Uzman Psikolog Nergis ÖZDİNÇ
Aynı ilişki içinde olan iki kişi, çoğu zaman aynı ilişkiyi yaşamazlar. Bir ilişki vardır ama o ilişkinin içinde iki ayrı deneyim, iki ayrı algı yaşar. İlişkiler ortak görünür ancak her zaman ortak hissedilmeyebilir. Bu bağlamda ilişkiler, sanki iki ayrı iç dünyanın kesişimi gibidir.
Aynı evde yaşanır, aynı günler paylaşılır, aynı cümleler kurulur…ama biri “iyi gidiyoruz” derken diğeri farklı bir duyguyu hissedebilir. Bu iki ayrı iç dünya her zaman aynı yerden bakamayabilir. Birinin sakinlik dediği, diğerinde mesafe olarak algılanabilir. Birinin “her şey normal” dediği yerde diğeri “bir şeyler eksik” algısını hissedebilir. Çünkü burada ilişki ortak, deneyim ise kişiye özeldir.
Hepimiz ilişkilerimizi kendi geçmişimiz, ihtiyaçlarımız ve duygusal deneyimlerimiz üzerinden yaşarız. Kimi için sevgi birlikte zaman geçirmek iken, diğeri için ise görülmek, duyulmak ve anlaşılmaktır. Bu ihtiyaçlar örtüşmediğinde, aynı ilişki içinde iki farklı gerçeklik oluşur.
Biri kendini yeterince çaba gösteriyor hissederken, diğeri yeterince değer görmediğini düşünebilir. Biri sorun olmadığını söylerken, diğeri uzun zamandır anlaşılmadığını hissediyor olabilir. İşte bu noktada ilişkilerde görünmeyen bir kırılma başlar. Çünkü sorun yaşanan olaylar değildir. Sorun, o olayların nasıl anlamlandırıldığıdır.
İlişkide algı farkı büyüdükçe, taraflar birbirine değil, kendi iç dünyalarına daha çok yaklaştıkları görülür. Bir süre sonra ise; “Ben böyle olduğunu düşünmemiştim”, “Senin böyle hissettiğini bilmiyordum” gibi cümleler kurulmaya başlanır. Oysa biri uzun zamandır hissediyordur diğeri ise fark etmemiştir. Bu yüzden bazı ilişkiler dışardan bakıldığında aniden bitmiş gibi görünür. Aslında o ilişki, iki farklı gerçeklik arasında uzun zamandır sessizce ayrışıyordur.
Belki de ilişkilerde asıl önemli olan, aynı şeyi yaşamak değil aynı şeyi hissetmeye yaklaşabilmektir. Çünkü gerçek yakınlık, sadece yan yana olmakla değil birbirinin iç dünyasına temas edebilmekle kurulur.
Partnerinizle aynı hissetmeyi beklemek biraz ütopik bir beklentidir. Burada amacımız iki farklı insanın aynı şeyleri hissetmesinden ziyade, anlaşılmış hissetmesi olacaktır. Yakınlık ve bağ ancak bu şekilde güçlenebilir.
İlişki içinde iki ayrı insan ve iki ayrı gerçeklik olduğunu fark ettiğimizde, ilişkiden beklentilerimiz de değişmeye başlar. Belki de bu sayede, daha önce bizi zorlayan durumlar artık aynı şiddette etkilemeyecektir. Sadece kendi penceremizden değil, karşımızdakinin dünyasından da bakmaya başladığımızda birbirimizin hislerine daha kolay yaklaşabiliriz. İşte bu şekilde iki farklı gerçeklik bir ilişkide gayet güzel olabilir.
GÜNDEM
07 Nisan 2026GÜNDEM
07 Nisan 2026GÜNDEM
07 Nisan 2026GÜNDEM
07 Nisan 2026GÜNDEM
07 Nisan 2026GÜNDEM
07 Nisan 2026GÜNDEM
07 Nisan 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.