‘Yangınları önleyici politikalar şarttır’

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, orman yangınlarının doğal varlıkları, ekolojik dengeyi tehdit eden ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti. Tekin, “orman yangınlarıyla mücadelede yalnızca yangın çıktıktan sonra müdahaleyi değil, yangınları önlemeyi esas alan bir anlayışın benimsenmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sosyal İşler Başkanı Av. Sinan Tekin, orman yangınlarıyla mücadelede yangın riskini azaltacak planlamaların yapılması gerektiğini belirtti. Tekin, “Orman Yangınlarının Önlenmesine Yönelik Politika Önerileri” başlıklı raporunda şunları kaydetti:

“Orman alanları ile yerleşim bölgeleri arasındaki sınırların giderek belirsizleşmesi, orman içlerine kadar uzanan kontrolsüz yapılaşmalar ve yeterince denetlenmeyen insan faaliyetleri yangın riskini büyütmektedir. Bu nedenle öncelikle ormanlarla yerleşim alanları arasında koruyucu tampon bölgeler oluşturulmalı, yangının yerleşim alanlarına ulaşmasını engelleyecek tedbirler hayata geçirilmelidir. Orman kenarlarında yeni yapılaşmalara izin verilirken güvenli mesafe kuralları tavizsiz uygulanmalı, yangına dayanıklı yapı standartları zorunlu hâle getirilmelidir. Ayrıca yangın emniyet yolları ve şeritleri yeniden gözden geçirilmeli, yıllardır ihmal edilen bakım ve yenileme çalışmaları tamamlanmalıdır. Yangınların büyümeden kontrol altına alınabilmesi için müdahale ekiplerinin bölgelere hızlı ulaşmasını sağlayacak altyapı eksiklikleri giderilmelidir.

Yangınlarla mücadelede kurumsal koordinasyon da büyük önem taşımaktadır. Farklı kurumların görev aldığı süreçlerde yaşanan yetki karmaşası ve koordinasyon eksiklikleri zaman zaman müdahaleleri zorlaştırmaktadır. Bu nedenle afet ve yangın yönetiminde görev ve sorumlulukların netleştirildiği, hızlı karar alma imkânı sağlayan güçlü bir koordinasyon mekanizması oluşturulmalıdır.

Diğer taraftan yangınlarla mücadele yalnızca kamu kurumlarının görevi değildir. Toplumun bilinçlendirilmesi, gönüllülük sisteminin geliştirilmesi ve vatandaşlarımızın yangın riskleri konusunda eğitilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle gençlerimizin ve yerel toplulukların bu süreçlere katılımı teşvik edilmelidir.

Teknolojinin sunduğu imkânlardan daha fazla yararlanılması da artık bir zorunluluktur. Yapay zekâ destekli erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları, dijital risk haritaları ve modern izleme teknolojileri yaygınlaştırılmalı; üniversiteler, araştırma merkezleri ve kamu kurumları arasında güçlü iş birlikleri kurulmalıdır. Bizim anlayışımızda tabiat, üzerinde sınırsız tasarrufta bulunulacak bir kaynak değil; korunması gereken bir emanettir. Ormanlarımızı korumak sadece çevre politikası değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur.” Haber Merkezi