Eskilerin deyimiyle “eyyam-ı bahur“ (kavurucu sıcaklar)denilen sıcak günlerin içindeyiz. Sadece günler değil gündem de alev alev. Ne kadar uzak kalmaya çalışsam da siyasi gelişmelere kayıtsız kalamıyoruz. Siyasi hayatımıza bu iktidar tarafından sokulan “ mutlak butlan” uygulaması, bundan sonra her yeni iktidarın elinde rakibi felç etmek için kullanılacak bir silahtır. Demokrasi dışı bu tür hazımsızlık uygulamaları, politika ve ahlak anlayışımızı da çürüten, halkın sandığa olan inancını zedeleyen, milli iradeyi yaralayan zalimce davranışlardır. Jean Jacques Rousseau; ”Politika ve ahlakı farklı ele alanlar, her ikisini de asla anlayamazlar.” der.
“Birlik ve beraberlik, ölümden başka her şeyi yener.” diyen Atatürk CHP’nin şu halini görseydi acaba ne düşünürdü? Ya da CHP’yi yönetenler gerçekten Atatürkçü olsalardı böyle mi davranırlardı? Bu soruların cevabı doğru olarak verilmediği müddetçe ne CHP örümcek ağlarından kurtulabilir, ne de demokrasimiz sağlıklı günlere ulaşabilir.
Mesele sadece CHP değil aslında. Siyasetin başka kurumlar eliyle dizayn edilmesidir tehlikeli olan.Ama bu yol açıldı artık. Benzer müdahaleler MHP’de de yaşanmıştı. Yeter sayının çok üstünde delegenin imzaları yok sayılmış, genel başkan adayları partiden ihraç edilmiş, kongre yaptırılmamıştı. MHP’den ayrılanlar ayrı ayrı partiler kurmuş, ülkücü oylar darmadağın olmuş, birlik beraberlik bozulmuş, iktidarın ekmeğine yağ sürülmüştü. Bugün CHP’ye yaşatılanlar bire bir aynı operasyondur. Eğer diğer partilerin de desteğiyle CHP’nin iktidar şansı bu kadar artmasaydı bugün yaşananların hiçbirine tanık olmayacaktık.
Peki bu tuzakların ve yargı sopasının amacını halkımız biliyor da CHP’liler yapılmak istenenin farkında değiller mi? Özgür Özel kendisi aday bile değilken yüzbinleri meydanlara toplayabiliyorken Kılıçdaroğlu ve butlancı ekibi halkın bu teveccühünü görmüyor mu? Görüyorsa atanmış genel başkanlık görevini 13 seçim kaybetmesine rağmen neden kabul edip, CHP’nin olası iktidarına engel olmaya çalışıyor?
Mevcut 90 milletvekiliyle beraber 269 eski milletvekilinin bugün CHP’den ayrılıp Yeni Parti’ye geçmesi Kılıçdaroğlu için uyarıcı ve ibretlik bir durum değil midir? Hele Kılıçdaroğlu’nun son toplantısındaki kast ajanslarından sağlanan paralı figüranlar (eğer doğruysa) Kılıçdaroğlu için bu bile onun asıl amacını tartışmaya açmaz mı? Siyaseti bu hale düşürenler ve bu kadar iğrençleştirenler fitnenin kurşun askerleridir.
Cumhuriyetin kurucu partisi CHP ayrışıyor. “İnsanlar doğaları gereği nankör, değişken, içten pazarlıklı, tehlikeden kaçan ve çıkarlarına aşırı derecede düşkündürler.” diyen Machiavelli’nin gözüyle baktığımızda bu ayrışmada sizce kim nereye oturuyor? Bu sorunun cevabı ayrı bir yazı konusu şüphesiz. Ama partililer bunları da konuşuyor açık açık. Bundan sonraki süreç nasıl işler bilemem. Fakat CHP’nin içine düştüğü bu anafora bakıp en çok sevinen AKP iktidarı ve eğer tekrar aday olursa sayın R.T.Erdoğan’dır.
Bakın gün ve gündem alev alev dedim ama gelecek günlerden de emin değiliz. Yoksa sun’i gündemlerle milletin bu tehlikelerin farkına varması mı engellenmeye çalışılıyor? Beni daha çok burası ilgilendiriyor. Çünkü Özgür Özel’in yeni partisinin tüzüğüne bakınca yeniden dehşete kapılıyorum. “Eşit yurttaşlık ve Ana dilde eğitim hakkı” ne demek ey Atatürkçülüğü kimseye bırakmayan CHP’liler? Kürt sorununu kaşıyarak mı ulus devleti savunacaksınız siz! Rusya’da, İngiltere’de, Almanya’da, Fransa’da, İtalya’da bir çok yerel dil olmasına rağmen tek resmi dil vardır. Onlar Yugoslavya’yı böyle parçaladılar. Siz gerçekten tehlikenin farkında değil misiniz yahu? Türkiye’de eşit yurttaş olmayan var mı? Yerel yönetimlere özerkliğin bölünmenin ilk adımı olduğunu, bunu dayatan AB ülkelerinin niyetinin 60 yıldır bu olduğunu bilmiyorsanız mevcut iktidar ve destekçilerinden ne farkınız kalır?
Hem CHP’de kalanların hem de Yeni Parti’ye geçenlerin vatan sevgilerinden ve Atatürk’e bağlılıklarından asla şüphe etmiyorum ama onların bu beyanlardan şüphe ederek lider kadrolarını acilen uyarmalarını da gerekli görüyorum. Kimse kimseyi kandırmasın. Kargadan güvercin doğmaz.
Nasıl bir devran yaşıyoruz aziz milletim! Sen halkımızın ferasetini arttır ya Rab.
GÜNDEM
29 Temmuz 2026GÜNDEM
29 Temmuz 2026GÜNDEM
29 Temmuz 2026GÜNDEM
29 Temmuz 2026GÜNDEM
29 Temmuz 2026GÜNDEM
29 Temmuz 2026GÜNDEM
29 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.