özelleştirmiş, üretimi tasfiye etmiş, şimdi de vatandaşın alın terine göz dikmiştir” dedi.

Zafer Partisi Edirne Merkez İlçe Başkanı Arda Meriç, yaptığı yazılı açıklamada hükümetin gündeme getirdiği Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’ne tepki gösterdi. Meriç, açıklamasında şunları kaydetti:

“Hükümetin “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)” adı altında gündeme getirdiği yeni düzenleme,

Türkiye’de sosyal devlet anlayışına indirilen en ağır darbelerden biridir. Kamuoyuna “vatandaşın geleceğini güvence altına alan yeni model” olarak sunulan TES, gerçekte çalışanların maaşlarından kesinti yaparak finansal sisteme zorunlu kaynak aktarımını kurumsallaştıran bir piyasa projesidir.

‘SOSYAL DEVLETİN TASFİYESİ, SERMAYEYE SADAKAT’

Zafer Partisi olarak bu düzenlemeyi yalnızca ekonomik bir reform değil, ideolojik bir dönüşümün

parçası olarak görüyoruz. İktidar, yıllardır yürüttüğü neoliberal politikalarla kamu kaynaklarını

özelleştirmiş, üretimi tasfiye etmiş, şimdi de vatandaşın alın terine göz dikmiştir. Maaşlardan yüzde 3 kesinti, yani zorunlu vergi; İşverenden %1 katkı, yani göstermelik bir denge unsuru Devletten yüzde 30 destek, yani halkın ödediği vergilerin sermaye fonlarına aktarımı anlamına gelmektedir.

Devlet, kendi vatandaşına sosyal güvenlik sağlamak yerine ki bunu finans piyasalarına “müşteri”

kazandırmaktadır. SGK’dan bağımsız işleyiş, emeklilik hakkını kamusal bir güvence olmaktan

çıkarıp, özel fonların inisiyatifine teslim etmektir ki bu durum SGK Başkanının emekli maaşlarının

düşüklüğünü “emeklilerin artık daha uzun yaşamasına” bağlaması gibi bir düşüncede

olduğundan dolayı anlaşılmaktadır. Bu model, “milli ekonomi veya iktidar partisinin ortaya attığı

TÜRKİYE YÜZYILI söyleminin” değil; tam anlamıyla küresel finans sistemine eklemlenmiş bir

taşeron ekonomi modelidir.

‘HALKIN TASARRUFU SERMAYEYE REHİN’

TES, ekonomi biliminin değil, sermayenin çıkar haritasının ürünüdür. Bu sistemin özü, çalışanların

gelirinden zorunlu fon kesintisiyle finansal piyasalara kaynak aktarmak, yani “finansallaşmayı

derinleştirmektir.” TES şu temel ekonomik riskleri taşımaktadır:

• Gelir Eşitsizliğini Derinleştirir: Düşük gelirli çalışanların yüzde 3 kesintisi, zaten yetersiz olan

alım gücünü düşürür. Bu, tüketim talebini kısarak iç talep daralmasına yol açar ki bu da

Şimşek ekonomi politiğinin halkı daha da ezdiğini kanıtlar ve finansal egemenliği aşındırır.

• Devletin TES aracılığıyla özel fonları desteklemesi, parasal egemenliği özel sektöre

devretmek anlamına gelir. Bu durum, devlet parasının (Chartalism) temel ilkesine, yani

“paranın toplumsal refah için yaratılması” anlayışına tamamen terstir.

• Reel Ekonomiyi Zayıflatır: Fonlar sanayiye değil, finansal araçlara yönlendirilecektir.

Üretim yerine borsa, istihdam yerine getiri konuşulacaktır. Bu da Türkiye’yi üretimden

koparan finansal bağımlılık sarmalını daha da güçlendirecektir.

• Kamu Kaynağının Sermayeye Aktarımı: Devletin yüzde 30 katkısı, halkın vergileriyle fon

sahiplerine sağlanan bir sübvansiyondur. Kısacası, işçi iki kez öder: Hem maaşından kesinti

yapılır, hem vergisiyle bu fonlara destek verilir.

Bu tablo, 21. yüzyılın en sinsi sermaye transfer mekanizmasıdır. Adı “Tamamlayıcı

Emeklilik”, özü ise Tamamlanmış Emeğin Sömürüsüdür.

Zafer Partisi’nin bu noktada alternatif ekonomi görüşü ise gayet açık ve nettir;

Zafer Partisi, üretim temelli, milli, planlı ve kamusal bir ekonomi modelini savunmaktadır, sosyal

güvenlik piyasanın değil, devletin güvencesinde olmalıdır.

• SGK Güçlendirilmelidir: Emeklilik sisteminin bağımsızlaştırılması değil, kamu denetiminin

artırılması gerekir.

• Kamu Fonları Reel Sektöre Yönlendirilmelidir: Birikimler finansal araçlarda değil, üretime,

teknolojiye, sanayiye yatırılmalıdır.

• Tasarruf ve Yatırım Dengesi Kamu Eliyle Sağlanmalıdır: Devlet, kendi parasal egemenliğini

kullanarak uzun vadeli kalkınma yatırımlarını fonlamalıdır.

• Gelir Dağılımı Adaleti Yeniden Kurulmalıdır: Emekçinin sırtından değil, ranttan ve

servetten alınacak etkin vergilerle sosyal güvenlik fonu güçlendirilmelidir.

Biz, vatandaşın parasını borsaya değil, Türkiye’nin üretimine yatıracağız.

Biz, emekliliği piyasa fonlarına değil, devletin güvencesine emanet edeceğiz.

TES, çalışanı korumak için değil, finansal sistemi kurtarmak için hazırlanmış bir projedir.

Bu proje, kamusal güvencenin yerine piyasa riskini koymakta; emekliliği hak olmaktan çıkarıp

“yatırım ürününe” dönüştürmektedir. Zafer Partisi olarak, bu sistemin karşısında dimdik duracağız.

Türkiye’nin geleceği, borsa endekslerinde değil, üreten, refahını adil paylaşan bir milli ekonomide inşa edilecektir.” Haber Merkezi