2010 yılı Türkiye’nin Roman(Çingene) vatandaşları için Roman baharıydı. AKP Roman Açılımı süreciyle Çingeneleri siyaseten sahiplenme süreci başlatmıştı. İktidarın sıcak ilgisiyle karşılaşan Roman dernek başkanlarından bazıları milletvekili olma rüzgârına kapıldı.
2011 yılında Yeni Şafak gazetesi, “Meclis’te Roman havası esecek” manşetini kullandı. Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı Elmas Arus, AKP’den milletvekili aday adayı olmuştu. Roman Açılımında Başbakan Erdoğan’ın “Elmas kızımız” dediği Arus, “Romanların sorunlarını en iyi bir Roman anlatır” düşüncesiyle milletvekili aday adayı olduğunu açıklamıştı. “Bu topluluğun sözcüsü olmak için siyaseti istedim.” demişti. Sonuç olarak AKP tarafından adaylığına onay verilmedi. 1983 doğumlu yönetmen Elmas Arus, Roman baharına erişemedi
Roman kökenli Özcan Purçu, 2015 genel seçimlerinde CHP İzmir milletvekili seçildi. Bir ara Roman sivil toplumun İçinde yer aldı. Dönemin CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun özel kontenjanından milletvekili seçildi. Biografisi yoksulluk kokuyordu: “Ailenin üç çocuğundan biriydi. Sadece iki yatak sığacak kadar küçük ve her üç ayda bir yıkıldığı için değiştirilmesi gereken plastik bir çadırda doğup büyüdü. Tuvalet ve banyo, Roman mahallesinde kurulan çadırın dışındaydı. Akan su, yakındaki caminin çeşmesinden sağlanıyordu. Annesi giysi satarken babası sepet örüyor ve satıyordu.” Tam anlamıyla klâsik bir Çingene hikâyesiydi.
ELMAS ARUS, ÖZCAN PURÇU’NUN MİLLETVEKİLİ OLMASINI KABULLENEMEDİ
Elmas Arus, Özcan Purçu’nun milletvekili seçilmesini içine sindiremedi. “CHP başka adam mı bulamadı” diye dostlar arasında serzenişte bulundu. Purçu, TBMM’ de iki dönem milletvekilliği yaptı. Vekilliği döneminde Roman sorunlarını gündeme getirdi.
2018 yılı genel seçimlerinde bu defa Roman kökenli Cemal Bekle, AKP’ den İzmir milletvekili seçildi. O da bir dönem Roman sivil toplum yapılanmasının içindeydi. Babası esnaflık yapıyordu. Seçildiğinde Romanların hakları için mücadele edeceğini beyan etmişti. Vekilliği döneminde Romanların temel sorunlarını dile getiremedi, ayrımcılık üzerine geçiştirilen sözlerle meseleyi çerçeveledi. “Vatan millet Sakarya” edebiyatını sürdürdü. Romanların toplumsal yaşama entegre edilmesi noktasında yeterli gayreti gösteremedi, gösteriyor gibi algı yarattı.
Purçu, 2023 genel seçimlerine çok az bir süre kala, partisinin Romanlardan milletvekili adayı göstermemesini gerekçe göstererek milletvekilliğinden ve CHP’den istifa etti. Siyasete veda etti. Bekle, aday gösterilse de İzmir’de Roman oylarından kendine yeterli pay düşmemişti.
2023 seçimlerinde Sıfır Ayrımcılık Derneği başkanı Elmas Arus, ikinci kez siyaset sahnesine çıktı. “Adaylığımı en çok Roman kadınlar teşvik etti, Elmas’ın görünürlüğü onların görünürlüğü demek” diyerek kendine gerekçe hazırladı. Seçim döneminde basında sıkça parlatılan Elmas Arus, görünürlüğüne güveniyordu. Önemli, başarılı bir Roman kadın figürü olarak lanse edildi. Milletvekili seçildiğinde Roman haklarında önemli bir mihenk taşı olacağını düşünüyordu. 2023 seçimleri sürecinde katıldığı bir söyleşide Özcan Purçu’nun CHP’ den istifasını şöyle yorumluyordu: “Sayın vekil Özcan Purçu’nun istifası üzücüydü. Çünkü siyasette Romanları temsil eden ilk figürdü. Gerekçesi şuydu; bir Roman vekil adayı yok, o yüzden ben siyasetten ayrılıyorum, partimden ayrılıyorum, tavrıydı. Oysa ben vardım. Ben buradaydım demeliydi. Benim için üzücü olan, hâlâ erkek dilinin 11 roman adayı varken on tane erkeği sayıp bir tane kadını saymaması,(kendisini kastederek) kapsayıcılık açısından çok ciddi bir ayrımcı tavırdı. Ben meseleye buradan bakıyorum biraz” diyordu.
ROMANLARDAN BİR KADIN MİLLETVEKİ SEÇİLMELİ.
Arus, 2023 seçimleri sırasında katıldığı görsel medya da içinde epeyce ajitasyon ve mağduriyet kokan hikâyeleriyle öne çıkıyordu. Ayrıca AB projeleri ve buçuk belgeselinden ötürü AB’den aldığı ödüllerinden gururla söz ediyordu. İstanbul 2. Bölgeden seçilemedi. Onun da yoksulluk kokan hikâyesi vardı: “Amasya’da babası sepetçi, annesi bohçacılık yapan bir ailenin kızıydı. Henüz 6 yaşındayken ailesi ile birlikte İstanbul Bahçelievler’de yüzlerce barakanın olduğu bölgeye İstanbul’a geldiklerinde ellerinde hiçbir yetenek yoktu. Bu yüzden herkes atık toplayıcılığına başlıyor. 5 kardeş ve anne baba hep birlikte bu işe başladık. Ben de 15 yaşına kadar kâğıt toplayıcılığı yapmaya devam ettim.” diyordu. Arus, 31 Mart 2024 belediye seçimlerinde CHP Şişli Belediyesi meclis üyesi seçilebildi. Romanlardan başka partilerden belediye meclis üyesi seçilenler oldu. Siyasete giren Roman kökenli kişilerin Roman toplumuna toplumsal faydaları görülemedi.
Son yirmi yıl içinde siyasete bulaşmayan Roman Dernek başkanı kalmadı gibi bir durum söz konusu. Roman kökenli milletvekilleri iki kutuplu siyasette, Türkiye’de yaşayan Romanların toplumsal sorunlarını merkeze taşıyamadılar. Cemal Bekle, milletvekili olduğu dönemde Roman sorunlarına dokunuşları havada asılı kaldı. Zaten onun amacı Roman meselesi değildi, Romanlar kendisi için siyasi oy aracından başka bir şey değildi. Roman sivil toplum yapısına bakıldığında; Roman Derneklerinin sayıları epeyce fazladır. Ancak Romanlara yönelik bal üretme becerileri yoktur. Aralarındaki Roman sivil toplum kümelenmesi iktidarın siyasi nimetlerinden yararlanma amaçlıdır. Roman sivil toplum yapıları, sivil toplum olma özelliğini yıllar önce yitirdi. %95’i çıkarcı, niteliksiz, beygir cambazı durumunda, elini veren kolunu kaptırır cinsten.
Roman sivil toplum yapılanmasında en dikkat çekici isim Ahmet Çokyaşar’dır. Milletvekili olabilmek için atmadığı takla, bakla kalmamıştır. Sayın Cumhurbaşkanına 2015 yılında “yüzyılın devlet adamı” ödülünü verdi. Ancak vekil olma hayaline eremedi. CHP içinde de epeyce taklacı Roman Dernek başkanları mevcudiyetini koruyor. Ve siyasilere güven hissi bırakmadılar.
SİVİL TOPLUM OLMAYI BECEREMEYENLER ROMAN PARTİSİ KURDU
Milletvekili olma hayaline kapılanlardan biri de Roman kökenli Hüseyin Akbulut idi. İşçi emeklisi Akbulut, Sesimi Duyan Yok Mu Uyuşturucu İle Mücadele Derneği’nin başkanlığını yapıyordu. 2019 yerel seçimlerinde, ” seçimlerde bende varım, bu yarışın içindeyim” diyerek siyasete soyundu. Kendisi CHP saflarında yer alıyordu. İlk söylemi: “Kocaeli’yi köy görünümünden kurtaracağım” olmuştu. “20 yıllık AK Parti iktidarında yapılanlara baktığımızda gözle görülen yalnızca beş üç tane asma köprü var. Bunun haricinde hiçbir şey yok.” diyerek kendisine siyasi mevki arıyordu.
Hüseyin Akbulut, siyasette iddialı bir giriş yaptı: ”Bizim ekibimiz var, Yaklaşık 47 Dernek bana destek için geldiler. Ben aday olmak istemiyordum fakat muhakkak bizden de birinin aday olması lazım dedikleri zaman beni öne attılar ve 47 dernekte beraber Kocaeli’ndeki Kandıra Karamürsel başta olmak üzere Gebze’ye kadar 12 ilçeyi gezdik ve halkın bize teveccühünü gördük. ‘Sen bizim onurumuzsun sen bizim gururumuzsun sandıkta da şerefimiz olacaksın’ diyenler oldu.” diyordu. Akbulut’un sözleri Elmas Arus ile benzerlik taşıyordu: ”34 bölgede örgütlü Roman Diyalog Ağı’nın genel sekreteriyim. Bu derneklerin talebi doğrultusunda siyasete girmeye karar verdim” diyordu. İkisi de kendilerine değer biçiyordu.
Hüseyin Akbulut, 2019 yerel seçimlerinde beklentisi karşılanmadığından CHP’den istifa edip, AKP’ye geçti. Umduğunu bulamadığından bu defa AKP’ den istifa etti. 10 Kasım 2019’da Edirne’ye geldi, parti kuracağını ilan etti. 2020’de Güzel Parti’yi kurdu. Basının ilgi odağı haline geldi. Türk siyasal tarihinde Romanlar(Çingene) siyaset sahnesine çıkmaya hazırlanıyordu. Cumhuriyet tarihinde bir ilk idi. Romanların siyasi tercihini kendi alanında toplayacağı görüntüsünü yaymaya çalıştı. Kendisini Romanların lideri gösteriyordu. Özcan Purçu ve Cemal Bekle’yi eleştiriyor, ikisinin de ‘konu mankeni’ olduğunu söylüyordu. Akbulut, “Bir parti kuruyoruz ve bu parti ile bizim de çocuklarımız Meclis’e gidecek, belediye başkanı olacak, milletvekili olacaklar, meclis üyesi olacaklar, il başkanları, ilçe başkanları olacak. Bütün Romanlara tüzel kişilik kazandıracağız ve söz sahibi olacaklar.” diyerek çıtağı yüksek tutuyordu. Özetle, ‘devleti yönetmeye talibiz’ diyordu. ‘Oy potansiyeli olarak 5,5 milyonuz, destek bulursak oy oranımız yüzde 13 olur’ diyerek kendine umut yaratıyordu.
Akbulut, başka bir konuşmasında: “Yıllarca Romanları Meclis’te temsil eden vekil yoktu. Cumhuriyet’in kuruluşundan 94 yıl sonra CHP, Özcan Purçu’yu ve hemen ardından da AK Parti, Cemal Bekle kardeşlerimizi Meclis’e milletvekili olarak gönderdi. O günkü sorunlar hâlâ çözüm bekliyor. Türkiye’de Roman, Abdal ve değişik isimlerle adlandırılan 10 milyon kişi yaşıyor. 10 milyon Roman’ın sorunlarıyla iki vekil nasıl başa çıksın? Toplumda bir partinin kurulması Türkiye’nin her ilinde, kahve köşelerinde dillendirilmeye başlamıştı fakat cesaret edecek biri gerekiyordu.” Akbulut bu açıklamaları yaparken partinin kurulması Romanların toplumsal talebi olduğunu söylüyordu. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim ittifaklarında yer almak için CHP ve AKP’den randevu alamayan Güzel Parti siyasette ilk hezimetini almış oldu. Diğer bir değişle; Akbulut, siyasi yetersiz bakiye olarak kaldı.
Cumhur İttifakı ve Milet İttifakı’nın Güzel Parti’yi görmezden geldiğini ifade eden Akbulut, “Yeteri maddi gücümüz olmadığından dolayı maalesef bu seçimlere Güzel Parti olarak katılamıyoruz. Adalet Partisi ile yapmış olduğumuz protokol ile Adalet Partisi çatısı altında 2023 Genel Seçimlerine katılacağız. Güzel Parti olarak Roman, Abdal ve Dom vatandaşımızın oylarına talibiz ve 7 milyon oy potansiyeline sahip bir partiyiz. Kürt, Arap, Yörük ve Avşar vatandaşlarımızda partimizin birleştirici gücü sebebi ile aramıza katıldılar. Cumhur İttifakı ve Millet ittifakı maalesef bizleri yok saymaya devam ediyorlar. Yüzde 0,1 oyu bile olmayan siyasi partiler ile ittifak kuranlar bizleri yok sayamazlar. Bu ülkede var olduğumuzu genel seçimlerde gücümüzü göstererek ispat edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Siyasette kendi geleceğini yaratmaya çalışan Akbulut, geminin dümenini AKP’ ye çevirdi. 2023 Cumhurbaşkanlığı 2. Tur sırasında Romanları temsil ettiğini beyan eden Akbulut, parti olarak AK Parti’yi destekleyecekleri söylemişti.
2020’de Gaziantep’li Abdal kökenli Mahmut Karalar, Güzel Parti’nin kurucuları arasındaydı. ‘Romanlar parti Kurdu, ne den Abdalların partisi olmasın’ düşüncesine kapıldı. Doğuş Partisini kurdu. Karalar, “Türkiye’de 8 milyon Abdal ve Dom toplumu olduğu halde neden bizler yok görülüyoruz” diyerek yola çıktı. Karalar, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili; 33 ilde adaylarını açıklayacaklarını, hedeflerinin 12 milletvekili çıkarmak olduğunu, partisinin rakip olarak görülmemesini büyük bir avantaj olarak görüyordu. 8 milyon abdal ve Dom toplumunu içinde barındıran tek Parti Doğuş Partisiyiz, aşiretimizden en az 800 bin oy bekliyoruz. Doğuş partisini destekleyen abdal ve Dom var. Halkımız anketlerle değil gerçek bir seçimi sandıkta görecekler “ diyerek içindeki umudu anlatmaya çalışıyordu. Ne yazık ki umduğu oy oranına erişemedi.
Güzel Parti ile Doğuş Parti’yi birbirlerine bağlayan yönü; mecliste temsil güçlerinin olmamasına dayalı düşüncelerdi. Aynı ortak sorunu yaşayan ve dillendiren bu iki partinin siyasi dayanışma kuramaması sorgulanması gereken bir meseledir. Asıl mesele, Doğuş Partisi’nin Akbulut’un tutarsız söylemlerine güven duymamasıdır.
ELMAS ARUS’UN SÖYLEM ÇIKMAZLARI
Roman sivil toplum yapılanmasında Sıfır Ayrımcılık Derneği Başkanı ve İstanbul/Şişli Belediye Meclis Üyesi olan Elmas Arus’u ayrı bir değerlendirmede tutulması gerekir. Sivil toplum başkanlığı yapan bir kişinin siyasi oluşumun bir parçası olması etik olmadığı gibi samimiyeti de olmaz. Arus’un geldiği anlam grafiği budur. Kendisi Çingene meselesinin sosyolojik yapısıyla ilgilenmez, AB. Proje mantığının ekonomik getirisiyle ilgilenir. Söylemlerinde elbette doğruluk payı olmakla birlikte, sosyolojik analizi kendi çıkarımları doğrultusunda kullanır. Örneğin: “Romanların/Roman gibi yaşayan toplumsal grupların kendi içinde örgütlenmeye, dertlerini konuşmaya başladı’ şeklindeki söylemidir. Bu söylem dili, doğru bir tespit değildir. Keşke Arus’un dediği gibi olsa.
AMAÇ SİYASİ İKBAL ROMANLAR HİKÂYE
Siyasete giren Romanlar, kendi toplumunun içinde bulunduğu sosyal gerçekleriyle yüzleşmesi gerekir. Sosyal gerçeklik kendi içinde sosyal pratiğini yaratmıştır. Romanlar, Domlar, Lomlar hâlen kendi içlerinde örgütlenememiş, sorunlarını kendi aralarında tartışma zemini yaratamamıştır. Romanlar özeline bakıldığında; kendi içlerinde güçlü bir toplumsal birliktelik ruhu oluşmamıştır. Bizden de Roman milletvekili olsun düşüncesi oluşmamıştır. Roman toplumunun genelinin içinde bulunduğu yaşam kalitesizliği; Kimlik bilinci değil, yardım edilme bilinci ile hareket edilmektedir. Yaşam kaliteme kim dokunacaksa oyumu ona veririm düşüncesiyle hareket edilir. Siyasette var olmak için bağımsız aday olarak girenlerin olduğuna da şahit olduk. Sonları hep hüsran oldu. Roman dernekleri Romanlar üzerinde etki (yönlendirici) güçlerinin olmadığı herkes tarafından anlaşılmaya başlanmıştır. Siyasete giren Romanın karşı tarafa sunacak hiçbir olanağı yoktur. Vaat mi? Asla para etmiyor!
Edirne’de siyasete bulaşan/bulaştırılan Roman dernek başkanları olmuştur. AKP, HDP, MHP’ den farklı seçim dönemlerinde milletvekili adayı gösterilenler oldu. Romanların oylarını alabilmek için bazı partiler, Roman adayı bulup seçilmesi mümkün olmayan sıralamanın içine aldılar. Edirne’de azımsanmayacak bir nüfusa sahip Romanlardan umdukları oyları hiçbir zaman alamadılar. Siyasi partilere ancak payanda olabildiler. Romanların siyasi tercihleri farklılık taşır. Romanların kimlik bilinci siyasal anlamda Türklüktür, kimliği(etnisite) ile bağdaştırmazlar. Roman aday değil, güvenilir bir siyaset, iş ve aş ortamlarından sosyal refah peşindedirler. Roman dernek başkanlarının Roman toplumu üzerinde etkin olamayışlarının elbette farklı nedenleri bulunmaktadır. Başta Romanlara güven verebilecek iktisadi ve sosyal çalışmalarda faaliyet göstermemeleri. Hak temelli çalışmalarda bulunmaması gibi örnekleri çoğalmak mümkündür. En büyük sorun samimi olmamalardır. Maalesef geneli; eğitimsiz, niteliksiz, çıkarcı, işsiz güçsüz kişilerden oluşan kümelenmedir. Özetle toplumsal karşılığı olmayan örgütlenmelerdir.
GÜNDEM
09 Mart 2026GÜNDEM
09 Mart 2026GÜNDEM
09 Mart 2026GÜNDEM
09 Mart 2026GÜNDEM
09 Mart 2026GÜNDEM
09 Mart 2026GÜNDEM
09 Mart 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.