Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen Oku-Yorum Yazı-Yorum İl Paneli, Edirne Sosyal Bilimler Lisesinde gerçekleştirildi.
Edirne Sosyal Bilimler Lisesi koordinatörlüğünde düzenlenen panel iki oturum hâlinde yapıldı. Edirne Sosyal Bilimler Lisesi, Keşan Fen Lisesi ve Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesi öğrencilerinin katıldığı program yaklaşık iki buçuk saat sürdü.
Okul Müdürü Kamil Andıç, panelin bu yıl üçüncüsünün düzenlendiğini belirterek organizasyonda emeği geçen Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Sedat Sayın’a teşekkür etti. Andıç konuşmasında, “Kutadgu Bilig, Destanlar ve Göç Destanı’nın yanı sıra Ütopya, Siyasetname, Hükümdar ve Medinetü’l Fazıla adlı eserleri okuyup kendilerine özgü ifadelerle inceleyen kıymetli öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Düşünen, sorgulayan, hayal kuran öğrencilerimizle geleceğimiz maarifin kalbinden yepyeni değerler ortaya çıkacaktır. Ne mutlu öğrencilerimize.” ifadelerini kullandı.
Birinci oturumun başında konuşan Tarih Öğretmeni Serdar Avcı, tarih şuurunun oluşmasının Türk devlet teşkilat yapısını bilmekten geçtiğini ifade etti. Günümüzde yaşanan küresel kaosun köklü medeniyet değerlerinden uzaklaşmayla ilişkili olduğunu vurgulayan Avcı, sahip olduğumuz tarihî birikimin farkında olunması gerektiğini ve bunun büyük bir sorumluluk yüklediğini dile getirdi.
İkinci oturumun açılışında söz alan Felsefe Öğretmeni Recep Altınordu ise düşüncenin sözle ifade edilmesinin önemine dikkat çekerek, “Düşünme eylemi sözle ifade edilmediği sürece kıymet kazanmaz.” dedi. Dil ile düşünce arasındaki güçlü bağa değinen Altınordu, edebiyatın felsefe ve tarih ile ilişkisinin dil aracılığıyla kurulduğunu belirtti.
Panelde Edirne Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri Ütopya ve Siyasetname’yi farklı temalar çerçevesinde ele alırken, Keşan Fen Lisesi öğrencileri Göç Destanı’nı çeşitli yönleriyle inceledi. Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesi öğrencileri ise Ütopya, Medinetü’l Fazıla ve Hükümdar adlı eserleri karşılaştırmalı olarak analiz etti.
Programın kapanış konuşmasını yapan Edirne Süleyman Demirel Fen Lisesi Öğretmeni Ali Çevik, Göç Destanı’nda Türklerin kaybettiği Yada Taşı’nın sembolik bir anlam taşıdığını belirtti. Çevik, yerli değerlerin ve dilin kaybedilmesi hâlinde toplumun da destandaki gibi çoraklaşacağını vurguladı.
Katılımcı öğrencilere belgelerini takdim eden Millî Eğitim Şube Müdürü Mehmet Irkılata ise öğrencilerin yerli ve evrensel değerleri sentezleyerek önemli bir emek ortaya koyduklarını ifade etti. Haber Merkezi






GÜNDEM
27 Şubat 2026GÜNDEM
27 Şubat 2026GÜNDEM
27 Şubat 2026GÜNDEM
27 Şubat 2026GÜNDEM
27 Şubat 2026GÜNDEM
27 Şubat 2026GÜNDEM
27 Şubat 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.