TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Edirne Temsilcisi Eren Eryılmaz, Türkiye’de birçok yapının risk altında olduğunu belirtti. Eryılmaz, “Bugün artık soru depremin nerede ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şudur; ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunu, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağını biliyoruz ama bu yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz? Ne yazık ki 27 yılın sonunda bu soruya hâlâ yeterli bir yanıt veremiyoruz” dedi.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Edirne Temsilcisi Eren Eryılmaz, 17 Ağustos Depreminin 27. Yılı dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Temsilcilik binasında yapılan toplantıya temsilci yardımcıları Memduh Kula, Ahmet Uğur Akyol, Ece Çil ve Abdülkadir Gülnaz katıldı.
Eryılmaz, Türkiye’de riskli yapı stokuna dikkat çekerek, hangi yapılan riskli olduğunun bilinmediğini söyledi.
Eryılmaz, açıklamasında şunları kaydetti:
“Bugün artık soru depremin nerede, ne büyüklükte ve ne zaman olacağı değildir. Asıl yanıtlanması gereken soru şudur: ülkemizde yapıların birçoğunun riskli olduğunu, büyük bir depremde yapı stokumuzun ağır darbe alacağını biliyoruz ama bu yapıların hangileri olduğunu biliyor muyuz?
Ne yazık ki 27 yılın sonunda bu soruya hâlâ yeterli bir yanıt veremiyoruz.
Riskli Yapılar Olduğunu Biliyoruz, Ama Hangi Yapılar Riskli Bilmiyoruz
Türkiye’de milyonlarca yapının deprem açısından risk taşıdığı, en yetkili kurumların açıklamalarında dahi ifade edilmektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının resmî açıklamalarına göre Türkiye genelinde yaklaşık 36 milyon bağımsız bölüm bulunduğu, bunların yaklaşık 6 milyonunun risk altında olduğu ve 2 milyon bağımsız bölümün acil olarak dönüştürülmesi gerektiği belirtilmektedir. İstanbul’da yaklaşık 600 bin konutun çok riskli, toplam 1,5 milyon konutun ise dönüşmesi gerektiği de ifade edilmektedir.
YENİ BİNALAR NE KADAR GÜVENLİ?
Mevcut yapı stokunun dönüştürülmesi kadar, bugün inşa edilen yapıların geleceğin riskli yapılarına dönüşmesini engellemek de zorunludur. Nitekim 6 Şubat depremlerinde yeni sayılan bazı binaların da yıkılmış olması kamuoyunda endişeleri daha da artırmıştır.
Güvenli yapı üretimi; doğru zemin araştırmasından doğru projelendirmeye, nitelikli malzeme ve uygulamadan etkin yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bütünlüklü bir mühendislik sürecidir. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik, yapı güvenliğini doğrudan etkiler.
Bu nedenle yapı denetiminin ticari bir faaliyet olarak değil, doğrudan kamusal yarar ve yaşam hakkıyla ilişkili bir kamu hizmeti olarak ele alınması proje ve uygulama süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz verilmesi, şantiye şefliğinin etkin ve gerçek anlamda uygulanması, yapı denetiminin bağımsız ve etkin hale getirilmesi ve yapı üretim sürecinin bütün aşamalarının kamusal denetim altında olması zorunludur.” Haber Seyide Esen
GÜNDEM
17 Ağustos 2026GÜNDEM
17 Ağustos 2026GÜNDEM
17 Ağustos 2026GÜNDEM
17 Ağustos 2026GÜNDEM
17 Ağustos 2026GÜNDEM
17 Ağustos 2026GÜNDEM
17 Ağustos 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.