1800’lü yıllarda hızla gelişen, büyüyen endüstri devrimi, sermayenin daha çok üretmeye dayalı bir sömürü düzenine sürükledi. Endüstri Devrimi aynı zamanda kendi elit kesimlerini yarattı. Elit kesimler sermaye sınıfıydı. Sermaye sınıfı devletler eliyle güçlenmiş, işçi sınıfı düşük ücret, 16 saat çalışma süresi, sağlık hakkı, sosyal haklardan yoksundu.
8 Mart 1857’de New York’ta bir dokuma fabrikasında çalışan 40 bin işçi, günlük 16 saatlik iş yükünün 10 saate indirilmesi ve ücretlerde artış yapılması talebiyle bir grev başlattı. Polis eyleme müdahale etti. Uzun bir tartışma ve kavgalar sonunda, patronların da desteği ile binlerce işçi fabrikaya kilitlendi. O sırada beklenmedik bir an yaşandı ve etrafı alevler sardı. Çıkan yangında kilitli kalan işçilerin 129’u yanarak can vermişti. ABD basını tüm bu olaylar yaşanmamış gibi davranmayı tercih etti. Türkiye’de Dünya Kadınlar Günü ilk kez 8 Mart 1921’de “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. Yıllar içinde kutlamalar da kabına sığmadı ve 1975’ten itibaren sokaklara taştı.
1971 yılında İngiltere’de başka bir hak mücadelesi için dünyanın farklı yerlerinden Çingene örgütlenmeleri ve aktivistler toplandı. Çingenelerin toplumsal ötekileştirme, temel hak ve özgürlük kısıtlamalarına karşı tarihsel bir isyanın serzenişi içindeydiler. Çingene teriminin kendilerine yüklediği olumsuz algıdan kurtulmak için kimliğin Çingene değil, Roman olarak tanınmasını talep ettiler. Hak mücadelesinin 1990 yılındaki toplantısında 8 Nisan tarihinin Dünya Romanlar Günü olarak kutlanması kararlaştırılmıştır. 8 Nisan Dünya Romanlar Günü, Roman kültürünün kutlandığı ve Roman halkının karşılaştığı sorunların tartışıldığı gündür.
8 Mart Emekçi Kadınlar Günü ile ilgili bir yazı dikkatimi çekti. KİGDER (Kadın İstihdamı ve Girişimcileri Derneği) başkanı Cemile Özeker Hanım, köşe yazısında: “8 Mart çiçek değil, hesaplaşma günüdür. Birçok çiçeklerin dağıtıldığı, indirim kampanyaların yapıldığı “özel gün” mesajlarının gönderildiği bir gün olarak sunuluyor. 8 Mart kadınların sömürüye, şiddete, yoksulluğu, güvensizliğe karşı tarihsel bir isyanın adıdır. Bu gün bu yüzden yanlızca eşitlik talep ettiğimiz bir gün değil; erkek egemen kapitalist bir düzenle yüzleştiğimiz bir gündür.” demesi önemli ve değerlidir. 8 Martta çiçek elbette olsun ama kadınlarımızın yüzünde buruk acı var ise; çiçeğin güzelliğini ve kokusunu hissetmek zor oluyor.
8 Mart Dünya Romanlar Gününe bir aydan az bir zaman kaldı. Romanların toplumsal sorunlarının tartışıldığı gün olmuyor. Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere siyasetçilerden Romanlar Günü mesajları yağacak. Romanlar ülkemizin kültürel zenginliği diyecekler, kardeşlik mesajları verecekler. Roman vatandaşların içinde bulunduğu eşitsizliği, yoksulluğu, sosyal çıkmazları mesajla geçiştirilecek. Kendilerine oy devşirme mesajlarından başka bir anlam taşımayacak. 8 Nisan Dünya Romanlar gününde; bol eğlence ve göbek havasıyla devam edilecek. Sistemin görmek istediği ortam bu olacak.
8 Mart Dünya Emekçi kadınlar Günü ve 8 Nisan Dünya Romanlar Günü de aynı kaderi yaşıyor: Güvensizlik, korunmasızlık, sömürü, şiddet, yoksulluk girdabı; Kapitalizm altında ezilen yoksul halk sınıfları. Her şeye rağmen ezilen sınıflar, halklar mücadelesine devam etmelidir.
GÜNDEM
12 Mart 2026GÜNDEM
12 Mart 2026GÜNDEM
12 Mart 2026GÜNDEM
12 Mart 2026GÜNDEM
12 Mart 2026GÜNDEM
12 Mart 2026GÜNDEM
12 Mart 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.