Trakya’nın çeltik tarlalarında hasat sezonuyla birlikte başlayan anız yakma olayları, bölge halkının sağlığını da tehdit ediyor. Keşan DOÇEK Başkanı Hakan Eşme, sadece yasak koyup ceza kesmenin sorunu çözmediğini belirterek, kamu ve üretici el ele vererek ortak bir ekonomik model oluşturulması çağrısında bulundu.
Türkiye’nin çeltik üretiminin yaklaşık yarısını karşılayan Trakya’da, 500 bin dekarlık çeltik tarlalarında hasat dönemi sona ererken, her sonbaharda yaşanan anız yakma olayları yeniden gündeme geldi. Tarlalarda ateşe verilen anızlar nedeniyle bölgeyi haftalardır yoğun bir duman bulutu kaplarken, vatandaşlar hava kirliliğiyle baş başa kalıyor.
Konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan Keşan Doğa Çevre ve Kültür Derneği (DOÇEK) Başkanı Hakan Eşme, her sezon başında yayımlanan yasak genelgelerinin ve kesilen cezaların sorunu çözmekte yetersiz kaldığına dikkat çekti. Eşme, açıklamasında şunları kaydetti:
“Çeltik sapı, yüksek silis ve selüloz yapısı nedeniyle toprağa kolay karışmayan, ek ekipman ve yüksek akaryakıt maliyeti gerektiren bir atıktır. Dekar başına ciddi bir sürüm ve işçilik maliyeti ortaya çıkmaktadır. Ortada bir maliyet olduğu gerçektir. Bu maliyeti tamamen üreticiye yüklemek imkânsızdır; nitekim üreticiye binen her ek maliyet nihayetinde gıda fiyatlarına eklenerek yine halkın cebine yansıyacak, sürüm yapılmadığında ise bedel halkın sağlığıyla ödenecektir. Kamunun ve üreticinin bu yükü ortaklaşa üstlenmediği her senaryoda faturayı yine halk ödemektedir.
Çözüm imkânsız değildir. Sorunun temelinde yatan ekonomik yük doğru yönetildiğinde bu dumanı dağıtmak mümkündür. Teşvik Primi Uygulanmalıdır. Anızını yakmayıp toprağa karıştıran ya da balyalayarak toplayan üreticilere dekar başına doğrudan destek verilmelidir.
Ekonomiye Kazandırılmalıdır. Çeltik sapları atık görülmeyip kurulacak toplama ağlarıyla biyokütle enerji santrallerine ve sanayiye hammadde yapılmalıdır.
Toprak ve Sağlık Korunmalıdır. Anız yakıldığında toprağın verimli canlı katmanı yok olmakta, halkın sağlığı bozulmaktadır. Toprağa karıştırılan sap ise toprağın organik maddesini ve su tutma kapasitesini artırmaktadır.
Kamu idaresi ve üretici temsilcileri ortak bir paydada buluşarak teşvik mekanizmasını devreye soktuğunda hem toprağımız hem de nefesimiz korunacaktır.
Bu yapılmadığında her yıl tüm fatura duman olarak olayda hiçbir dahli olmayan halkın üzerine binmektedir ve vatandaş haklı olarak şikâyet ederken aynı zamanda yetkililerden çözüm de istemektedir.” Haber Merkezi
GÜNDEM
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026GÜNDEM
15 Ekim 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.