Sondan bir önceki yazımda “ İmamoğlu Geliyor (mu?) “ başlığını kullanmıştım. Parantez içindeki soru eki ve soru imi, olabileceklerin işaretiydi. Nitekim 15 gün sonra en kötü senaryo gerçekleşti. Ekrem İmamoğlu tutuklandı. Yolsuzluk ve rüşvet suçlamasının dışında terör örgütü ve kent uzlaşısı suçlamalarından tutuklama kararı çıkmadı. Dolayısıyla İBB’ye kayyum atanması şimdilik söz konusu değil. Şimdilik diyorum, çünkü Cumhuriyet Başsavcısı karara itiraz etti ve terör örgütü davasından da tutukluluk talep etti.
Uzman hukukçuların bazılarına göre dosyaların içi boş. Gizli tanıkların beyanlarındaki duyuma dayalı ifadeler ayrı bir tartışma konusu. Bu tür gizli tanık beyanları ile bu ülkenin Genel Kurmay Başkanı ve silah arkadaşları da daha önceki Fetö kumpaslarında terörist ilan edilmiş, itibar suikastıyla mağdur ve mahkum edilmişlerdi. Sonradan beraat etseler ne yazar, sağlıkları ve itibarlarıyla oynandıktan sonra!
Toplum iyice kutuplaştırıldı. İktidar dikensiz gül bahçesi istiyor. Tatlısu muhalefetine bile tahammül edemediler. Halbuki demokrasi çok seslilikle hayat bulan bir sistemdi. Tek kanatla uçulmaz ki! Ama uçmayı beceremeyenler kanat kırmakta mahirdirler. Seçimi kazanabilmek için K.Kılıçtaroğlu’nu fotomontaj videolarla Kandil’de PKK militanlarıyla kol kola göstermekten bile çekinmediler. MİLLET İttifakını DEM’lenmekle , 6‘lı masayı gizli ortaklıkla, Hadep’le işbirliği yapmakla suçladılar. Apo katilini salıvermekle itham ettiler muhalefeti. Kazanmak için her şeyi mübah gördüler.
Muhalefeti yok etmek için dün ne dedilerse, bugün aynı şeyleri, hem de misliyle yapıyor AKP ve ortakları. Barış ve kardeşlik sosuyla süsleyerek hem de. Ama muhalefet dün de düşmandı, bugün de hain. AKP ve MHP ise dün yaptıklarında da, bugün 180 derece tersini yaparken de hep vatansever. Böyle bir ayrışmayla birbirine hasım olanlar nerede ve nasıl bir ve beraber olabilirler? Böylesine kutuplaştırılmış bir toplumda huzur ve mutluluk rüyalarda bile kolay elde edilecek bir şey değil.
Sözü uzatmayacağım. Zaten ne diyeceğimi okurlarım anladı bile. CHP “erken seçim”, İmamoğlu da “Ben cumhurbaşkanı aday adayıyım” dediğinde kıyamet koptu. Diploma iptali dahil, dava üstüne dava! Bu davalar siyasi değilse bugüne kadar neden beklediniz? ? Müslüman yalan söylemez. Allah için doğruyu söyleyin. Ekrem İmamoğlu kolay bir rakip olsaydı, anketlerde geride olsaydı bu davalar açılır mıydı? .
Pazar günü ilginç bir önseçim yaptı CHP. Sadece partiye kayıtlı üyelerin oylarıyla Cumhurbaşkanı adayı belirlenecekti. Sonra karar değişti, bir de dayanışma sandığı konuldu halkın önüne. Hiç kimsenin beklemediği bir ilgi ve destek oluştu İmamoğlu’na. 15.5 milyon insan gönüllü olarak koştu sandıklara. Ben de Üsküdar’da yaşadım o coşkuyu. Kaldırımlarda coşkulu kalabalıklar ellerindeki ayyıldızlı bayrakları sallıyor, kornalarıyla destek veren arabalara alkışlarıyla, marşlarla karşılık veriyorlardı. Gittikçe fakirleşen halkın, sabrı tükenen insanların bir umudun peşinden koşmasıydı bu. Açıkça bir Ekrem İmamoğlu tsunamisiydi yaşanan.
Bir kere daha anladık ki bu asil millet haksızlıklara, adaletsizliklere, dayatmalara tahammül edemiyor, boyun eğmiyor. Bu halk yıllar önce, bir şiir okudu diye siyasi hayatı bitirilmeye çalışılan R.T.Erdoğan’a sahip çıkmıştı, bugün de milyonların gönlüne girmeyi başaran Ekrem İmamoğlu’nu bağrına basıyor. İnsanları hapse atabilirsiniz, ama sevdaları çarmıha geremezsiniz. Kalbi durdurabilirsiniz, ama ruh ölümsüzdür. Sandıkları ısıtan işte o ruhtu, Saraçhane’yi hınca hınç dolduran ve coşturan o ruhtu. Bazı arkadaşlar ya bu gerçeği göremiyor, ya da ön yargılarının prangalarından kurtulamadıkları için takdir yerine tekdir etmeyi tercih ediyorlar. Anlamıyor musunuz mesele Ekrem değil! Erdoğan’ın karşısında kim olursa olsun bu manzara değişmez. Her partiden insanlar, farklı düşüncelerdeki gençler vardı uzayıp giden o kuyruklarda. Akp yeni bir hikaye yazamıyor artık. Halk değişim istiyor.
Tutuklanan kişilerle ilgili suçlamalar doğru da olabilir. Ona mahkemeler karar verecek. Kanun karşısında hepimiz eşitiz. Kimsenin ayrıcalığı olamaz, olmamalıdır. Ekrem İmamoğlu da elbette yargılanabilir. Buna kimsenin itirazı yok ki. Yanlış yapan cezasına katlanır. 25 yıldır belediyelerin büyük çoğunluğu AKP’deydi. Sayın Erdoğan’ın görevden aldığı belediye başkanları vardı. Hangisi için dava açıldı? Bülent Arınç, İ.Melih Gökçek için “Ankara’yı parsel parsel sattı!” demişti. Anka Park için dinazorlara milyarlar harcanmıştı. Hangi savcımız acaba M.Gökçek için bir sorgulama yaptı merak ediyor insan.
İmamoğlu kendinden önceki AKP’li başkanlar için 28 dosyayı müfettişlerin önüne koyduğunu ama bugüne kadar tek bir işlem yapılmadığını söylüyor. Yargı adil ve tarafsız olmalı. Sorgulamalarda gizlilik esastır. Ama yandaş medya günler öncesinde olabilecekleri aynen yazıp, avukatların bile ulaşamadığı iddianameyi, açıklanmasından beş dakika sonra gazetelerine servis edebiliyor. Ümit Özdağ için iki aydır hazırlanamayan iddianame, İmamoğlu için dört günde hazır olabiliyor. Halk bu haksızlıklara, taraflı uygulamalara isyan ediyor.
Bu saatten sonra İmamoğlu için açılan dosyaların içi dolu olsa bile artık halkı ikna etmeniz zor. Zannımca AKP böyle bir tepki beklemiyordu. Baskılar arttıkça direnişin daha da büyüyeceğini, ekonominin bu kaostan olumsuz etkileneceğini, bunun AKP içinde de yeni tartışmaların kapısını aralayabileceğini söylemek kehanet olmaz. Nitekim partinin kurucu üyeleri ve bazı eski milletvekilleri eleştirilerini açık açık dile getirmeye başladılar bile.
Muhalefet cenahında uzun zamandır bir çaresizlik, tükenmişlik sendromu vardı. Ne yaparsak yapalım sonuç değişmiyor düşüncesi yılgınlığa yol açmıştı. Bu davalar ve tutuklamalar halkın silkinişine ve gençlerin direnişine, çaresizliğin umuda dönüşmesine vesile oldu. CHP’liler ve üniversite gençliği yeniden eylem pratiği kazandılar. AKP kendi eliyle İmamoğlu’nu liderlik makamına taşıdı. O, içeride de olsa, dışarıda da olsa artık güçlü bir siyasi figürdür.
Not: Değerli okurlarım, bunca olumsuzluğun yaşandığı bir dünyada yapabileceğimiz en güzel hayır barış ve kardeşlik için dua etmek, birbirimize sevgilerimizi iletmektir. Efendim, bayramınız mübarek olsun.
GÜNDEM
24 gün önceGÜNDEM
03 Nisan 2025GÜNDEM
03 Nisan 2025GÜNDEM
03 Nisan 2025GÜNDEM
03 Nisan 2025GÜNDEM
03 Nisan 2025GÜNDEM
03 Nisan 2025