Recep Çınar
Yılın son ayını en fazla meşgul eden konulardan biri, maaşlara yapılan zam artışları(!) oldu. Neticede asgari ücretliler (Emekçiler) yüzde 27 zam ile “taltif”(!) edildiler! 2026 yılında 28 bin 75 TL maaş alacaklar. “Bozdur bozdur harca”!
Adalet, toplum ve bireyler için hayati öneme sahiptir. Adalet, kanunlardan üstündür! Çünkü hukuk sisteminin temel amacı adaletin sağlanmasıdır.
Adalet, düzenli ve dengeli davranma, her şeyin ve herkesin hakkını verme, haksızlıklardan uzaklaşarak orta yolu tutma, bir şeyi yerli yerine koyma, insaf ve eşitlik anlamında bir terimdir. Geniş kapsamlı bir kavram olan adaletin zıttı ise, zulüm, gadr ve insafsızlık olarak tarif edilir.
İslâm’da adalet, hukuk önünde herkese eşit davranmak, kültür, bilgi ve mevki farklılıklarından dolayı insanlara başka başka davranmamak demektir. İslâm bu anlamda her ferdin ve her toplumun karşılıklı olarak işlerinde değişmez bir ölçü şeklinde yerini almış, istek ve heveslere yer vermemiş, sevgi ve nefretlere uymamış, akrabalık ve yakınlık/yandaşlık bağlarına göre ayarlanmamış, zengin-fakir ayırımı gözetmemiş, kuvvetli ve zayıf farkını göz önüne almış bir adalet anlayışı getirmiştir. Bunun için İslâm, toplum içinde yaşayan bütün kesimlerin birliğini sağlayan prensipler koymuş, ümmetin güvenliğini garanti altına alan bir düzen kurmuştur. Toplum olarak Müslüman’ız ama kimin sistemi ile yönetiliyoruz? Allah’ın koyduğu ölçü ve kurallara günümüzde ne kadar uyuluyor? “Efendim ben Namaz kılıyorum, Oruç tutuyorum, Hacca da gittim… Yetmez! Bir şeyin bir veya birkaç parçası onun kendisi/aslı değildir. İslam sadece bu ibadetlerden ibaret değil ki! A’dan Z’ye hayatımızı kuşatan bir sistem.
Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Adalet ile ilgili pek çok ayetler var! Mesela, Nisa Suresi 58. ayet bir örnek; “Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder. Allah size ne güzel öğütler veriyor! Doğrusu Allah, her şeyi işiten ve görendir.”
Peygamberimiz (sav) bir Hadislerinde; “Adaletle hüküm verenler, ailesi ve yönetimi altındakilere karşı adaleti gözetenler kıyamet gününde nurdan minberler üzerindedirler.” (Müslim, “İmâre”, 18) der.
54. Hükümetin Başbakanı, Milli Görüş Lideri merhum Erbakan Hoca yarım asır boşuna mı “Adil Düzen” diye haykırdı!
Unutmayalım ki Toplum sevgiyle kaynaşır, adaletle ayakta durur. Herkesi kucaklayan bir adalet uygulaması, fertlerin birbiriyle kaynaşmasına vesile olur. Haksızlık ve adaletsizlik ise huzursuzluğa yol açar. Çünkü hiç kimse bir başkası tarafından hakkının çiğnenmesinden hoşlanmaz. Kurân-ı Kerim’de adalet üzerinde çok durulmuştur. Adaletten yoksun olan kişi ile adaletli kimse bir misalle mukayese edilmiştir. Buna göre adaletten yoksun olan kişi dilsiz, bir şey beceremeyen ve hiçbir şeye yaramayan bir köleye benzetilmiş; böyle bir kişinin, doğru yolda yürüyerek adalet vasfını kazanmış bir kişiyle bir tutulamayacağı bildirilmiştir.
Ülkemizde son çeyrek asrı hep İşsizlik artmakla, Fakirlik artmakla, Bütçe açığı artmakla, Enflasyon artmakla, Faiz artmakla, Ahlaksızlık artmakla, Borçlanma … artmakla geçti! Dünya’daki 205 ülke içerisinde bizden daha kötü olan acaba var mı, varsa kaç tane?
Rabbimiz (cc) öyle diyor; “Bir kavim kendini bozmadıkça Allah onları bozmaz.” (Rad Suresi-13/11) Peki, bu duruma gelmemizde sadece yöneticiler mi sorumlu? Nasrettin Hoca’nın Eşeğinin çalınması hikâyesinde olduğu gibi! Bir gün Nasrettin Hoca’nın eşeği çalınmış. Can sıkıntısı içinde durumu komşularına anlatınca her kafadan bir ses çıkmaya başlamış.
Birisi: “Hocam demiş niye ahırın kapısına iyi bir kilit takmadın sanki?”
Bir başkası: “Evine hırsız giriyor da senin nasıl haberin olmuyor?” diye konuşmuş.
Bir diğeri de: “Hocam demiş, kusura bakma ama eşeğin çalınmasına en büyük sebep yine sensin. Çünkü doğru dürüst bir ahırın bile yok. Nerden baksan dökülüyor.”
Hoca kızmış: “Yahu demiş. İyi, güzel de kabahatin hepsi benim mi? Hırsızın hiç mi suçu yok!?” Bu gün bizim ülke ve toplum olarak bu hale gelmemizden hep yönetenler mi suçlu? Halkın hiç mi suçu yok?
Merak edip parmağını duvardaki deliğe sokan bir insanın parmağı kertenkele tarafından ısırılınca, o insan ayni deliğe parmağını tekrar sokar mı? Ama biz toplum olarak bir – iki defa ısırılmakla yetinmedik, hala da ayni delikten ısırılmaya devam ediyoruz! Biz, toplum olarak bize değer veren, hakkımızı ve adaletimizi koruyanlara sahip çıkmadık!
45-50 yaş üzeri olanlar bilirler! Neyi mi? 54. Refah Yol Hükümetinin Başbakanı Milli Görüş Lideri merhum Erbakan Hoca Başbakan iken Memuruna, işçisine, emeklisine, çiftçisine… Yüzde yüz, hatta daha da fazla zam yaptı! Hem de borçlanmadan, fiyatlar artmadan, Enflasyon’un adı bile geçmeden, Fabrika vs. de satmadan… Ama toplum olarak, O’nun kıymetini bilemedik!
Allah (cc), yaratıkların en şereflisi olarak bize; İyi’yi kötü’den, Doğru’yu yanlıştan, Faydalı’yı zararlı’dan, Güzeli Çirkinden, Hakkı, Batıl’dan … ayırma özellikleri/kabiliyetleri vermiş. Acaba bunları gereği gibi kullanabiliyor -muyuz? Burada kendimizi sorgulamakta fayda var!
Dostça kalın…
GÜNDEM
11 Ocak 2026GÜNDEM
11 Ocak 2026GÜNDEM
11 Ocak 2026GÜNDEM
11 Ocak 2026GÜNDEM
11 Ocak 2026GÜNDEM
11 Ocak 2026GÜNDEM
11 Ocak 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.