Bazı insanlar ilişkilerde sevilir ama orada var olamazlar. Çünkü bir ilişkinin içinde olmak, o ilişkide var olmakla aynı şey değildir. Var olmak; duygularınla, ihtiyaçlarınla ve sınırlarınla o ilişkinin içinde yer bulabilmektir. Aslında kendin kalabilmektir.
Kendini sürekli açıklamak zorunda hissetmeden, yanlış anlaşılma korkusu yaşamadan, sürekli kendini düzenlemeden…olduğun halinle ilişkide kalabilmek, o ilişkide gerçekten var olabilmek olarak tanımlanabilir.
İlişki içindeyken bazı insanların zamanla değişip dönüştüğüne şahit oluruz. Daha az konuşur, daha az ister ve daha az hissetmeye başlarlar. Çünkü gerçek benliği ile o sistemde var olmadığı görülür. Oysa zamanında o kişi, kendisi olduğu için görülmüş ve seçilmiştir. Ancak bu gerçeklik yok sayılır.
Duyguların görülmediğinde, kendini anlatırken duyulmadığında, kabul edilmediğinde ve bu yüzden sürekli değişmek zorunda kaldığında, ilişki içinde nefes alma alanların olmadığında…en önemlisi farklılaşmana yani kendi bakış açını ilişkiye dahil etmene izin verilmediğinde o ilişkide var olmak mümkün olabilir mi?
Tam bu noktada ilişki sürmeye devam edebilir. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünebilir. Ancak kimse çatışma çıkmasın diye susulduğunu, sevilmek için uyumlanmak zorunda kalındığını, ilişki devam etsin diye var oluşundan vazgeçildiğini bilemez. Hatta bu durum, ilişki içindeki bireyler tarafından bile fark edilmeyebilir. Zamanla hissedilen sadece yorgunluk, tükenmişlik ve hayal kırıklığı olur.
İnsan en çok, kendini saklamak zorunda kalmadığı, var olabildiği yerde bağ kurar. Buradan bakılınca sevmek ve sevilmek yeterli değildir. Asıl önemli olan şey, sevdiğimiz ve sevildiğimiz yerde kendimiz olarak kalabilmek olmalıdır.
“Bağ kurmak” ile “Var olmak” arasındaki ilişkiye bakıldığında; var olmadan kurulan bağ, zamanla bağımlılığa dönüşebilir. Birisi ile bağ kurmak, kendini kaybetmeye dönüşmemeli. İlişkilerde var olmak, sevilmek uğruna kendinden vazgeçmek zorunda kalmamak olmalıdır.
Bazı ilişkiler, insanın kendi toprağında kalmasına izin verir. Bazıları ise, insanı kendi ikliminden uzaklaştırıp çiçek açmasını bekler. Mesele elbette çiçek açmak değil, hangi toprakta, hangi iklimde var olabildiğimizdir.
İnsan da ilişkiler de böyledir. Gerçek bağ, insanın kendini değiştirmek zorunda kalmadığı yerde büyür. Sağlıklı ilişkiler, insanın kendi toprağında kalabildiği, kendi ikliminde nefes alabildiği yani var olabildiği alanlardır.
Var olduğumuzu hissettiğimiz topraklarda çiçek açmak dileği ile…
GÜNDEM
12 Mayıs 2026GÜNDEM
12 Mayıs 2026GÜNDEM
12 Mayıs 2026GÜNDEM
12 Mayıs 2026GÜNDEM
12 Mayıs 2026GÜNDEM
12 Mayıs 2026GÜNDEM
12 Mayıs 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.