Ülkemizin batıya açılan kapısı, Avrupa’dan Ülkenize girişte ilk il merkezi konumundaki Edirne birçok uygarlığın geçişine tanıklık etmesi sebebiyle binlerce yıllardan bu yana iskan edilmiş antik bir yerleşim merkezi özelliğine sahiptir.
Eski ve yeni olmak üzere, Edirne il merkezi iki bölümden oluşmaktadır. Bu durum hızlı kentleşmenin getirdiği bir sonuçtur. Bir bölümü imar ve inşa ederken diğer bölümü ihlal ve ihmal etmek hayatın olağan akışına da terstir diye düşünüyorum. Bu durumu örnekleriyle, belgeleriyle , tüm gerçekliği ve açıklığıyla masaya yatırmak istiyorum. Sabır taşı çatlamasa belki bir süre daha tahammül edebilirdim. İnsanız bir yerde patlıyoruz..
Uygulanan imar planları çerçevesinde uzun yıllar önce başlayan ve tam hızıyla devam eden yeni yerleşim alanlarındaki yapılaşmalar beraberinde birçok sorunları da getirmiştir. Her şeyden önce altyapı eksikliği, İmar uygulamaları, İnşaat ve iskan süreçlerinde yaşanan ağırlaştırılmış bürokratik işlemler, İskan edilmeden sonra Kentlilerin yaşadığı sorunlar.. Bunlara daha ekleme yapmak mümkün..Bu sorunların odağında ve çözüm noktasında tek kurum tabi ki Belediyedir..
Belediyenin kentsel hizmet sunumundaki başarılarını takdir ettiğimiz, övdüğümüz kadar, Hatalı uygulamalarını Belde halkı olarak eleştirme hakkımız da vardır. Bu düşünceden hareketle Ülkemizin çok az kentinde görülen ama Edirne’de yıllardır uygulanan şu Baza tipi inşaatlar konusuna parmak basmak istiyorum. Nasıl bir plandır, Nasıl bir kentleşmedir anlamak mümkün değil. Müteahhide, arsa sahibine daha fazla katkı sağlamak için ucube bir kentleşme ortaya çıkarıyorsunuz.
Yıllardır bu neden görülmüyor. İki bitişik parselin birine 7 kat, diğerine 9 kat inşat izni verilmek hangi plan mantığıyla bağdaşıyor. Baza’lı projelere işyerlerini koydunuz, üstlerine de Home Ofis dediğiniz bağımsız bölümleri oturttunuz, Mesken olarak da tamamladınız,sonra da diğer konutları inşaa ettiniz..Bitti mi? Hayır..
Projedeki tüm yapının ¼ işyeri ve Home Ofis(Tapu dairesi buralara da niteliğine İŞYERİ tescili yapıyor) 27 daireli bir apartmanın 7 si işyeri. Ne oluyor biliyormusunuz? Edirne’de bu konuyu bilen ve sıkıntısını yaşayan binlerce mağdur var! Neden mağdurlar..Mesken olarak kullandıkları mekanlarında Elektirik,Su sarfiyatları ile Vergilerini işyeri tarifesinden ödüyorlar.
Üstündeki komşusu aynı sarfiyata 3 ödüyorsa, aşağıdaki 6 ödüyor.. Bu haksız, adaletsiz uygulamayı Belediye bilmiyor mu? Biliyor ama halen o uygulamaya dur demiyor! Vatandaş feryat ediyor, düzeltin bu uygulamayı diyor. Dinleyen yok. Binlerce insanın bizzat mesken olarak kullandığı, Ancak tapusunda niteliği İŞYERİ ifadesini değiştirmek bu kadar zor olmamalıdır. Sonra da Hak, Hukuk, Adalet sloganları atıyoruz..
Gelelim şehrin eski mahallelerine; Belediyelerin en temel görevi şehrin planlı, gelişimini sağlamaktır. Merkezdeki eski mahallelerin imar ve mülkiyet sorunları, Gecekondulaşmış ve maili inhidam(Yıkılmak üzere)yapılarının çoğunlukta olduğu bilinmekte ve görülmektedir. Şehir genelinde uygulanması gereken altyapı çalışmalarına bile başlanamayan, bugüne kadar revizyon ve parselasyon plan çalışmalarının tamamlanması gereken eski mahalleler konusunda ne yazık ki büyük bir ihmal ve sorumsuzluk vardır.
Toplum vicdanını rahatsız eden uygulama hatalarını düzeltme, İmar adaleti sağlama, Planlı, sağlıklı, düzenli şehirleşmeye yönelik dönüşüm uygulamalarına çoktan başlanmış olması gerekirdi. Bu konudaki taleplerin de sürüncemeye bırakıldığı esef vericidir.
İşte benim de yaşadığım tanık olduğum somut bir örnek. Eski mahallelerden, Meydan Mahallesinde malik olduğum ve imar kısıtlaması bulunan bir arsam için, ayrıca oradaki taşınmaz sahibi 5 kişinin, 5 yıl önce bu günlerde Belediyeye vermiş oldukları dilekçeleri arşivin tozlu raflarında beklemektedir. Bir işlem tesis edilmemiştir.
Beş yıldan beri gerek önceki dönemde gerekse bu dönemde konunun yorulmayan takipçisiyim. Belediyenin önceki dönem Başkan yardımcısı, İmar işleri Harita bölüm sorumlusu ve çalışanlar nezdinde sık sık temaslarım oldu. İnanamayacaksınız her defasında olumlu beyanlarda bulunuldu. Bitti bitiyor denildi, Ancak hiçbir çalışma yapılmadığı Kadostra ve Tapu daireleri temaslarımla ortaya çıktı.
İnanılacak gibi değil, birim sorumlusu ve çalışanlar ada ve parsel bazında değişiklik taleplerimize yalan söyleyerek yıllarca konuyu sürüncemeye bırakmışlardır. En yetkili üstlerine ve talep sahiplerine yalan söyleyerek görevlerini ihmal edenleri buradan bir kez daha kınıyorum.
Sormak istiyorum, Eski bir mahallede Ada ve parsel bazında , Mülkiyet ve tasarruf hakkının sağlanması için 5 yıldır ufacık bir imar düzenlemesini yapmayı beceremeyen bir anlayış, bir zihniyet geniş kapsamlı bir kentsel düzenlemeyi nasıl yapacaktır? İmar yasasında; Görevinizi savsatın, İhmal edin, Sorumlu davranmayın, Vatandaşın talebini öteleyin, Kentin imar ve inşaasını boşverin, Vatandaşa ve Emrinde olduğunuz Amirinize yalan söyleyin diye bir madde mi vardır?
Netice itibarıyla, Bu kadim kenti çok seven, layık olduğu yere gelmesi için ömrü boyunca bu kent için çalışan biri olarak yazımı şöyle tamamlamak istiyorum. Belediye, Edirne’de Kentleşme ve kentlileşme konusuna hassasiyetle yaklaşılmalı, Gerek Belediyecilik hizmetlerini gerekse kentsel dönüşüm alanındaki halkın sosyal ve psikolojik uyumunu yeteri kadar dikkate almalıdır.
Kent merkezinin yenilenmesi, Sağlıksız alanlarının düzenlenmesi olgusundan hareketle Kent halkının daha sağlıklı evlerde rahat yaşaması ve şehrin güzel bir görünüme, Turizm potansiyelinin arttırılmasına yönelik projelerin uygulamasına zaman kaybetmeden mutlaka başlamalıdır.


GÜNDEM
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026GÜNDEM
17 Şubat 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.