Türkiye Kamu Sen Edirne İl Temsilcisi Alim Kanpolat, yüksek enflasyon sebebiyle maaşlarının eridiğini, kamu çalışanları ve emeklilerin geçim şartlarının zorlaştığını söyledi. Kanpolat, “Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin alım gücü her geçen gün biraz daha erimekte, geçim şartları sürdürülemez hale gelmektedir. Biz Türkiye Kamu-Sen olarak memur ve emekli maaşlarına ek bir artış yapılarak durumlarının iyileştirilmesini, üzerine refah payı eklenerek gerçek anlamda bir zamma kavuşturulmasını talep ediyoruz” dedi.
Edirne’de Türkiye Kamu Sen Edirne İl Temsilciliği tarafından, memur ve emeklilerin maaş artışları konusunda basın açıklaması düzenlendi. Edirne Sultan 1’inci Murat Devlet Hastanesi önünde düzenlenen basın açıklamasına kamu çalışanları katıldı. Basın açıklamasını Türkiye Kamu Sen Edirne İl Temsilcisi Alim Kanpolat okudu. Kanpolat, son yıllarda maaş artışlarının enflasyonun altında kaldığını söyledi.
“Enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir”
Kanpolat, şunları kaydetti:
“Kamu çalışanlarının ve emeklilerinin alım gücü her geçen gün biraz daha erimekte, geçim şartları sürdürülemez hâle gelmektedir. 2025 yılına ait enflasyon verilerinin açıklanmasıyla birlikte memur ve emeklilerin maaş artışlarının, gerçek hayat şartları karşısında ne denli yetersiz kaldığı bir kez daha net biçimde ortaya çıkmıştır. Resmi verilere göre 2025 yılı enflasyonu yüzde 30,89 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşın memur maaşlarına yapılan artış yıl içinde yüzde 22,5 seviyesinde kalmıştır. Sonuç açıktır: Enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir. Ne yazık ki bu tablo, memur ve emekliler açısından artık istisnai değil, alışılagelmiş bir durum olmuştur. Nitekim 2024 yılında da maaşlar enflasyonun 15,37 puan gerisinde kalmış; 2025 yılında ise toplamda 18,53 puanlık bir kayıp yaşanmış, bu kayıp ancak sonradan verilen enflasyon farkı ile telafi edilmeye çalışılmıştır. Buradan bir kere daha açıkça ifade ediyoruz: Enflasyon farkı, zam değildir. Enflasyon farkı, maaşları yalnızca gerçekleşen enflasyona eşitleyen bir telafi ödemesidir. Zam ise maaşın alım gücünü artırması beklenen bir düzenlemedir. Son yıllarda maaş artışlarının sürekli olarak enflasyonun altında kalması, yapılan düzenlemeleri zam olmaktan çıkarmıştır. Bugün gelinen noktada memur maaşları, adeta ön ödemeli enflasyon farkı sistemiyle belirlenmektedir. Açıklanan rakamlar, maaşların yalnızca enflasyon karşısında değil; gıda, kira, ulaşım ve temel ihtiyaç harcamalarındaki artışlar nedeniyle alım gücü açısından da ciddi biçimde gerilediğini göstermektedir.
“İnsanca yaşam, adil ücret istiyoruz”
Biz Türkiye Kamu-Sen olarak memur ve emekli maaşlarına ek bir artış yapılarak durumlarının iyileştirilmesini, üzerine refah payı eklenerek gerçek anlamda bir zamma kavuşturulmasını talep ediyoruz. Ek zam ve refah payının kalıcı bir biçimde düzenlenmesini istiyoruz. Gelir vergisinin adil bir biçimde belirlenmesini, herkesin kazancı ile orantılı bir vergilendirmeye tabi tutulmasını bekliyoruz. Bunun için de memurların gelir vergisi dilimi yüzde 15’te sabitlensin diyoruz. Bütün ödemeler, bilhassa ilave ek ödeme emekli maaşına eklensin, emeklinin de yüzü gülsün evi şenlensin istiyoruz. Birinci dereceye gelen tüm memurların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceği sözü, unutulmasın diyoruz. Maliye yetkililerinin, kamu çalışanlarını her sıkıntılı durumda baş vurulacak ekonomik kaynak olarak görmekten vazgeçmesini bekliyoruz. Maaş sorununa kökten çözüm üretecek politikalar belirlensin diyoruz. Enflasyon kadar zam istemiyoruz! İnsanca yaşam, adil ücret istiyoruz!” Haber Büşra Akıllı
GÜNDEM
24 Ocak 2026GÜNDEM
24 Ocak 2026GÜNDEM
24 Ocak 2026GÜNDEM
24 Ocak 2026GÜNDEM
24 Ocak 2026GÜNDEM
24 Ocak 2026GÜNDEM
24 Ocak 2026